İran ve Rusya Stratejik İlişki Kuruyor

Nur stratejik Enstitüsü Başkanı, ‘İran ve Rusya’nın henüz stratejik bir ilişkisi yok ama bu ilişkiyi oluşturmak üzereler’ dedi.

سعدالله زارعی

Tesnim Haber Ajansı - Nur Enstitüsü Başkanı Sadullah Zarei enstitüde bu gün düzenlenen toplantıda İran ve Rusya’nın gelecekteki ilişkisinin uluslararası sistem üzerindeki etkisi hakkında şunları söyledi: ‘Son aylarda özel bir durum içerisindeydik ve bu durumun siyasi, güvenlik ve stratejik olarak çeşitli boyutları bulunmaktadır. Bizim bölgemizde güçler, politikalarını başka gruplara müracaat ederek yürütüyorlar ve artık büyük güçlerin bölgedeki başına buyrukluğu sona erdi ve bu durum uluslararası sistemin değiştiğini gösteriyor.’

Sadullah Zarei, daha önceleri Amerika’nın kararlarını tek taraflı aldığını ve uyguladığını ve soğuk savaş döneminde 40 ülkenin de bu şekilde değiştiğini hatırlatarak şunları söyledi: ‘Ama bu gün hepsinin Ortadoğu’da politikalarına devam edebilmek için işbirliğine ve başkalarına ihtiyaçları var ve bölge ülkeleri bölgesel boyuttaki politikalarını takip edebilmek için bir cephe ve koalisyona dayanıyorlar.

Biz bölgede nitelik değişimiyle karşı karşıyayız ve bu değişim İran İslam Cumhuriyeti için fırsatları ve tehditleri de beraberinde getiriyor ve bizim bu konudaki tavrımız, kapasitelerimizi stratejik hedeflerimiz için nasıl kullanabileceğimize bağlıdır.’

Zarei ‘ulusal gücü artırmaya çalışmakla birlikte, bölgesel koalisyon oluşturmaya doğru hareket edilmeli ve bu yolda da güvenlik sağlanmalıdır diyerek şunları söyledi: ‘ Bazı ülkeler İran İslam Cumhuriyeti ile savaş halindedir ve bu ülkelerin temelleri Amerika tarafından atılmıştır. Arabistan ve Ürdün bu ülkelere birer örnektir. Ama Batı ile bağlantısı bulunmayan ülkeler de vardır ve bu ülkelerden Rusya, Çin, Hindistan ve Türkiye’nin özel bir yeri bulunmaktadır.

Rusya, bizim bölgemizde İran İslam Cumhuriyeti ve Direniş Cephesi ile ortak konuları bulunması nedeniyle, işbirliği için daha hazır durumdadır. Ortak korkular, düşmanlar, menfaatler ve faydalar, Rusya ile uzun vadeli işbirliğinin temellerinin atılması için imkân oluşturmaktadır.’

Sadullah Zarei, İran ve Rusya’nın iç ve dış düşmanlarının aynı yönde hareket ettiğini ve iki ülkenin stratejik işbirliği yapmasına engel olduğunu belirterek şunları söyledi: ‘İran ve Rusya’da bazı kişiler var ki, bu kişiler iki ülke arasındaki ilişkileri istikrarsız ilişkiler olarak değerlendiriyor ve bu ilişkilere devam edilmesinin bir kayıp olduğunu iddia ediyorlar. Onlar bu iddialarının ölçüsü olarak ta ilişkilerin tarihinden söz ediyorlar. Tarihi mantık bu apaçık gerçeğe gölge düşürüyor ve bölgenin ortada olan durumunun dikkate alınmasına engel oluyor.’

Zarei, İran ve Rusya arasındaki stratejik ilişkiyi İran'ın bölgedeki diğer ülkelerle stratejik ilişkisinin bir başlangıcı olarak değerlendirerek şunları söyledi: ‘İran ve Rusya arasında stratejik ilişki olması gerektiği yönündeki bakış açısı son iki yıla dayanmıyor, geçmişte de İran liderliğinde, iki ülke arasında stratejik ilişkilerin oluşması için bir çaba vardı ve Rusya sisteminde de böyle bir karar alınmıştı.

