İran’a Karşı Eylem Yapan Silahlı Grupların Suudi Dolarlar İçin Rekabeti

Haber Numarası: 1130389 Bölüm: İran
عربستان سعودی

Al-i Suud’un Kürdistan’ı diğer bir Yemen’e dönüştürme çabası göz önündedir.

Tesnim Haber Ajansı -  Suudi Arabistan 2011 yılından şimdiye kadar Ortadoğu’da savaşın en önemli faktörlerinden biri haline gelmiştir. Al-i Suud Rejimi Suriye krizinin başından itibaren Beşşar Esad karşıtı teröristlere mali yardımında bulunmuş ve silah desteği sağlamıştır. Öte yandan da 26 Mart 2015’ten itibaren Yemen’e asker sevkiyatı yaparak, bu ülkenin halkını çeşitli silahlarla hedef almıştır.

Bahreyn’de Suudi güçler, Al-i Halife’nin işbirliği ile geçtiğimiz yıllar boyunca Bahreyn halkının barışçıl protestolarını bastırdı.

Al-i Halife, Al-i Suud’un desteği ile Bahreyn’deki Şii çoğunluğa azınlık hâkimiyeti kurmaya çalıştı.

Suudi Arabistan’ın Irak’taki politikası kabile çatışmalarını alevlendirmeye, Şiileri ve Sünnileri karşı karşıya getirmeye dayalıdır. Arabistan’ın bu politikası, Iraklıların tekfirci IŞİD terör örgütüne mali ve silah desteği sağlayan Suudileri, ülkelerindeki sorunların asıl kaynağı olarak bilmelerine neden olmuştur.

Ama bu gün Suudi Arabistan bölge savaşlarında 5 yıl aktif bir şekilde bulunduktan sonra, bu savaştaki başarılarını hafif kazançlar olarak sayıyor ve bu süre zarfında Suriye, Irak, Yemen ve Lübnan’da yaşanan olaylarda İran ve Direniş Cephesini hedeflerine ulaşmada ana engel olarak görüyorlar. Aynı zamanda bu birkaç ayı telafi etmek için, silahlı, ayrılıkçı, terörist ve İran karşıtı grupların yeni komutanı olarak, bu grupları desteklemek için hiçbir çaba sarf etmekte tereddüt etmiyorlar.

Suudi Prensi, İran’a karşı ortak terör merkezi oluşturmakla görevli

9 Temmuz Cumartesi günü münafık terör örgütlerinin Paris’te toplantısı düzenlendi. Bu toplantıya Batı ve Arap ülkelerinden münafık grupların bazı destekçileri katıldı. Bu arada silahlı, ayrılıkçı, terörist ve İran karşıtı grupların yeni komutanı Al-i Suud, Arabistan eski İstihbarat Başkanı Turki El-Faysal’ı Paris’teki münafıkların bu oturumuna katılmakla görevlendirdi ve açık bir şekilde Halkın Mücahitleri olarak adlandırılan bu münafık gruba mutlak desteklerini açıkladı. Turki El-Faysal’ın toplantıda yaptığı konuşma, Suudi Arabistan’ın terörizm konusuna kendi hedeflerini ilerletebilmek için büyük bir strateji gözüyle baktığını bir kez daha ortaya koymuştur.

Arabistan birkaç ay önce de başka silahlı ve ayrılıkçı grupları petrol dolarlarıyla lütuflandırdı. 13 Ocak 2016’da Danimarka Kopenhag’da İngiltere ve Arabistan güvenlik servisleri tarafından ‘Ahvaz’da’ düzenlen toplantıya PEJAK, Ceyş El-Adl ve El-Ahvazi gibi silahlı ve ayrılıkçı gruplarda da katıldı. Bahsedilen toplantıda İran’ın bölgedeki nüfuzuyla mücadele etmek için, İran’ın Huzistan şehrinde gerginlik ve güvensizlik oluşturma yolları, toplantıya katılan terörist gruplar tarafından değerlendirildi.

Son zamanlarda İran Kürdistan Demokrat Partisi olarak adlandırılan ayrılıkçı ve silahlı grup da Suudilerin dikkat çektiği konular arasında yer almıştır ve Irak Kürdistan Hareketi Başkanı Mesut Barzani 2015 Kasım ayında Suudi Arabistan’a ziyarette bulunmuş ve Arabistan’dan dönüşünde İran’ın Kürdistan Demokrat Partisinin her iki tarafından (Mustafa Hicri ve Halit Azizi liderliğindeki İnşiabiyyun grubundan) en kısa zamanda birleşmelerini istemiştir.

