CHEVALİER’İN “DÜŞEN MELEKLER”İ İRAN’DA

Haber Numarası: 989710 Bölüm: Yaşam/Kültür
تریسی شوالیه

Sonbaharda Nina Ferahani'nin Farsça çevirisiyle İranlı okurlar ile buluşan Tracy Chevalier'in “Felling Angels”, ikinci baskısına ulaştı. Roman, karşı karşıya evlerde oturan iki ailenin, yeni bir yüzyılın ilk zamanları ve koşuşturmalı günlerinin macerasıdır.

Tesnim Haber Ajansı - İran Kitap Haber Ajansı’nın verdiği habere göre “İnci Küpeli Kız” romanıyla adını dünyaya duyuran Tracy Chevalier'in 2001 yılında yayınladığı “Düşen Melekler” (Felling Angels) birkaç ay içersinde ikinci baskısına ulaştı.

Düşen Melekler ise 20. yüzyılın büyük değişimlerinin eşikten atlamak için beklediği bir çağın portresi. Kadınların oy hakkı için sokaklara döküldüğü Edward dönemi İngiltere'sinin. Düşen Melekler, dönemi bütün bakış açılarından anlatıyor.

Chavelier her iki ailenin üyelerinin yazdığı günlüklerden bütüne ulaşıyor. Kimi zaman birbiriyle kesişen anlar farklı görüşlerden besleniyor, kimi zaman boşluklar başka başka bakış açılarından atlamalarla tamamlanıyor.

İyi bir ev kadını kocasının gururu Bayan Waterhouse'dan, karısının kendileri için yaptıklarıyla övünen Bay Waterhouse'a, 19 yüzyılın melodramatik ruhundan sıyrılamamış küçük kadın Lavinya Waterhouse'dan, hiç konuşmadan da kendini ifade edebilen küçük Ivy May'e, okumaktan başkaca marifeti olmadığından yakınılan Kity Coleman'dan, karısını dizginleyemediğinden ayıplanan Bay Coleman'a, her işin altından kalkan 20. yüzyılın küçük kadını Maude Coleman'dan, şefkatli aşçı Bayan Baker'a, hamile kaldığından işten atılan hizmetçi Jenny'ye, kızların yakın arkadaşı alkolik babası, argo konuşmasıyla Dickens romanı kahramanlarını andıran küçük mezar kazıcısı Simon'a herkes bu romanın anlatıcısı. Hepsi de günlüklerin bir parçasının yazarı.

Kitabın arka kapağında şöyle okuyoruz; “Ocak 1901, Kraliçe Victoria’nın ölümünden bir gün sonra, Londra: İki aile, Waterhouse’lar ve Coleman’lar, merhum kraliçeleri için matem kıyafetlerine bürünüp aile mezarlarını ziyarete gelirler. Kraliçelerine ve onun temsil ettiği her şeye gönülden bağlı olan Waterhouse’lar biten bir dönemin ardından içtenlikle gözyaşı dökerken Coleman’lar yas tutmak şöyle dursun yeni bir dönemin heyecanına kendilerini kaptırmışlardır bile. Ne var ki bir dönemin sonu birbirlerine tamamıyla zıt bu iki ailenin, zorunlu ilişkilerinin başlangıcı olacaktır.

Yazdığı her kitapta okuyucusunu apayrı zamanlara götüren Chevalier’le bu kez de gaz lambalarının yerini elektriğin, atların yerini arabaların aldığı, kadınların oy hakkı için sokaklara döküldüğü Edward dönemi İngiltere’sine uzanıyor; bu kısacık zaman dilimine ait insan manzaralarına ebeveynlerin, çocukların; karıların, kocaların; efendilerin, uşakların gözünden tanıklık ediyoruz.”

 

    Tüm Haberler