Bazıları, Rusya ve İran arasındaki bütün sorunlar halledildiği zaman stratejik ilişkilerin şekilleneceğini düşünüyor. Oysaki durum böyle olmayabilir. İran ve Rusya arasındaki ilişkiler stratejik ilişkiler olma yolunun başlangıcında ve iki tarafında bu konuyu dikkate alması gerekiyor.

Siyasi konular uzmanı Zarei, enerji sektöründe çalışmanın iki taraf arasında konuşulan konular arasında olduğunu belirterek sözlerine şunları ekledi: ‘İran ve Rusya, her ikisi de enerji ihracatı yapan ülkelerdendir ve Avrupa’da iki ülke için ortak pazar sayılabilir. Rusya, Avrupa ile yaşadığı anlaşmazlıklarda bizim bu ülkenin otoritesini kırmamamızı bekliyor ve bu beklenti çok yerinde bir beklentidir ama duygusal olarak çözülecek bir konu değildir. Eğer iki tarafında isteği, ilişkilerin stratejik olması yönündeyse, enerji sektöründeki anlaşma, en önemli maddelerden biridir ve bu anlaşma büyük ölçüde bizim OPEC’deki durumumuz için bir alternatif olacaktır.’

Sadullah Zarei OPEC’in uzun bir süredir pasif olduğunu ve ihraç yapan ülkelerin genellikle oyuncak haline getirildiğini belirterek şunları söyledi: ‘Bu durumdan biz de zarar görüyoruz. Rusya ile anlaşma bu alanda çok etkili olabilir. Rusya da, Hazar Denizi ve enerji konularında anlaşma sağlamak için isteksiz değildir. Kısa bir süre önce İran’a gelen Rusya heyetinin Hazar Denizini kullanmaya dair endişeleri vardı.

Rusya’nın Yemen’e de ulaşan Suriye konusundaki güvenlik ve askeri anlaşmalarından sonra, Çinliler Suriye ve Yemen ile daha aktif bir ilişki kurmak için istekli oldular. Bu konu İran ve Rusya arasındaki anlaşmayı göstermektedir.’

Sadullah Zarei, Noje hakkında da değerlendirmelerde bulundu ve şunları söyledi: ‘Noje hakkında bizim kararımız bu konunun ifşa edilmemesi ve hızlı ve dakik bir şekilde Suriye’de hedeflerin vurulması üzerineydi ve bu konuda İran işbirliği yaptı ve sahnede sürpriz gelişmeler yaşandı. Beklenmedik hamleler ve bu konun ifşa edilmemesi dikkat edilen önemli programlardandı ama Ruslar operasyondan sonra bu olayı ifşa ettiler ve bu durum İran Savunma Bakanını rahatsız etti.’

Zarei, medyanın bölgesel gelişmelerden uzak olduğunu belirterek şunları söyledi: ‘Bizim İran İslam Cumhuriyetindeki haber sistemimiz önemli olaylar karşısında biraz gevşeklik göstermektedir. Çünkü bu alandaki kişiler henüz, siyasetin başarısı ölçüsünde medyanın da başarılı olduğu kanısına varmadılar. Aynı zamanda biz ülkede iç haberlere önem verdiğimiz kadar dış haberlere önem vermiyoruz.’

Sadullah Zarei İran ve Rusya arasındaki çokta parlak olmayan olumsuz ilişkilerin bulunduğu yakın tarihe değinerek şunları söyledi: ‘Buşehr santrali ve İran’a karşı uygulan yaptırımlarla işbirliği yapma, Rusya tarafından yaşanan olumsuz noktalardandır ama eğer Buşehr santrali dosyasını Ruslar ele almış olmasaydı, acaba anlaşma sağladığımız Batı bu projeyi kabul edecek miydi?’

