Serdar Gündoğdu

Osmanlı Devletinde Halk Hareketleri: Mezhepsel mi? Ekonomik mi?

Haber Numarası: 1129801 Bölüm: Görüş/Röportaj
دینی

Osmanlı Devletinde II. Beyazıd, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman dönemlerinde Anadolu’da önemli hareketlilikler yaşanmıştır. Anadolu topraklarında yaşanılan bu hareketliliğin önemli noktaları toplumsal ve ekonomik alanda yaşanılan sıkıntılar idi.

Tesnim Haber Ajansı - Osmanlı Devletinde II. Beyazıd, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman dönemlerinde Anadolu’da önemli hareketlilikler yaşanmıştır. Anadolu topraklarında yaşanılan bu hareketliliğin önemli noktaları toplumsal ve ekonomik alanda yaşanılan sıkıntılar idi.

Biz yazımızda yoğun kişi ve meakn isimleri kullanarak sizleri sıkmak istemiyoruz. Bu sebeple konununtemel hatlarını çizerek isteyenlerin araştırmasına vesile olmak niyetindeyiz.

Anadolu’da yaşanılan isyan hareketlerini özetlemeden önce Türkmen aşiretlerin bu isyanlara kalkışmasının ana sebeplerine değinerek konunun daha iyi anlaşılacağını düşünüyoruz. Baktığımız kaynaklarda Orta Asya’dan Anadolu’ya büyük kitleler halinde akın akın gelen Türkmen aşiretlerin temel şikayetlerinin Osmanlı Devleti tarafından uç bölgelere yerleştirilerek hem sıkı denetim altına alınmaları hemde vergilendirmeye tabi tutulmaları olduğunu görmekteyiz. Bağımsızlıkları sınırlandırlan Türkmenlerin alışageldikleri serbest bir hayata, önemli siyasi- askeri role ve tarikat çerçevesinde vaadedilen dini bir heyecana kavuşmak için Şah İsmail’e doğru hareketlenmelerine şaşmamak gerek.(1) Bu bağlamda olayları incelediğimizde bu hareketliliği mezhepsel olarak düşünmek ne kadar hatalı ise sadece siyasi olarak algılamakta bir o kadar hatalı olur. Anadolu’dan İran’a doğru başlayan bu hareketlilik siyasi otoriteden çok “Şah’a” yani Erdebil Tarikatına doğru cereyan eden bir hareketliliktir.(2) Nitekim Osmanlı muahhar tarihçisi Solak Zade bu isyan hareketlerinin Şah İsmail içinde sürpriz olduğunu ifade etmiştir.(3)

Anadolu’da yaşanılan bu hareketliliğin temel sebeplerini inceledikten sonra 1511 yılı itibari ile başlayan isyan hareketlerine kısaca göz atalım.

Osmanlı Devletinde II. Beyazıd döneminde Şah İsmail adına Anadolu’da faaliyet gösteren kişilerin başında Şah Kulu ve babası Hasan Halife gelmekteydi. Hasan Halife Şah İsmail’in babası Şeyh Haydar’ı iki kez ziyaret etmiştir. Antalya taraflarında yaşayan Hasan Halife ve oğlu Şah Kulu mağaraya çekilerek ibadet etmeleriyle meşhur olmuş, II. Beyazıd bu şeyhlerin duasını almak için her yıl 6-7 bin akçe yollamıştır. Fakat tarih kaynaklarını incelediğimizde yine aynı Şah Kulu 1511 yılı sonrasında “Şeytan Kulu” diye adlandırılmıştır.(4) bu durum bize bazı tarihçilerin otorite etkisinde kalarak eserlerinde tarihi nasıl tahrip ettikleri konusunda da ipucu vermektedir.

Şah Kulu Antalya bölgesinde isyan ederken yararlandığı en önemli unsur Anadolu’daki otorite boşluğu idi. Osmanlı yönetiminde etkin olan vezirlerin atadığı mültezimler (vergi toplama memurları) halka zulmetmekteydi. Bu durumdan rahatsız olan halk takva ile nam salmış Şah Kulu etrafında toplanmıştır. Müneccimbaşı Dede Efendi kendi tarihinde şunları demektedir: “Vezirlerden her birinin kendilerine bağlı adamları vardı. Bunlar rüşvet almak, mallarını arttırmak için alka zulmetmekten geri kalmıyorlardı. Köyleri zulüm ile harab olan tımar ehli de Şah Kulu taraftarlarına katılmışlardır.”(5)

