İRAN ALİ LİDERİ: ORTADOĞU DEĞİL BATI ASYA DİYELİM

Haber Numarası: 1067970 Bölüm: Görüş/Röportaj
خاورمیانه

Ortadoğu tanımını Avrupa emperyalizminin bir sonucu olarak gören Ayetullah Hamaney Avrupalıların geleneksel sömürgeci ahlakları ile diğer milletleri tanımlayamayacaklarını vurguladı. Artık diyebiliriz ki Ortadoğu ifadesi İran’da yerini zamanla Batı Asya tabirine bırakacak.

Tesnim Haber Ajansı - İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in bölgesel işbirliğini geliştirmek adına yaptığı uyarılar neticesinde geçtiğimiz hafta önemli bir konferans düzenlendi. İran Genelkurmay Başkanlığı ile birlikte İran Milli Savunma Stratejisi ve Araştırmalar Merkezi tarafından düzenlenen “Asya’nın Batısındaki Jeopolitik Gelişmeler” adlı konferansa askeri, siyasi ve diplomasi alanlarında İranlı uzman isimler katıldı. Türkiye medyasında yer bulmayan bu önemli konferans İran’ın Batı Asya’ya verdiği önemi ve stratejisini göstermektedir.

İRAN ARTIK ‘BATI ASYA’ DİYECEK

Konferansta ilk olarak söz alan Ayetullah Hamaney ,Ortadoğu ifadesine karşı çıkarak bunun yanlış bir tanım olduğunu belirtmiş ve “Batı Asya” ifadesini kullanmıştır. Ortadoğu tanımını Avrupa emperyalizminin bir sonucu olarak gören Ayetullah Hamaney Avrupalıların geleneksel sömürgeci ahlakları ile diğer milletleri tanımlayamayacaklarını vurguladı. Artık diyebiliriz ki Ortadoğu ifadesi İran’da yerini zamanla Batı Asya tabirine bırakacak.

‘BÖLGE DEVLETLERİNİN BİRLİĞİ’

Ayrıca konferansta siyaset filozofu veya siyasetçilerin felsefecisi unvanı ile bilinen İran İslam Meclisi Başkanı ile birlikte bir çok üst düzey general, farklı parti başkanları ve diplomatlar da sırasıyla söz aldılar. Ayetullah Hamenei’nin yüksek askeri danışmanı Tümgeneral Yahya Rahim Safevi dünyada Batı Asya gibi üç kıtanın kesiştiği, emniyet ve kültürel açıdan büyük güçlerin etkisi altında olan bir bölgenin çok nadir bulunabileceğine değinerek bölgesel emniyete vurgu yaptı ve şöyle ekledi: “Batı Asya şu anda bir geçiş ve değim sürecindedir. Dünya, gücün iki kutuptan ibaret olduğu dönemleri geride bıraktı ama Batı Asya bu jeopolitik düzeni geride bırakamadı ve gelecek on yılda da değişim ya- şayacaktır. İran Rusya, Çin ve Hindistan’la birlikte dünyanın Amerikalılar tarafından tek eksenli olmasına engel olabilir ve Çin, Hindistan, Rusya ve Pakistan’ın yardı- mıyla Asya gücü kutbu gibi birkaç kutuplu dünya şekillenebilir.”

MISIR DA BATI ASYA’YA DAHİL

Konferansta söz alan bir diğer isim İran Savunma Stratejisi Araştırmalar Merkezi Başkanı Tuğgeneral Ahmed Vahidi ise Batı Asya’daki bölgesel emniyete vurgu yaparak şu açıklamalarda bulundu:” Asya’nın batısında Mısır da dâhil olmak üzere 25 ülke bulunmaktadır. Mısır da Arap dünyası ve Filistin meselesi sebebiyle bu bölgeye aşırı bağımlılığından dolayı Batı Asya’nın bir parçası sayılıyor. Bölgede 680 milyon Müslüman nüfusu bulunmakta olup bölgenin 34 milyar dolar gayrisafi yurt içi hasılası vardır. Süveyş Kanalı, Bab’ül Mendeb ve Hürmüz Boğazı gibi önemli bölgeler Batı Asya’da bulunmaktadır”

‘TÜRKİYE’DEKİ BATI ASYA TEORİLERİ UMUT VERİCİ’

Mehmet Bedri Gültekin beyefendinin “Batı Asya İttifakı” adıyla kaleme aldığı kitap ve İranlı yetkililerin geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamalar arasında birçok ortak noktayı görme şansın oldu. İranlı yetkililer için özellikle Türkiye gibi komşu bir ülkenin Batı Asya İttifakı hususunda teori ve görüş belirtmesi gerçekten önemli ve mutluluk vericidir. İran’ın üzerinde durduğu nokta, “Bölgede ya hep birlikte el ele vererek yaşayacağız ya da toplu bir şekilde yok olacağız” sloganıyla özetlenebilir. O halde bizim tek çaremiz el ele vererek bölgede işbirliği yapmak ve müstekbirlere karşı bir olmaktır. İran’a göre Batı Asya birliğinin temel sorunu ABD ve siyonizmin bölgedeki varlığı ve oluşturdukları eksendir. Bu varlık ve eksene karşı ızdıraplı, öngörüsüz ve taassuplu siyasetlerle değil, aksine sükunet ve uzun müddetli faydaları göz önüne alarak davranmak gerek. İran’ın bu konuda başarılı bir sınav verdiğini söylemek yanlış olmaz. Örneğin, İran kendisini Suriye konusunda edep sınırlarını aşarak eleştiren kimi komşularına kar- şı sakin durması bildi ve köprüleri atmadı.

İTTİFAKIN ÖNÜNDEKİ ENGEL SUUD REJİMİ

İran, komşu ülkelere sakinlikle yaklaşıp ortak paydalara odaklanmanın yanı sıra Batı Asya bölgesindeki ülkelerin ittifakı ve işbirliği için her türlü harcamayı yapma kararı aldı. Bundan dolayı da bölge ülkelerinin kültürel, siyasi ve ticari işbirlikleri üzerine bina edilmek istenen Batı Asya İttifakına karşı özellikle son 5 yıl içinde yoğun bir Suud ve Siyonist saldırısı yaşandı. Türkiye’nin Batı Asya İttifakına yönelmesi ve görüş belirtmesi İran’ın bölgesel gücünü tetiklerken aynı zamanda Batı Asya İttifakına da önemli bir katkı sağlayacak. Bu karara en yeni örneği İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Cabir Ensari ve Orgeneral Rahim Safavi’nin İran ve Türkiye arasındaki ilişkilerin artması gerektiği yönündeki açıklamalarıyla ilgili olarak sorulan soruya verdiği cevapta görmek isabetli olacaktır. Ensari, en son açıklamasında “İran İslam Cumhuriyeti’nin kararı, bölgedeki gelişmeler noktasında bazı anlaşmazlıklara rağmen yine de Türkiye ile ilişkileri geliştirmek ve derinleştirmek yönündedir. Bizim tercihimiz, bir taraftan Türkiye ile stratejik ilişkilerin kurulması, mevcut farklılıkları yönetmek, sınırlandırmak ve iki ülke arasındaki işbirliği ile en fazla ortak faydanın sağlanması için çalışmaktır. Diğer taraftan da amacımız bu iki ülkenin bölgedeki mevcut krizlerin çözümü noktasında yardımı için çaba göstermektir” diye konuştu.

Mesud Sadr
Aydınlık

    Tüm Haberler