Ortak Mirasımız Gök Mescid...

İslam işbirliği Teşkilatı tarafından 2018 yılı turizm başkenti ilan edilen Tebriz’de görülmeye değer tarihi bir miras Gök Mescid.

Ortak Mirasımız Gök Mescid...

Tesnim HAber Ajansı - İran’ın Doğu Azerbaycan eyaletinin merkez şehri olan Tebriz’in en önemli yapıları arasında yer almaktadır.

Cihan Şah Mescidi yada Muzafferiye isimleri ilede bilinen yapıya halk arasında muhteşem güzellikteki mavi çinilerinden dolayı Mescid-i Kebüd yani Türkiye türkçesi ile Mavi mescid anlamına gelen Gök Mescit diye anılmaktadır.

Dönemin Türk hükümdarı Karakoyunlu Cihan Şah tarından 870 (1465-66) yılında yaptırılmıştır.

Girişteki çini kitabesinin büyük kısmı kaybolmuş olmakla beraber süslemeler içerisinde yer alan mimarının ismi halen okunabilmektedir.

Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın 872’de (1467) Cihan Şah’ı öldürüp, Karakoyunlu saltanatına son vererek Tebriz’e girmesi üzerine yarım kalan yapının daha sonra Uzun Hasan’ın oğlu Ebu Muzaffer Yakub Bahadır Han zamanında eşi ve kızı Saliha Hatun’un çabaları ile tamamlandığı rivayetler arsında en kuvvetli olanıdır.

Yapının tamamı tuğladan inşa edilmiş olup dışı mavi renkte zengin çini mozaik ve renkli sır tekniğinde çiniler ile kaplı olduğu için adını renginden alıştı.

Tüz yıllar içerisinde gerçekleşen büyük depremlerden etkilenen cami’nin kalıntılarının yerinde alınarak yağma edilmesi restorasyon işlemlerini güçleştirmiştir.

1922 yılından günümüze kadar süren restorasyon ve bir dizi onarım gören Cami ibadet ve ziyaretlere açıktır.

Gök Mescid’in zemin planı IX. (XV) yy. İçin oldukça ilgi çekicidir. Bina Büyük Selçuklular devrinde esasları belirlenen kubbe yapımına sadık büyük ve hafif sivrilen bir kubbe ile kendini dönemin diğer yapılarından faklı kılar. Bu kubbe esas olarak mihrap önünde yer almakla birlikte üç yandan daha alçak kubbeli mekanlarla çevrilidir. Her üç yönde kemer açıklığı ile bu kubbeli yan mekanlar ortada büyük kubbenin altındaki harimle bağlantı içindedir.

Derin ve geniş mihrap nişinin iki yanındaki geçitler kıble yönünde yer alan ikinci kubbeli alana geçişi sağlar. Burası dıştan köşeleri pahlanarak yumuşatılmış türbe kısmıdır. Üzeri büyük kubbe ile örtülü olup kalın tuğla duvarlarının iç yüzlerinde dört yöne boşatma kemerleri ve derin nişler görünür. Bu bölümde mermer levha kaplamalar dikkat çeker. Kıble nişi içinde de dört lahit bulunmaktadır.

Yarım kubbe yapısındaki yüksek cümle kapısından başlayan zengin çini süslemelerin büyük kısmı dökülmüş ve pek azı aslına uygun biçimde onarılmış olup mevcut süslemeler tezyinatın eski iktişamını anlatabilecek durumdadır. Bunlara geometrik ve bitkisel desenler yanında kitabelerde de önemli yer tutar.

Kuzeydeki cümle kapısının bulunduğu cephenin iki yanında iki minarenin varlığı bilinmekte olup bunların biri yakın geçmişin kayıtlarında da belirtilmektedir. İçeriden spiral merdivenlerle çıkılan kaide kısımları orjinal olarak mevcut bu minarelerin üst kısımları günümüzde yağmur sularının içeriye girişini önlemek amacı ile kapatılmıştır.

Gök Mescid, Büyük Selçuklu dönemi mimarisinin prensiplerini merkesi plan doğrultusunda bir adım ileri götüren ve Anadolu Türk mimarisi ile aradaki bağlantıyı sağlayan önemli yapılardan birisidir.

Cümle kapısı, türbe eksenindeki yarım kubbelerle biten çözümü, yarım kubbe  ilişkisi bakımından kademelenmeyi sağlayan Osmanlı mimarisindeki erken yapılara da bir basamak teşkil eder.

En Çok Okunan Yaşam/Kültür Haberler
En Önemli Yaşam/Kültür Haberler
En Çok Okunan Haberler