Nasrallah: Yemen Halkının Kanı Arabistan’ı Tarihin Çöplüğüne Gönderecek


Hizbullah Genel Sekreteri Aşura gecesi merasimlerine katıldı ve bölgesel, dâhili ve uluslararası önemli gelişmeler hakkında bir konuşma yaptı.

Tesnim Haber Ajansı - Hasan Nasrallah dün gece Beyrut Seyyid Eş-Şüheda kompleksinde düzenlenen Aşura gecesi matem merasimlerine katıldı ve orada bir konuşma yaptı.

Seyyid Hasan Nasrallah, halktan Aşura günü programlarına geniş bir katılımda bulunmalarını isteyerek şunları söyledi:

‘Yarın İmam Hüseyin’le anlaşmamızı yenileyeceğiz ve mazlum Yemen halkına olan desteğimizi bir kez daha vurgulayacağız. On Muharrem’de tüm tehditlere rağmen şehirlerde, köylerde ve caddelerde onlara, “bizi öldürün ama biz asla Hüseyin’den vazgeçmeyeceğiz” diyeceğiz.

Rusya ve Amerika arasındaki anlaşma ateşkes için ve Suriye’deki siyasi süreç için bir fırsattı ama Amerikalılar bu anlaşmadan çok hızlı bir şekilde çıktı. Bu anlaşmaya göre Nusra Cephesi diğer terörist gruplardan ayrı olacak ve mevzileri belirlenecek, IŞİD ve Nusra’nın mevzileri Amerika ve Rusya’nın ortak saldırılarının hedefi olacaktı. Amerikalılar bu yüzden Rusya ile anlaşmalarında çıktılar ve Nusra’nın diğer terörist gruplardan ayrılmasının mümkün olmadığını ve Nusra’nın hedef alınmasının amacının diğer terörist grupları zayıflatmak olduğunu anladılar.’

Suriye’deki teröristlere siyasi, lojistik ve mali destek

Hasan Nasrullah sözlerine şunları ekledi: ‘Amerika Hükümeti ve bölgedeki müttefikleri savaşın devam etmesi için, Suriye’deki terörist gruplara siyasi, lojistik ve mali destek sağlamaya devam ediyor. Amerika’nın Suriye’deki planı, IŞİD kanalıyla bu ülkenin doğu eksenine hâkim olmaktır. Amerika ve İsrail’in Suriye’de hedefleri vardır ve IŞİD ve Nusra da bu hedefler için kullanılmaktadır.

Amerika IŞİD’in Musul’dan çıkıp, Rakka ve Deyrizor’a yerleşmesi için yolları açmaya çalışıyor. IŞİD’in Halep’in kuzeyinde kalması artık Amerika için önemli değil. Amerika Halep’i Türkler ve müttefik grupları için bıraktı.’

Suriye’nin siyasi çözüm yoluna taş koydular

Hasan Nasrallah, Amerika, Arabistan ve bazı ülkelerin Suriye’deki siyasi çözüm yoluna taş koyduklarını ve bu sürece engel olduklarını vurguladı ve “onların amacı asla demokrasi ve Suriye’de seçimlerin düzenlenmesi değildi, onların amacı, Suriye’yi devirmek ve bölmekti” dedi.

Hizbullah Genel Sekreteri konuşmasında Suriye’nin her zaman Direnişin ana sütunu olarak kalacağını da vurguladı.

Hasan Nasrallah El-Fua ve Kefriya’daki halkın kahramanca direnişini takdir ederek, onlara hitaben, “asla unutulmayacaksınız” dedi ve sözlerine şöyle devam etti: ‘Suriye’nin barış sağlanabilecek tüm bölgelerinde barış sağlanmalıdır ve yardım gönderilmesi gereken bölgeler için de gereken şey yapılmalıdır.’

Hasan Nasrallah Suriye halkına hitaben şunları söyledi: ‘Eğer Suriye’yi silahlı kişilere bırakırsanız, ülkenizin geleceği tekfirci silahlı gruplar arasında çatışmaların yaşandığı bir sahne haline gelecektir. Şimdi durum sizin elinizdedir ve Suriye savaşını çözecek olan sizlersiniz.”

