Tasfiye İşlemi Üniversiteleri de Kapsayacak

Haber Numarası: 1133993 Bölüm: Görüş/Röportaj
کودتا ترکیه

Bu tasfiye işlemi ilk olarak darbe girişiminden 3 gün sonra İçişleri Bakanlığı tarafından başlatılmış olsa da devamında –özellikle- üniversiteler başta olmak üzere diğer yapıları da kapsayacak şekilde genişleyeceğe benziyor.

Tesnim Haber Ajansı - İlkyazımıza “Bir Darbenin Anatomisi” diyerek düşüncelerimizi açıklamaya çalışmıştık. Bu yazımızda ise medya kuruluşlarının darbe girişimine etkileri ve sonuçları üzerine fikirlerimizi kaleme alıyoruz.

Yazıma Malcom X’in medya ile meşhur sözünü naklederek başlamak istiyorum. Malcom X, “Dikkat etmezseniz medya mazlumlardan nefret etmenize ve zalimleri sevmenize sebep olur.” diyerek sanki günümüzde yaşananları bize özetlemiştir. Günümüz dünyasında medyanın ve kitle iletişim araçlarının insan topluluklarını yönlendirmedeki etkinliği yadsınamayacak derecede fazladır. 15 Temmuz darbe girişimi ve beraberinde geçen yaklaşık 4 günlük süreç bize bunu fazlasıyla göstermiştir.

Bu darbe girişiminin hemen ardından başta emniyet güçleri olmak üzere diğer kamu kurum ve kuruluşlarında yaşanılan tasfiye işlemi ilkyazımızdaki fikirlerimizin doğruluğunu teyit etmiş durumda asıl önemli olan ise bundan sonra yaşanılanları daha iyi analiz etmektir. Bu tavsiye işlemi ilk olarak darbe girişiminden 3 gün sonra İçişleri Bakanlığı tarafından başlatılmış olsa da devamında –özellikle- üniversiteler başta olmak üzere diğer yapıları da kapsayacak şekilde genişleyeceğe benziyor.

Darbe girişiminde bu zamana kadar geçen süreçte dikkat çeken en önemli konulardan biriside mevcut yapıdan nemalanmaya çalışan, kendini aklamayı düşünen ve dahası “Milli İrade” kavramından bihaber kimselerin bu kavram adı altında “Kraldan daha kralcı” bir yapı altında ortaya çıkmasıdır. Tabi ki Milli İrade kavramı bu topraklarda hakkıyla tanımlandığı ve yaşatıldığı sürece korunmalı, cunta zihniyetine izin verilmemelidir. Fakat gördüklerimiz ve okuduklarımız bunun yönteminin bu olmadığını bize açıkça göstermiştir.

Ülkemiz stratejik olarak çok önemli bir coğrafyada yer almaktadır. Bu coğrafyada hayatta kalmanın en önemli yapı taşlarından birisi de güçlü bir askeri yapılanmadır. Maalesef 15 Temmuz itibariyle TSK tarihinin en büyük hezimetini yaşamış veya en ağır hezimeti yaşatılmıştır. Bu gelişmede cunta zihniyetinin bozuk fikirleri kadar medyanın da etkisi büyüktür. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu’nun da açıkladığı gibi içinde ABD parmağı olan bu tip müdahalelere ve buna maşa olan herkese gereken ceza verilmelidir fakat bu ceza siyasilerin ve mülkî amirlerin kameralar karşısında –suçlu dahi olsa- bu şekilde bir cezalandırma yöntemine izin vermemelidir.

“Kemerli provakatörler” ve kameralar karşısında küfürler savuran idari erklerin bu tutum ve davranışları TSK’nın itibarında büyük yaralar açmış olmakla beraber ülkemizin de itibarının zedelenmesine sebep olmuştur.

Son olarak ülkenin sürüklendiği bu kaos ortamında hayatlarını kaybeden mazlum insanlara Allah’tan rahmet, yakınlarına ve halkımıza başsağlığı diliyorum.

          Muhammed Sami

    Tüm Haberler