Nükleer Anlaşma Bilmecesi/ Nasıl Oldu da Bir Defada Kaldırılacak Sözünün Yerin Kademeli Kaldırılacak Aldı

Haber Numarası: 1148317 Bölüm: İran
برجام

Nükleer Anlaşmanın bir defada kaldırılması sözünün yerini nasıl oldu da kademeli olarak kaldırmak aldı? Kamuoyu hükümetten Nükleer Anlaşmanın ihlal edilmesi karşısında pratikte bir eylem yapmasını beklemektedir.

Tesnim Haber Ajansı - İran’da 11. Hükumetin Nükleer Anlaşma ihlal edildiği takdirde bu yoldan geri dönecekleri konusunda ne kadar ciddi olduklarını görmek gerekir? Acaba seçimlere kadar Nükleer Anlaşmanın büyük bir başarı olduğu yönünde boş bir davula vurmaya devam mı edecekler, yoksa samimi bir şekilde Amerika’ya güvenmekle hata ettiklerini kabul edip, bu yoldan dönecekleri mi?

Ayetullah Hamenei toplumun çeşitli kesimleriyle yaptığı görüşmede, Amerika’nın Nükleer Anlaşmada sözünde durmadığı konusuna değinerek, hatırlatmalarda bulundu ve şu soruları sordu: ‘ Nükleer Anlaşmayla birlikte yaptırımlar kalkmayacak mıydı ve bu durumun halkın yaşamında etkisi olmayacak mıydı? 6 ay geçmesine rağmen halkın yaşamında hissedilebilir bir değişiklik görünüyor mu? Eğer Amerika’nın kısıtlamaları olmasaydı, hükümet bu süre zarfında birçok iş yapamaz mıydı?’

Ayetullah Hamanei aynı zamanda hükumet yetkilerinin konuşmalarına istinaden şunları söyledi: ‘İran’ın verdiği sözleri yerine getirmesi halinde yaptırımlar aynı zamanda bir defada kalkmayacak mıydı? Neden şimdi yaptırımların kademeli olarak kaldırılmasından bahsediliyor?

Yaptırımların Kaldırılması Rüyası

Amerikalıların yaptırımları kaldırma sözünü yerine getirmemesi hükümetin üzerini örtmek istediği konular arasında yer almaktadır. Hasan Ruhani 2015 yılında bir televizyon kanalıyla yaptığı röportajda, ‘Aziz milletime buradan, yaptırımların Ocak ayında kaldırılacağını açıklıyorum’ diyerek, bu olayı 11. Hükümetin seçim vaatlerinden birini yerine getirmesi olarak değerlendirmiş ve İran ekonomisine uygulanan yaptırımlar zincirinin kaldırılmasını dünya ile daha fazla etkileşimin yolunu açacak bir gelişme olarak nitelendirmişti.

Ama Amerika’nın yaptırımların kaldırılması konusunda verdiği sözü tutmaması yavaş yavaş Nükleer Anlaşmayı savunanların da sesinin yükselmesine neden oldu. Bu konuda İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Ali Ekber Salihi bu konu hakkında eleştirilerini dile getirmiş ama Cumhurbaşkanı Ruhani kısa sürede bu açıklamaları frenledi.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Abbas Arakçi de karşı tarafın anlaşmada sözünde durmadığını kabul etmesine rağmen, bunu Nükleer Anlaşmanın ihlali saymamıştır. Ama Ayetullah Hamenei, bu yıl 14 Haziran’da hükümet yetkilileriyle gerçekleştirdiği görüşmede, açık bir şekilde yetkileri muhatap kılarak; ‘karşı tarafın vazifesi yaptırımları kaldırmaktı, ama yaptırımlar kalkmadı. Yaptırımların bir kısmını kâğıt üzerinde kaldırdılar ama fiilde hiçbir yaptırım kalkmadı. Ben bu konuda yetkili kişilerden dikkatli olmalarını rica ediyorum; sürekli olarak yaptırımlar kalktı şeklinde açıklamalarda bulunmasınlar. Hayır, yaptırımlar kalkmadı, banka anlaşmaları konusu çözülmedi ve büyük bankalar muamelede bulunamıyorlar’ şeklindeki açıklamaları, olayların üzerindeki perdeyi kaldırdı ve hükümetin iddia ettiğinin aksini ortaya koydu.

Birkaç gün önce İran Atom Enerjisi Kurumu Sözcüsü Behruz Kemalvendi, ‘karşı taraf, büyük bankalar karşısında sergiledikleri siyasi yaklaşımlarla Nükleer Anlaşmayı ihlal ettiler’ şeklinde bir açıklamada bulunarak anlaşmanın ihlal edildiğini itiraf etti.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Ali Ekber Salihi, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Abbas Arakçi ve İran Dışişleri Bakanı Cevat Zarif gibi hükümet yetkilileri Nükleer Anlaşma ihlal edildiği takdirde, bu ihlali gerçekleştiren tarafın siyasi bedel ödemek zorunda olduğu, İran’ın Nükleer Programına kaldığı yerden devam edeceği ve bu konuda gerekli tedbirlerin alındığı yönünde açıklamalarda bulunmuştu.

Kemalvendi’nin Nükleer Anlaşmanın ihlal edildiği yönündeki itirafları ve hükumet yetkililerinin açıklamaları dikkate alınarak, 11. Hükumetin Nükleer Anlaşma ihlal edildiği takdirde bu yoldan geri dönecekleri konusunda ne kadar ciddi olduklarını görmek gerekir? Acaba seçimlere kadar Nükleer Anlaşmanın büyük bir başarı olduğu yönünde boş bir davula vurmaya devam mı edecekler, yoksa samimi bir şekilde Amerika’ya güvenmekle hata ettiklerini kabul edip, bu yoldan dönecekleri mi?

    Tüm Haberler