Siyasi konular uzmanı Zarei, Rusya’nın kendisini uluslararası bir disiplin gücü olarak kabul ettiğini ve bu doğrultuda hareket ettiğini belirterek şunları söyledi: ‘Onların bu konudaki gerekçesi, Nükleer teknolojiye sahip ülkeler, yeni bir üyenin kabul edilirken zorluklarla karşı karşıya bırakılması konusunda uzlaşma sağladıkları takdirde Moskova’nın da o yönde hareket edeceğidir. Rusya için İran ile ilişki ilk ve son konu değildir ve İran için de durum böyledir. Burada önemli olan şudur, bu ilişkiyi kendi menfaatleri doğrultusunda gören bir ülke, zamanla mevcut sorunları da çözecektir.

İran ve Rusya arasında askeri bir anlaşma imzalandı. Bu anlaşmanın yeri Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyiydi ve herkes istihbaratın sızdırılmaması konusunda maksimum düzeyde çaba gösterdi ve biz bu işbirliği ve anlaşmanın Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi tarafından takip edilmesinin tamamen anayasal çerçevede olduğuna inanıyoruz.’

Sadullah Zarei, Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyinin görevlerini belirten anayasanın 176. maddesine değinerek şu hatırlatmalarda bulundu: ‘Noje Hava Üssünün Rusya tarafından kullanımına ilişkin karar anayasanın bu maddesine dayanmaktadır. Hava üssü Rusya’ya verilmemiştir, sadece operasyonların gerçekleştirilmesi için bir talepte bulunulmuş ve bu operasyonlar İran’ın da milli menfaatleri doğrultusundadır.

Ülke içerisinde Batı’ya meyilli olan bazıları, Rusya ve İran arasındaki sıcak ilişkilerden hoşlanmamaktadır ama İran İslam Cumhuriyeti’nde bu konuda bir anlaşmazlık ve şüphe bulunmamaktadır. İran ve Rusya arasında şu an stratejik bir ilişki yoktur ama bu ilişkiyi oluşturmak üzeredirler.

Noje olayı stratejik bir ilişki değildir. Sadece iki ülke arasındaki güvenlik ve askeri işbirliğinin bir parçasıdır ve biz bu stratejik ilişkinin başındayız.’

Ortadoğu’nun yakın gelecekte uluslararası sistemde etkili olacağını belirten Sadullah Zarei şunları söyledi: ‘Bölgede kapasitesini geliştirebilen her ülke, gelecekte bu sistemde daha baskın olacaktır. Türkiye, Rusya, Amerika ve İran’ın bakış açısı da bu şekildedir. İran’ın Suriye’deki başarısı ya da yenilgisi işte bu yüzden çok önemlidir. Çünkü eğer İran’ın muhalifleri bizim bakış açımızla çelişen bir konuyu empoze etmeye çalışırlarsa, bu durum Amerika karşısındaki cepheye zarar verecektir.

Eğer, bölgedeki konumumuza zarar vermeden Rusya’nın kabiliyetlerini yönetebilirsek, bu stratejik ilişki bizim için azami düzeyde fayda sağlayacaktır.’

Sadullah Zarei konuşmasının sonunda Suriye’nin kuzeyinde yaşanan olaylara değinerek şunları söyledi: ‘Olayların yaşandığı bölge, daha önce Direnişin elinde bulunan bölgeler değildir. Bu bölge Kürtler, IŞİD ve Türkiye Ordusu arasında gelip gidiyordu ve Direniş Cephesinin elinden bir şey alınmadı. Biz Kürtler ve IŞİD arasında bir tercih yapıldığında IŞİD’i tercih etmeyiz ama Suriye’nin bölünmesini de kabul edemeyiz.

Bölgede, Suriye’deki gelişmeleri Direniş Cephesinin zararına dönüştürecek son derece hassas planların yapılmaması için çok dikkatli olmalıyız. Eğer geçiş hükümeti planı gündemdeyse, meydanda daha aktif olunması gerekmektedir.

En Çok Okunan Görüş/Röportaj Haberler
En Önemli Görüş/Röportaj Haberler
En Çok Okunan Haberler