Arabistan için büyük bir rezillik

Hasan Nasrallah Yemen savaşı karşısında sessiz kalanların konuşmaya başladığını belirterek şu açıklamalarda bulundu: ‘Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri bile Yemen’deki katliamdan bahsederken, ben nasıl sessiz kalabilirim. Yemen halkı dünyanın sessizliği ile birlikte direniş gösterdi. Mazlum Yemen halkı direniş gösterdi, savaştı ve istikrarlara zaferler kazandı.

Sana’da işlenen cinayet, Suudi Rejimi için büyük bir rezilliktir. Arabistan’ın Yemen’de siyasi bir çözümden başka bir seçeneği yoktur. İşgalci Suudi koalisyonu Sana’daki cinayetlerini tamamlamak istemektedir ve bu yüzden yaralıların tedavi edilmesine engel olmaktadır. Dünya ve Arabistan Yemen savaşında kendileri için bir umut olmadığını anlamalıdır.

Arabistan ve müttefikleri Yemen’deki savaşın bir geleceği olmadığını anlamalıdır. Arabistan’ın Yemen savaşında ısrar etmesi sadece Arabistan’a zarar vermemektedir ve bu durumdan Arabistan’da zarar görecektir.

Arabistan terörizmin kaynağıdır

Arabistan liderleri ülkelerini uçuruma doğru sürüklemektedir ve dünya artık Arabistan’ın dünya genelinde terörizmin mali ve fikir sponsoru olduğu konusunda uyanmıştır.’

Hasan Nasrallah Al-i Suud’un Lübnan’daki müttefiklerine hitaben şunları söyledi: ‘Birkaç dakika sonra benim konuşmalarıma tepki göstermek yerine, Arabistan liderlerine kan dökmekten vazgeçmeleri ve eğer vazgeçmezlerse, tarihin çöplüğüne gönderilecekleri konusunda nasihatte bulunun.’

Hizbullah’ın Cumhurbaşkanlığı konusundaki duruşu

Nasrallah konuşmasının başka bir bölümünü Lübnan’ın siyasi konularına ayırdı ve şu açıklamalarda bulundu: ‘ Bizim Cumhurbaşkanlığı konusundaki duruşumuz bellidir. Cumhurbaşkanlığı konusunun halledilmesi için gerekli görüşmeler, müzakereler ve yardımlar yapılmalıdır. Lübnanlılar birkaç hafta boyunca Cumhurbaşkanlığı için istedikleri adayın seçimi konusunda kesin bir karara varmak ve bu konuda anlaşma sağlamak için bütün çabasını göstermeli ve daha sona ulusal birlik hükümetine katılmalıdır. Hizbullah’ın bölgeden bir beklentisi yoktur.’

Hasan Nasrallah Lübnan’da barış ve istikrar vurgusunda bulunarak, ‘barış ve istikrar, ekonominin, cumhurbaşkanlığının, sosyal krizlerin ve her şeyin çözülmesinin aslı ve sütunudur. Lübnanlılar aralarında anlaşmazlıklar bulunmasına rağmen, iç barışı koruyabildiler’ dedi.

Hizbullah Genel Sekreteri Lübnan’daki cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili olarak, ‘ülke geçen hafta boyunca olumlu bir siyasi sürece girdi’ ifadesinde bulundu ve aynı zamanda cumhurbaşkanlığı seçimleri için istenilen olumlu siyasi her türlü gelişmeyi desteklediğini belirtti.

Hizbullah Genele Sekreteri aynı zamanda devlet kurumlarının faaliyetlerini yeniden başlatmasını ve parlamento faaliyetlerinin de ciddi bir şekilde başlaması için çaba gösterilmesini istedi.

Hasan Nasrallah Hizbullah’ın Cumhurbaşkanlığı için adayının ilk günden itibaren Michel Aoun ‘ın seçimlerde Micheal Aoun’u destekleyeceğini vurguladı.

Hasan Nasrallah bazılarının Lübnan’daki cumhurbaşkanlığı seçimlerini Hizbullah’ın geciktirdiğine dair ortaya attığı iddiaları reddederek, ‘bazıları sadece Hizbullah ve Lübnan’daki diğer milli hareketler arasında fitne çıkarmanın peşindedir’ dedi.