Al-i Suud’un Kürdistan’ı diğer bir Yemen’e dönüştürme çabası

Kürdistan’ın Sesi web sitesi son zamanlarda yayınladığı bir yazıda Arabistan’ın Kürdistan’ı ikinci bir Yemen’e dönüştürme hedefiyle, bu grubu İran’a karşı askeri bir seferberliğe dâhil ettiğini yazarak şunları belirtti: “An bi an, Suudilerin ‘irade tufanı’ planı çerçevesinde bazı Ehl-i Sünnet Arap ülkeleri, Türkiye ve bazı Kürt tarafların da katılımıyla, Irak Kürdistanını İran’a karşı savaşa dâhil etmek olan Suudi- Katar planın mahiyeti ortaya çıkmaktadır.

10 Temmuz Pazar günü Kirmanşah şehrinin Dalahu ilçesinde İran Batı İslam Abad milletvekili Haşmetullah Felahatpişe’nin arabasına saldırı düzenlendi, Felahatpişenin beraberinde bulunan Delahu Valisi Golam Rıza Kerimi ve Dalahu Veteriner Dairesi Sorumlusu Hüccetullah Nik Azm şehit oldu.

Terörist gurupların kendilerini yeni komutanlarına şirin göstermek için gerçekleştirdikleri terör eylemleri

Felahatpişe ve beraberindeki heyete düzenlenen terör saldırısının ardından ilk olarak PEJAK’a bağlı kanallar, bu saldırıyı PEJAK mensuplarının gerçekleştirdiğini açıkladılar. Öte yandan kendisini Kürdistan Özgürlük Partisinin askeri kanadı olarak tanıtan  (PAK), yabancı ülkelerdeki bazı Kürt sitelerinde ve bazı sosyal ağlarda yayınladıkları bildiride, bu saldırıyı üstlendiler. Bahsedilen iki grup mensupları ve takipçileri arasındaki sözlü çatışma ve kavga, sosyal ağlarda saatlerce sürdü ta ki PEJAK’ın askeri kanadı bir gün gecikmeyle bu saldırıyı kendilerinin gerçekleştirmediğini açıklayana kadar.

Aynı zamanda son zamanlarda bir kısım İran Kürdistan Demokrat Grubu üyesi, Irak Kürdistanındaki kendi karargâhlarında terörist eylemler gerçekleştirmek ve tebliğde bulunmak için İran’ın sınır bölgelerine girdiler ve Halk Güçleri ve bölge halkı aracılığıyla tespit edilerek, İran Devrim Muhafızları tarafından bastırıldılar.

Hakikat şu ki, Demokrat güçler, PEJAK ve Kürdistan Özgürlük Partisi olarak adlandırılan (PAK) gibi grupların İran’ın batısında terör eylemleri ve yıkıcı faaliyetlerde bulunması, bu grupların yeni liderlerine kendilerini şirin göstermek ve Al-i Suud’dan ödül almak için girdikleri rekabetten başka bir şey değildir. Ama asıl soru şu, ‘neden kendilerini Kürt hakları savunucusu olarak gören bu gruplar, masum sivilleri, işçileri ve mecliste Kürt halkı tarafından seçilen milletvekilini hedef alıyorlar?

11 Temmuz Pazartesi günü Şehit Kerimi’nin cenazesi Dalahu’da ve Şehit Nik Azm’in cenazesi de Batı İslam Abad’da halkın yoğun katılımıyla defnedildi. Cenaze törenine katılanlar hükümetten ve adli makamlardan silahlı ve ayrılıkçı gruplara karşı aktif bir şekilde mücadele etmelerini istediler. Bölgesel olarak bu gruplara sağlanan açık destek ve onların Irak Kürdistan bölgesinde özgürce faaliyete bulunmaları dikkate alınarak, bu konu uluslararası mahkemeler tarafından takip ediliyor. Şimdi ülke yetkililerinden özellikle hükumetten halkın bu ciddi taleplerini dikkate almalarını ümit ediyoruz.

    Tüm Haberler