Rusya-Türkiye Normalleşme Süreci ve Suriye:

Cihatçılara Karşı Kürt Kartı

Haber Numarası: 1156417 Bölüm: Dünya
اردوغان پوتین

Gazeteci Mehmet Ali Güller'e göre Türkiye, Suriye politikasında acil değişikliğe gitmeyecek.

Tesnim Haber Ajansı - Rusya ile Esad'ın akıbetine dair görüş ayrılığının sürdüğünü anımsatan Güller, "Moskova'nın PYD'den vazgeçtiğine dair sinyal yok. Bu, Türkiye'nin Suriyeli muhaliflere vereceği desteğe karşılık Rusya'nın elinde bir kart olarak duracağa benziyor" dedi.

Türkiye-Rusya ilişkilerinde normalleşme adımlarının ardından Batı’nın gözü Türkiye’nin üzerinde. Rusya, ilişkilerin ekonomik ve siyasi anlamda rayına oturması için Suriye’de adım atılması gerekitiğini açıkça dile getirirken, Ankara’nın izleyeceği rota meçhul. Olası değişikliklerin Suriye çatışmasında çözüme etkileri ve Türkiye’nin duruşunda yaratacağı değişiklikler tartışılıyor.

Suriye meselesinde karşı karşıya gelen Rusya ile Türkiye, Ortadoğu çatışmasında kritik önem taşıyan bu meselede yeni başlangıç yapabilir mi? Bunun Türkiye’ye etkileri neler olur? Aydınlık gazetesi yazarı Mehmet Ali Güller’le konuştuk.

'HEMEN BİR DEĞİŞİKLİK YOK'

Suriye konusunda Türkiye’nin bir politika değişikliğine gideceğinin işaretleri olsa da bunun çok hızlı ve köklü bir değişiklik olmayacağını öngören Güller’e göre Suriye’deki tabloyu değiştirmek isteyen Moskova’nın temel stratejisi ‘Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a yönelik düşmanlığı ortadan kaldırmak’.

Güller, ‘yarının dostluğundan’ çok bugünün düşmanlığını gidermenin siyasal anlamda çok daha büyük bir kazanım olduğunu belirterek şu saptamaları yaptı: "Beş yıldır çok sayıda Suriye muhalif grubu destekleyen, lojistik destek veren sınırlarını açan Türkiye, savaşın kaderini de tayin eder nitelikte. Bunun ortadan kaldırılması sahadaki gidişatı baştan sona değiştirecek. Hemen değişiklik beklenmese de gerek Ankara’dan gerek Moskova’dan yapılan açıklamalar üç konuda mutabakata ve hemfikirliliğe varıldığını gösteriyor.”

'ESAD’IN AKIBETİ KONUSUNDA GÖRÜŞ AYRILIKLARI VAR’

Güller, mutabakata varılan konuları şöyle sıraladı:

“İlki istihbaratın, diplomatların ve askerlerin olduğu üçlü bir mekanizma kuruldu. Genelkurmay başkanlıkları arasında direkt hat kuruldu. Angajman kurallarında değişikliğe gidilmesine dair anlaşıldı. Bunların dışında üç konuda da hemfikirlilik söz konusu. Özellikle Erdoğan-Putin görüşmesinde çatışmaların durdurulması, siyasi geçiş ve toprak bütünlüğünün korunmasında hemfikir olundu. Ancak bunların mutabakat olmadığını hatırlatmak gerek. Zira bunların nasıl olacağı konusunda hala görüş ayrılıkları var. Özellikle geçiş süreci Esad ile mi olacak yoksa Esad’sız mı olacak hala görüş ayrılıklarının sürdüğü bir konu.”

'AÇIKLAMALAR BİRBİRİNİ TUTMUYOR'

Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi’nin "Suriye’deki siyasi liderlerin müzakere sürecinde yer almasını istiyoruz” yönündeki açıklamasına değinen Güller, bunun Esad’lı geçişe bir yeşil ışık olarak okunabilse de, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun açıklamalarının buna uymadığını söyledi. Güller, “Bunlar bir işaret olsa da şu anda mümkün olmadığını gösteriyor. Çavuşoğlu zaten hiç mümkün olmadığını söylüyor. Yani bugünden yarına değişiklik sinyalleri olmakla birlikte köklü bir değişiklik olacak gibi görünmüyor” dedi.

