Nükleer Anlaşmanın Uygulanmaya Devam Etmesi Batı Tarafının Tutumuna Bağlıdır/ Amerikalılar Nükleer Anlaşmanın Başından İtibaren Sözlerinde Durmadılar

Haber Numarası: 1144241 Bölüm: İran
نشست خبری سیدحسین نقوی‌حسینی سخنگوی کمیسیون ویژه برجام مجلس شورای اسلامی

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü, İran’ın Nükleer Anlaşmayı uygulamaya devam etmesinin batı tarafının tutumuna bağlı olduğunu belirterek, “Amerikalılar Nükleer Anlaşmanın başından itibaren sözlerinde durmadılar ve bahaneler ürettiler.” dedi.

Tesnim Haber Ajansı - İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü ve Tahran milletvekili Seyyit Hüseyin Nakavi basın mensupları ile yaptığı röportajda şunları söyledi: Uluslararası toplum ve tüm kuruluşlar, İran İslam Cumhuriyeti’nin müzakerelere sadık bir şekilde başladığına şahit oldular ve 12 yıldır süren görüşmelerin ardından, ilk müzakereler ve oturumlar gerçekleşti ve ilk anlaşma ve sonunda Nükleer Anlaşma imzalandı.

Nükleer Anlaşmanın ülke içerisinde birçok muhaliflerinin olmasına, meclisin bu anlaşma için 9 şart sunmasına ve İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamenei’nin de Nükleer Anlaşmanın uygulanmasına dair bazı şartlar belirlemesine rağmen, hükumetin idare sistemi Nükleer dosyanın müzakere ve anlaşma yoluyla çözülmesini istiyordu.

Birçok sorun bulunmasına ve Amerika’nın sözünde durmayan bir ülke olduğunu bilmemize rağmen biz yine de Nükleer Anlaşmada istikrar gösterdik ve anlaşma imzalandı.

Amerika, meclisinde ve kongresinde çıkardığı bazı yasalarla, ya da Fransa ve Almanya gibi bazı 5+1 ülkeleri, mahkemeleri tarafından çıkarılan hükümler, açıklamalar ve tutumlarla bahaneler üretmeye başladılar. Ama İran İslam Cumhuriyeti, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumuna verdiği bütün sözleri yerine getirdi.

Batılılar Nükleer Anlaşmada verdiği sözleri yerine getirmediler ve batılıların bu anlaşmayı sadece kâğıt üzerinde imzaladıklarına ama icra noktasında ve fiilde verdikleri hiçbir sözü uygulamadıklarına şahit olduk. Örneğin Nükleer Anlaşma ile birlikte İran’a yatırım yapma ambargosu kaldırılacak ve şirketler İran’a rahat bir şekilde yatırım yapabileceklerdi ama Nükleer Anlaşmadan sonra Amerika Kongresi, İran’a seyahat sınırlaması getiren bir yasayı onayladı. Bu yasanın kendisi de hem İran’a karşı yeni bir yaptırım hem de Nükleer Anlaşmanın ihlali sayılmaktadır. Çünkü İran’a yatırım yapılmasının önünü kesmektedir.

Kâğıt üzerinde İran’a yatırım ambargosu kaldırılsa da Amerika’nın çıkardığı bu yasa ile birlikte hiçbir şirket İran’da yatırım yapmak istememektedir. Bütün bu konular batının Nükleer Anlaşmada verdiği sözlere uymak istemediğini ve her gün yeni bahaneler ürettiğini göstermektedir. Tabi onların 2. ve 3. Nükleer Anlaşmayı oluşturmak gibi bir hedefleri vardı ama Ayetullah Hamenei hikmetli yöneticiliği ile her zaman ki gibi düşmanın planını suya düşürdü ve “bizim 2. , 3. ve 4. Nükleer Anlaşmamız yoktur” diyerek, batılıların hedefine ulaşmasını engelledi.

Nükleer Anlaşmada taraflar için bazı yetkiler ve haklar tanınmıştır. Bu haklardan biri, eğer karşı taraf anlaşmayı ihlal eder ve anlaşmanın uygulanmasına engel olursa, diğer tarafın da misilleme yapma hakkına sahip olmasıdır.

Eğer İran’ın Nükleer Anlaşmada verdiği sözleri yerine getirmesine rağmen, karşı taraf bu sözleri yerine getirmemeye ve İran’a karşı yeni yaptırımlar uygulamaya devam ederse, bu yola devam etmemiz mümkün değildir. Bu durumda öngörülen tek yol, bizim önceki kendi yolumuza devam etmemizdir. Bu gün eski yolumuza devam edip etmeyeceğimiz ve karşı tarafın verdiği sözleri uygulamaya başlayıp başlamayacağı konusunda karar verme günüdür.

Biz eski gücümüze geri dönebilme kabiliyetine sahibiz ve batılar da bunu çok iyi biliyorlar. Nükleer Anlaşma’nın devam etmesi, batı tarafının tutumuna bağlıdır ve 5+1 ülkelerinin bu konudaki tutumu belirleyici olacaktır. Çünkü biz verdiğimiz sözleri yerine getirdik ve uyguladık ve artık karşı tarafın verdiği sözleri uygulamasını ve yerine getirmesin bekliyoruz.

    Tüm Haberler