1511 yılında başlayan isyan hareketiyle Antalya, Kızılcakaya, Elmalılı ve Burdur gibi şehir ve kasabaları ele geçirmiştir.(6) Şah Kulu tarafından başlatılan bu isyan aslında Osmanlı tarihçilerinin okuyucuya yansıttığı şekilde salt bir Şii hareketi değil bununla beraber otorite boşluğunda ezilmiş halkın yaşadıkları zulme karşı baş kaldırmasıydı. Şah Kulu isyanı aynı yıl içersinde bastırılmıştır. Anadolu topraklarında yaşanan bu isyan hareketinin önemli sonuçlarından birisi de II. Beyazıd’ın oğlu Yavuz, yaşanılan karışıklıklardan yararlanarak babasına karşı isyan hareketini başlattı. Yavuz 1512 yılında Çorlu yakınlarında babasına karşı başlattığı savaşta mağlup olmasına rağmen yanına çektiği isyancı yeniçeri askerlerinin baskıları sonucunda Nisan 1512 tarihinde Osmanlı Devleti tahtına oturdu.(7)

Yavuz’un Osmanlı tahtına oturmasından sonra yaşanan en önemli isyan hareketi ise 1518 yılında başlayan Bozoklu Celal isyanı olmuştur. Büyük Osmanlı tarihçisi İsmail Hakkı Uzunçarşılı eserinde Kızılbaş Celal adıyla andığı şahsın “Mehdilik” iddiasında bulunarak 20 bin kişi ile isyan ettiğini yazmıştır.(8) Bozoklu Celal’in isyanı daha sonra Anadolu halkının zulme karşı başkaldırısının sembolü olacak ve bu başkaldırı hareketi “Celalî” isnimi alacaktır.

Şah Kulu ve Bozoklu Celal isyanları dışında cereyan eden Baba Zünun ve Kalendeer Çelebi isyanları (1527) hızlıca bastırılmıştır. II. Beyazıd, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman devrini kapsayan bu isyan hareketleri bazı tarihçiler tarafından bilinçli olarak Şiiliğe mâl edilmiş ve bu şekilde özellikle Yavuz döneminde yapılacak olan Doğu seferlerine malzeme çıkarılmıştır. Nitekim 16. Yüzyıl başlarında Sünniliğin giderek devlet siyaseti haline getirme eğiliminin oldukça güçlenmesi bunun en önemli göstergesidir.(9)

Osmanlı Devletinde yaşanılan bu hareketlerin asıl temellerini Osmanlı kaynaklarından size özetlemeye çalıştık. Fakat bu konuda daha ayrıntılı okuma yapmak isteyen okuyucuların aşağıda verdiğimiz kaynaklardan yararlanabilirler.(10)

Kaynaklar:

1- Metin Kunt, “Osmanlı Doğu Siyaseti”, (Ed. Sina Akşin), Türkiye Tarihi Osmanlı Devleti, c. II, s. 108, Cem Yay., İstanbul 2009; Lord Kinross, Osmanlı İmparatorluğun Yükselişi ve Çöküşü, Altın Kitaplar Yay., s. 162, İstanbul 2008.
2- Metin Kunt, a.g.e., s. 106- 109.
3- Solak Zade, Solak Zade Tarihi, (haz. Vahid Çabuk), c. I, s. 454- 55, Ankara 1989.
4- Bekir Yakıştıran, Türkiye Tarihinde Müslüman Halk Hareketleri, s. 112, Kevser Yay., İstanbul 1995; İsmail Hakkın Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, c. II, s. 230, Ankara 1998.
5- Müneccimbaşı Dede Efendi, Müneccimbaşı Tarihi, s. 428, Tercüman 1001 Temel Eser, Ankara 1983; Tahsin Yazıcı, “Şah İsmail”, İA, c. XI, s. 276, Eskişehir 1997.
6- İ. Hakkı Uzunçarşılı, a.g.e., s. 230; Joseph Von Hammer, Osmanlı Tarihi, c. I, s. 346, M.E.B. Yay., İstanbul 2005.
7- Nicolae Jorga, Osmanlı İmparatoruğu Tarihi, c. II, s. 265, Yeditepe Yay., İstanbul 2009.
8- İ. Hakkı Uzunçarşılı, a.g.e., s. 297.
9- Feridun Emecen, “Çaldıran’da Kahire’ye: Şark Meselesinin Halli ve Hilafet”, (Ed. Ekmeleddin İhsanoğlu), Osmanlı Devleti Tarihi, c. I, s. 29, Zaman Gazetesi, İstanbul 2009.
10- Mustafa Eravcı, “Safevî Hanedanı”, Türkler, s. VI, s. 886, Yeni Türkiye Yay., Ankara 2002; Adile Yılmaz Anıl, Şah İsmail”, DİA, c. XXXVIII, s. 254, İstanbul 2010; Mücteba İlgürel, “Celalî İsyanları”, DİA, c. VII, s. 252- 57, İstanbul 1993.

 

    Serdar Gündoğdu

    Tüm Haberler