El-Ahbar, Suudiler Ve Amerikalıların İran Karşıtı Projesini İfşa Etti


Pakistan yönetimi bir kez daha kendi Belucistan sınırlarında İran karşıtı Harekat Odası kurulmasına ilişkin Amerikan-Siyonist-Suudi projesini reddetti.

Tesnim Haber Ajansı - Lübnan'da yayınlanan el-Ahbar gazetesi, Amerikalılar ve Suudilerin Ürdün ve Türkiye'nin Suriye sınırındaki El-Muk Odası gibi sınır provokasyonu ve komplolarını yönetmek amacıyla bir harekat odasını İran sınırlarında kurmaya ve böylece İran Beluçlar'ını tahrik etmek suretiyle Pakistan'ın Belucistan eyaleti üzerinden İran'a karşı yeni bir savaş yürütmeye ve yıpratma merkezleri kurmaya çalıştıklarını yazdı.

Amman'da ve Antakya'da kurulan el-Muk Odası olmasaydı, Suriye savaşı sürmezdi. İki haftadan beri, aynı odaya benzer bir odanın Pakistan'ın İran sınırlarında kurulmaya çalışıyor.

Ürdün ve Türkiye odalarında, yenilgiye uğramış Suriye savaşını planlama ve Suriye ordusuna karşı savaşan silahlı gruplarını finanse etmeyi ve silahlandırmayı komuta eden Amerikalı, Ürdünlü, Suudi, BAE'li, Fransız, İngiliz ve Türk subaylar bulunuyor.

Bundan önce de Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman, savaşı İran'ın içine taşıyacaklarını söylemişti. Amerikalı-Suudi taraf, İran ve Pakistan'ın sınır bölgelerinde etnik temelli anlaşmazlıkları yaymak ve böylece Beluçları kışkırtmak için bu bölgedeki harekat odaları üzerinden savaşı İran'ın içine taşımaya yoğun şekilde planlama yapmıştır.

Onlar, Pakisan'ın Belucistan'ındaki grupları İran topraklarında savaş harekatı düzeyini artırmaya teşvik etmeye ve böylece İran İslam Cumhuriyeti'ni uzun soluklu yıpratma savaşına sürüklemeye ve ülke içinde halk itirazlarını güçlendirmeye çalışıyor.

Ancak, eldeki bilgiler Pakistan yönetiminin ABD ve Suudi Arabistan'ın Belucistan'da Amerikan ve Suudi casusluk servislerinin komuta ettiği ve amacı İran'da sistemi istikrarsızlaştırmak olduğu açıklanan söz konusu harekat odasının kurulmasına ilişkin talebini reddettiğini gösteriyor.

Bu habere göre, Ceyşül-İslam gibi silahlı terörist grupları kullanmak suretiyle İran aleyhinde Pakistan toprakları üzerinden askeri harekatı finanse etmek, teröristleri silahlandırmak ve gereken planlamayı yapmak, İran karşıtı harekat odasının kuruluş hedeflerinden olduğu bildirilmiştir.

Ancak daha önceleri onlarca kez Suudi Arabistan ve ABD'nin Belucistan'ı kendi casusluk servislerinin İran Devrim Muhafızları'na karşı hareket ve İran'ı yıpratma savaşına sürükleme faaliyetleri için bir üs olarak kullanma taleplerini reddettiği gibi bir kez daha aynı talebi reddetti.

Eldeki bilgiler ve raporlara göre; Suudiler, geçtiğimiz seneden itibaren, Belucistan'daki vahabi okullar ve üniversitelere mali yardımını, Vahabi yaklaşımları İran karşıtı mücadelesine destek için perde arkasında kullanabilmeleri için artırmıştır.

Muhammed Bin Selman tarafından finanse edilen İran Uluslararası Araştırma Merkezi'nce bu yaklaşım önerilmiştir. Aynı merkez geçtiğimiz sene, İran karşıtı terörist grupları destekleyen teorisyen Muhammed Hasan Hüseyinpur üzerinden Suudi Arabistan'dan Pakistan'ı Suudi Arabistan'ın İran'a karşı Beluçlar'a askeri yardıma karşı muhalefetini azaltmayı ikna etmesini istedi.

Bazı uzmanlar, Pakistan'ın 180 milyonluk nüfuzunun yaklaşık 20-30 milyonunun Şiilerden oluşması, İslamabat'ın İran lehine karar alması üzerinde baskı oluşturan bir etken olduğuna inanıyorlar. Ancak bu analizde, Pakistan'ın Çin ve Rusya ile ittifaka yönelmesi dahil İslamabat'ın yaklaşımlarındaki derin stratejik gelişmeler göz ardı edildiği ifade edilebilir.

Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra ABD ile iyi ilişkiler kuran Pakistan, son yıllarda Asya'da kendi ittifak sürecini değiştirdi. Washington, Pakistan'ın geleneksel düşmanı olan Hindistan ile münasebetlerini Çin'i kontrol etmek amacıyla güçlendirdi. Bu nedenle İslamabat, Soğuk Savaş döneminde bu ülkenin her daim önemli müttefiki olan Çin'e daha da yakınlaştı.