FETÖ Darbe Girişimi BOP’un Bir Adımıdır


15 Temmuz FETö darbe girişimi çok önceden planlanmış uygun zamanını bekleyen sinsi bir girişimidir. Planın hayata geçirilmesinin bahaneleri oluşmuştu artık...

Tesnim Haber Ajanası - 1. Dünya savaşı sonrası İngiltere’nin başını çektiği müttefik devletlerce işgal altında kalan Türkiye kurtuluş savaşını vererek 1923’te bağımsız bir devlet olarak kurulmuştur. Türkiye bu dönemden itibaren hayatta kalabilmek adına denge politikası gütmüştür.  İkinci Dünya savaşı sonrası ise ABD ve Rusya arasında kalmış ve kendine batı tarafında yer edinebilmek adına büyük çaba harcamıştır. 1947’de NATO’ya üye olması Türkiye’nin safını kesin olarak belirlemiştir. Türkiye kendini başta ABD ve batılı devletlerin kollarına bırakmış ve kaderinin dönüm noktasını yaşamıştır.

ABD, Türkiye’yi kendi kollarının altına alırken, tüm organlarına sızma çalışmalarına da başlamıştır. ABD, kendisi için Rusya karşısında iyi bir jandarma üssü olarak kullanacağı Türkiye’yi bu dönemden itibaren kendine bağımlı bir ülke haline getirmiştir. Türkiye artık ABD’nin politikaları dışında bir iş yapamaz olmuş ne zaman bunun aksine bir girişimde bulunmuşsa ABD, bir sahibin kendi kölesini cezalandırdığı gibi Türkiye’yi cezalandırmış başına olmaz işler açmıştır.

Türkiye ne zaman ABD politikalarına aykırı olarak Rusya’ya yaklaşsa ya da sanayide, ekonomide gelişme gösterip bölgede yükselişe geçse ya krizlerle karşı karşıya kalmış ya da darbelerle hükümet düşürülmüş ülke en az 5 yıl geriye götürülmüştür. Türkiye’de 3’ü başarılı olan 1960, 1971 ve 1980 darbeleri ve 4 başarısız darbe girişimi Türkiye’yi geriye götürmüş ve ABD çizgisine döndürmüştür. Yapılan bu darbelerin hepsinin açık bir şekilde ABD tarafından yapıldığı aşikar olmuştur. Hatta 1980 darbesinde bizim çocuklar başardı söylemi hala kulaklarda çınlamaktadır. 15 Temmuz 2016 FETO darbe girişimi de ABD’nin işi olduğu su götürmez bir gerçektir. Delilerine baktığımızda darbe girişiminden önce Türkiye’nin Rusya ile anlaşması, Suriye politikasında değişikliğe gideceği Suriye dahil tüm komşu ülkelerle iyi ilişkiler kuracağını açıklaması bu işin ilk ve asıl delileridir.

Başarılı olmayan son darbe girişimi ardından bir taraftan Batılı ülkeler ve ABD sürekli olarak Türkiye’nin insan haklarına bağlı kalması gerektiğine vurgu yaparak darbe girişimcilerini korumaya çalışırken, diğer bir taraftan da AB üyelik sürecinin kesin olarak durdurulacağı hatta NATO’dan bile atılabileceği tehditleri savurmaktadırlar. Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, “Türkiye’nin idam cezasını geri getirmesi durumunda AB, üyelik sürecini anında durduracak” açıklamasında bulundu. Amerika İstihbarat ve Ulusal Güvenlik İttifakı toplantısına katılan John Brennan, “Son birkaç yıldır Türkiye'de siyaset sahnesinde önemli şeyler yaşanıyor. Erdoğan gün geçtikçe gücünü konsolide ediyor ve otoriterleşiyor. Darbe girişimi sonrası Türkiye'de gerilmeler yaşanacak” ifadesini kullandı. 'Türkiye'deki darbede CIA'nin rolü' ile ilgili bir soruya ise kaçamak cevap veren Brennan "Erdoğan karşıtlığından haberdardık" karşılığını verdi. Bu açıklamalar bile kendi başına bu darbe girişiminin ardında ABD ve Batılı ülkelerin olduğunu göstermektedir.

Peki ne oldu da bu sürece gelindi ve Türkiye Suriye politikasından vazgeçmeye karar verdi. Türkiye Suriye savaşının ilk başlarında hamisi ve ortağı olan ABD’nin emirlerine uygun olarak seçilmiş hükumet olan Esad’a karşı Suriye’deki terörist grupları desteklemiş ve Suriye’nin bu hale gelmesine neden olmuştur. Fakat ilerleyen zaman şunu göstermiştir ki Suriye’de yanan ateş Türkiye’yi de yakmaya başlamıştır. Bu yıllar öncesinden hazırlanan planın bir parçasıydı. Bölgede Kürdistan devletini kurma planları 1. Dünya Savaşı yıllarında yapılmış bugün hayata geçirmenin en uygun zamanı olduğu görülmüş ve atağa geçilmiştir. Hatta ABD BM eski temsilcisi Kürdistan’ın kurulmasının zamanı gelmiştir açıklamasını yapmıştır. Başta Türkiye olmak üzere İran, Irak ve Suriye’den topraklar alınarak kurulacak bir Kürt devletinin istemeyen Türkiye, Rusya ile yakınlaşmaya başlamış ve Suriye ile ilişkilerini düzelteceğini açıklamıştır. Aynı şekide Irak’ta IŞİD’le mücadele bahanesiyle bulunan ABD sürekli güçlerini arttırmaya çalışırken Türkiye’nin komşularımızla ilişkilerimizi düzelteceğiz açıklaması meselenin bir diğer boyutudur.

Görüldüğü üzere Türkiye, ABD politikalarının zıddı girişimlerde bulunması ve açıklama yapması 15 Temmuz darbe girişiminin nedenlerini açık bir şekilde ortaya koymaktadır.

Bu darbe girişiminde yine ABD’nin elinin olduğu anlaşıldı. Darbe girişimi öncesi CIA’in Türkiye uzmanı olan Henri Barkey’in Türkiye’ye gelmesi ve yine Fetullah’ın sağ kolu olarak bilinen asıl adı Davut Hancı olan Halis Hancının darbeden iki gün önce Türkiye’ye gelmesi tesadüf olmasa gerek. Hatta medyada yer alan haberlere göre CIA Türkiye İstasyon eski şefi ve Fethullah Gülen’in hamisi Graham Fuller’in de İstanbul’a gelmesi dikkatlere şayan bir durumdur.

Geçmişte yaşananlar ve bugün cereyan eden olaylar açık bir şekilde bu işin arkasında Batılı devletlerin ve ABD’nin olduğunu göstermektedir. Bu, Siyonizm’in bir projesidir. Bu, BOP’un bir adımıdır.

Adem Namlı