IŞİD Sonrası Suriye İçin Kısa Fragman

Haber Numarası: 1165711 Bölüm: Alıntı Haberler
ارتش سوریه

Suriye’nin PKK ile hesaplaştığını ilan etmesi yeni bir dönemin de başlangıcı. Küresel güçlerin kapıştığı Haseke’de ABD ve ‘sahadaki botları’ bölge ülkelerinin birliği karşısında ilk geri adımı attı

Tesnim Haber Ajansı - ABD’nin önde gelen düşünce kuruluşları ve yayın organları Irak’ı tartışırken sık sık ‘Post Daesh’ yani IŞİD sonrası anlamına gelecek senaryoları masaya yatırır. Bu senaryolara göre IŞİD elinde bulundurduğu toprakları, özellikle Musul’u kaybettikten sonra Irak için en yakıcı konu başlığı Kürt yönetiminin bağımsızlığı olacak. Başka bir ifadeyle; IŞİD kendisini gerçekleştirip bağımsız Kürt devletinin yolunu döşedikten sonra yeni görevini icra etmek için başka coğrafyalara nakil edilecek.
Pentagon’da benzer senaryoların Suriye için de tartışıldığına şüphe yok. Dördüncü gününe giren Haseke çatışmaları işte bu IŞİD sonrası Suriye senaryolarına, Şam ve bölge ülkelerinin vereceği cevabı anlamak açısından önem taşıyor.

ÇATIŞMALAR İLK DEĞİL
Suriye’nin kuzeyinde bulunan Haseke kenti, Suriye ordusu ve PYD arasındaki gerilime ilk defa tanıklık ediyor değil. Daha önce de Suriye ordusunun yanında mücadele eden Ulusal Savunma Birlikleri ve PKK bağlantılı PYD’nin polis gücü Asayiş arasında sıcak temaslar yaşanmış ancak 17 Ağustos’ta olduğu gibi ağır silahlar kullanılmamıştı. Bir, iki gün devam eden çatışma sonrası ateşkes ilan edilmiş hatta medyaya sızan anlaşma metnine göre Suriye, Arap ve Süryani aşiretlerinden oluşan Ulusal Savunma Birlikleri’nin dağıtılması gibi ağır maddeleri kabul etmişti.
Bu süre zarfında kentte bulunan PYD’ye bağlı Asayiş örgütü kamu kurumlarını ele geçirme girişiminde bulunmuş, yollara kontrol noktaları kurarak Arap ve Süryani toplumunun önderlerini kaçırmış ve ülke genelinde gerçekleşen üniversiteye giriş sınavlarının düzenlenmesinde dahi söz sahibi olmaya çalışmıştı. Suriye ordusu ise tüm provokasyonlar karşısında bulunduğu mevziyi boşaltmamış ancak önceliği cihatçı örgütlerle mücadeleye vermişti.

YANIT PYD AÇIKLAMALARINDA
Peki ne oldu da Suriye ordusu 17 Ağustos’ta PYD’ye hava operasyonu düzenlendi ve ardından 19 Ağustos gecesi ordu komutanı aracılığıyla PKK’yı vurduğunu açıkladı? Bu sorunun yanıtını PYD’nin yaptığı iki açıklamada bulmak mümkün. İlk açıklama Suriye ordusundayken firar eden ve sonrasında Türkiye üzerinden PYD’nin gövdesini oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDF) komutan olan Talal Silo’ya ait. RusLife haber sitesine konuşan Talal Silo şunları kaydediyor:
“Ruslarla müzakere etmemiz yasaklandı çünkü biz ABD ile ittifak arayışı içindeyiz. Sahada başka aktörlerle iletişim halinde olmamız ve uluslararası koalisyonun bize verdiği kredisini kaybetmemiz mümkün değil. Elbette, özgürüz ama Amerika’dan sinyal alamadan saldıramayız... Suriye ordusu ile IŞİD’e karşı birleşmeyeceğiz çünkü bizim kuvvetlerimiz ancak ABD önderliğinde koalisyon ile işbirliği yapar. Biz ABD’nin ve koalisyonun partneriyiz. Ruslarla ve bizim aramızda koordinasyon olamaz. Çünkü öncelikle bizim ABD önderliğindeki uluslararası koalisyonla stratejik partnerliğimiz var”

POSTALA MÜDAHALE
ABD’nin ‘boots on the ground’ yani ‘sahadaki botlar’ olarak tanımladığı PYD, her ne kadar kendisini ‘stratejik partner’ görecek kadar hülyalara kapılsa da açıklamadaki Rusya ile koordinasyonun olmayacağı kısmı can alıcı. Bu vurgu operasyon odaları sayesinde sahadaki aktörlerin birbirinden sürekli haberdar olduğu Suriye’de ordunun nasıl olup da jetleri havalandırdığını ve ABD üssünün yakınlarını vurduğunu açıklıyor. PYD, keskin virajda ABD’nin yörüngesinden ayrılacak özgücü olmadığı için bedel ödüyor.

‘ANKARA, ŞAM VE TAHRAN BİRLİKTE’
PYD cephesinden yapılan ikinci açıklama ise hadisenin bölgesel boyutunu ortaya koymakta. Örgütün yetkilileri, PYD’nin İngilizce yayın yapan Ara News isimli haber sitesinde şu ifadelere yer veriyor: “Suriye rejimi bölge ükeleri ve özellikle Rojova’ya müdahalede bulunan Türkiye ile çalışmaya başlamıştır. Son olaylar Türkiye, İran ve Bass rejiminin, Suriye’nin kuzeyindeki demokrasi projesini engellemek için kurdukları koordinasyonun sonucudur.”
Görüldüğü gibi ‘bizim mahallemizde’ kimi arkadaşların zorlandığı tespiti PYD’li yetkiler terredüt etmeden açıklıyor. Türkiye’nin kimi aksaklıklarına rağmen yürttüğü sert diplomasinin sonuç aldığı ortada. Suriye ordusunun ve Haseke valisinin de ısrarla PKK ile mücadele yürüttüklerini vurgulamasının önemi burada yatıyor. Yani; Türkiye’nin son dönemde utangaç da olsa uzattığı el havada kalmadı.

SURİYE’YE DİKİLEN ELBİSE
Haseke’de PKK’ya karşı yürütülen mücadelenin ne derece Suriye ordusunun önceliği olarak kalacağı nihayetinde yalnızca Şam’ın inisiyatifinde değil. Eğer Türkiye, İran ve Rusya ‘IŞİD sonrası Suriye’ye dikilen ve etnik-mezhepsel temelde bölünmeyi içeren elbiseye karşı çıkma iradesini devam ettirirse, ABD Haseke örneğinde olduğu gibi sahada bulunan askerlerini çekecektir. Nihayetinde, ABD tarihi başarısız girişim, hüsranlarla dolu olan kağıttan kaplandır.

Gökhun Göçmen / Aydınlık Gazetesi

    Tüm Haberler