'SURİYE’DE YENİ DÜZENE DAİR MUTABAKAT YOK'

Güller’e göre Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması hususunda Moskova ile Ankara hemfikir. Ancak bunun nasıl olacağına karar veremiyorlar. Suriye’deki yeni düzeninin kanton sistemi şeklinde mi, otonom yapılardan oluşarak mı ya da üniter devlet modeli şeklinde sürdürülerek mi devam edeceğini konusunda görüş ayrılıkları olduğunun altını çizen Güller, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bu konuda henüz açıklamalar mutabakat olduğunun işaretini vermiyor. Çünkü bir yandan Türkiye, Rusya’yla IŞİD'le mücadeleyi kapsayan bir anlaşma yapıyor. Rusya ise ne taviz verecek bilmiyoruz. Moskova’nın PYD’den vazgeçtiğine dair herhangi bir sinyal yok. Bu, Türkiye'nin Suriyeli muhaliflere vereceği desteğe karşılık Rusya’nın elinde bir kart olarak daha duracağa benziyor.”

'İKİ LİDERİN DE KULLANDIĞI KARTLAR…'

Moskova’nın Erdoğan’la çok hızlı ilişki kurma derdinde olmadığına dikkat çeken Güller, ekonomik konuda her iki ülkenin ortak çıkarları olsa da gelip düğümlenen konunun Suriye meselesi olduğunu anımsattı. Rusya’nın Erdoğan’ın sıkışmışlığını kullanarak Suriye’deki durumu düzeltmeye çalışacağını, Erdoğan’ın ise Rusya’yı Batı’yı dengelemek için kullanmaya devam edeceğini söyleyen Güller "Erdoğan, Rusya ile yaptığı anlaşmayı Batı ile pazarlığında —daha öne Çin füzesi anlaşmasında kullandığı gibi- kendi iktidarını konsolide etmenin bir aracı olarak kullanacaktır. Bunu bir eksen değişikliği ya da kamptan kampa geçilmesi olarak algılamak doğru değil” vurgusu yaptı.

Erdoğan için “Abdülhamitlerin birinci versiyonu gibi dengeciliği gözeten ve bununla iktidarını sürdürmeyi başaran bir çizgideler ve bunu devam ettirecekler” yorumunda bulunan Güller, ekledi: “Ancak Türkiye’nin Suriye politikasını değiştirmesi sahada çok sayıda şeyi değiştirecek. Rusya’nın vaat ettiği gelişmeler sahada da gerçekleşirse, Suriye’deki tablonun çok farklı olacağını göreceğiz."

'RUSYA CLINTON GELMEDEN HAREKETE GEÇTİ'

Güller, Suriye çatışmasında siyasal İslamcı bir perspektifle pozisyon alan Türkiye yönetiminin Rusya ile normalleşmenin gereği bile olsa, çözüm çizgisini seçmeyebileceği, bunun yerine liberal müdahaleci çizgideki olası Clinton yönetimiyle anlaşmayı tercih edebileceği anımsatıldığında şu yanıtı verdi:

"Erdoğanların yönetmediği bir ülkenin Rusya ve bölgeyle ilişkileri daha sağlıklı olacaktır. Bu iktidarla ne kadar ilerlenebileceği kaygıları var. ABD’de Demokratların başkan adayı Hillary Clinton’ın uçuşa yasak bölge kurmaktan Suriye ordusunu bombalamaya bir ajandayla başkan olma durumu Erdoğan’ın başından beri istediği. Bu süreci gören Moskova’nın Türkiye’yi (Rus uçağının düşürülmesinden ötürü) özre zorlayan politikalar izlediğini görüyoruz. Rusya, kasımdaki ABD başkanlık seçimlerinde gidilen süreçte Clinton gelmesi halinde programındakileri zorlaştıracak konumları elde etmenin peşinde. Bu açıdan eylül ve ekim çok sıcak aylar olacak. Rusya daha da ağırlığını koyacaktır.”

Mehmet Ali Güller

    Tüm Haberler