İran'lı 1550 Vatandaş ve 160 STK Türkiye'yi BM’ye Şikayet Etti

Haber Numarası: 1117906 Bölüm: Dünya
ایران ترکیه

Binden fazla İran vatandaşı bir mektup yazarak Dicle ve Fırat suyunu kestiğinden ötürü Türkiye’yi Birleşmiş Milletlere ve UNESCO’ya şikâyet ederek onu, toz bulutları gibi son yıllarda bölgede yaşanan toplumsal, siyasi ve çevresel krizlerin etkeni gösterdiler.

Tesnim Haber Ajansı - Dicle ve Fırat suyunu kestiğinden ötürü Türkiye’yi Birleşmiş Milletlere ve UNESCO’ya şikâyet mektubunu imzalayan hakiki şahıslar arasında; çok sayıda yetkili, uzman, muhabir ve çevre aktivistleri de göze çarpmaktadır. Bu mektubu hazırlanma aşmasının son anına kadar 1550 hakiki şahıs ve 160 özel sektör imzalamıştır.

GAP projesi altında Türkiye’nin baraj yapımı eleştirmenleri, İran hükümetinin IŞİD örgütüne destek vermesine, Osmanlı hükümetini ihya etme hayalleri kurmasına ve bölgede mezhepsel düşmanlıkları yaymasına ilaveten barajlar yapıp (GAP projesi altında) Dicle ve Fırat suyunu keserek çevresel, toplumsal ve siyasi birçok soruna yol açan Türkiye’yi şikâyet etmesi gerektiğine inanıyorlar.

Atatürk barajı tek başına, İran’ın barajlarının tamamı kadar suyun önünü alıyor

Su araştırmacısı ve uzmanı Fatıma Zafer Nejad şu açıklamalarda bulundu: Türkiye, Güney Anadolu’da yani Irak ve Suriye su kanalları üzerinde yaklaşık 15 baraj yapmıştır ve 50 milyar metreküp su kapasitesine sahip olan Atatürk barajı onlardan sadece biridir. Yani Atatürk barajı tek başına bizim yaptığımız 650 barajdan daha fazla su depolama kapasitesine sahiptir.

Bizim yaptığımız toplam 650 barajın yaklaşık 46 milyar metreküp su depolama kapasitesine sahiptir. Ancak bu baraj, 50 milyar metreküp suyun yolunu kapatmıştır diyen Zafer Nejad şöyle ekledi: Dicle ve Fırat üzerine kurulan bu 15 baraj, Atatürk barajıyla birlikte Dicle ve Fırat suyunun tamamen önünü kapatıyor.

Fırat nehrinin suyu; Türkiye’den Suriye’ye, Suriye topraklarından Irak’ta ve oradan da Huru’l Azim göletine ulaşır. Dicle ise doğrudan Türkiye’den Irak’a ve Irak topraklarını suladıktan sonra Huru’l Azim göletine ulaşır. Elbette İran’dan da Kerha nehri Huru’l Azim göletine ulaşıyordu ve bu üçü Huru’l Azim göletini besliyordu. Ancak Huru’l Azim göletine asıl beleyen Dicle ve Fırat’ın suyudur. Kerha’nın bunda çok az bir payı vardır.

Zafer Nejad şöyle devam ediyor: Türkiye bu taraftan da Dicle nehrinin suyunun önünü kapatmış ve çok az miktarda bir suyu Irak’a vermektedir. Bu su da sadece Huru’l Azim göletine ulaşmamakla kalmayıp Irak’ı bile büyük sorunlarla karşı karşıya getirmiştir.

Bu baraj; Suriye, Mezopotamya ve İran medeniyetlerini tehdit ediyor. Tarım arazilerini susuz bırakmıştır ve UNCCD Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesiyle de çelişmektedir. Bununla birlikte Türk, Arap, Kürt ve Huzi gibi kavim ve grupların tamamı bundan etkilenmektedirler ve bu, bütün ülkelerin imzaladığı ve önemli bir belge olan Birleşmiş Milletler Yerli Halklar Haklarını Koruma Bildirisi (UNDRIP) ile de çelişmektedir.

    Tüm Haberler