Cerablus Operasyonu Batının Erdoğan’a Verdiği Bir İmtiyazdır

Haber Numarası: 1172308 Bölüm: Görüş/Röportaj
صادق ملکی

Batı Asya Uzmanı, “ Amerikalılar denklemlerin Ankara’nın desteği altındaki muhalif kuvvetlerin lehine değişmesi için, Türkiye’nin Cearblus’a girmesine izin verdi’ dedi.

Tesnim Haber Ajansı - Batı Asya Uzmanı Sadık Meliki Suriye’nin kuzeyindeki Kürt bölgelerinin birbirine bağlanması ve bu bölgelerin Akdeniz’e olan bağlantısı nedeniyle Kürtler için ideal noktalardan biri olduğu konusuna değinerek şunları söyledi: “Bu konu Kürtlerin bağımsız bir Kürdistan kurma arzularından biridir. Kürtler bazı özel koşullarda bulunmaktadır. Bu koşullar bölgesel güçlere bağlı olmaktan ziyade en belirgin olarak Amerika’nın bölgedeki oyunu olmak üzere uluslararası yönetimlere bağlıdır.”

Batı Asya Uzmanı bölge şartlarına makro bir şekilde bakışla şunları söyledi: “Amerika’nın; Irak, Türkiye, Suriye ve Mısır olmak üzere bölgedeki değişimlerdeki rolü, Avrupa ve Rusya gibi diğer ülkelerden daha yüksektir. Amerikalıların her şart ve koşulda bütün zaman dilimleri için karmaşık ve çok yönlü politikaları vardır ve bu politikalar için strateji belirlemiştir. Amerikalıların şu an, en azından kısa vadede Suriye’nin kuzeyinde bir Kürt lobisi oluşturma planı yoktur. Ama Kürt kartını Suriye, Türkiye, Irak ve gerekirse İran ile yapacağı anlaşmalarda kullanacaktır.”

Sadık Meliki Kürt meselesinin eski bir konu olduğuna değinerek şu ifadelerde bulundu: “Bu konu soğuk savaş döneminde de gündemdeydi ve soğuk savaş dönemindeki güçler Kürt meselesini kendi denklemlerini düzenlemek için kullandılar. Türkiye’nin Cerablus’taki mevcut operasyonlarının hedefinin bir kısmı, Suriye’nin kuzeyinde bir Kürt lobisi oluşmasını engellemektir. Kürtlerin Cerablus’a hâkimiyeti Afrin Kantonunun Kobani Kantonuyla birleşmesini ve Kürtlerin bu alandaki haylinin bir kısmının gerçekleşmesini sağlayabilir.”

Sadık Meliki Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde yürüttüğü operasyonlara Fırat Kalkanı ismini vermesinin Kürtler ve bölge için bir mesaj taşıdığını belirterek şunları söyledi: “Türkiye, Kürtlerin Fırat Nehrinin batı şeridine nüfuzunu engellemeye çalışıyor. Ankara ve Washington, Türkiye’de 15 Temmuz’daki darbe girişiminin ardından bu iki ülke arasında ciddi stratejik anlaşmazlıklar bulunduğu yönünde yayınlanan haberlerin aksine, Suriye’nin kuzeyindeki operasyonları koordineli bir şekilde yürütüyorlar. Ankara ve Washington arasındaki ilişkiler stratejik olarak bir zarar göremez; çünkü bu iki ülkenin askeri ve ekonomik olarak makro politikası bağlantılıdır.”

Batı Asya Uzmanı, Türkiye’nin Cerablus’taki operasyonlarını Batı’nın Erdoğan’a verdiği imtiyazlardan biri olarak değerlendirerek şu ifadelerde bulundu:

“Amerika Türkiye’ye, denklemleri Türkiye’nin desteği altında bulunan silahlı muhaliflerin lehine çevirmesi için izin verdi. Özgür Suriye Ordusunun Cerablus’a hiçbir kayıp vermeden girdiğine dikkat edilmelidir ve böylesi bir atmosfere Halep operasyonlarında rastlanmamaktadır. IŞİD’in Cerablus’tan geri çekilmesi Ankara’nın koordinatörlüğünde olmuştur. IŞİD yapılan bir güvenlik anlaşmasının ardından bölgeyi direnmeden terk etmiş ve bölgeyi Ankara ve Washington ile koordine halinde olan kuvvetlere bırakmıştır.”

Meliki Türkiye’nin bölgedeki karışık ve hassas oyununa değinerek şu hatırlatmalarda bulundu: “Cerablus operasyonundan önce Tahran’dan Ankara’ya, Anka’dan Tahran’a, Ankara’dan Moskova’ya, Washington’dan Ankara’ya ve Erbil’den Ankara’ya yapılan ziyaretler, bölgedeki değişimlerin çok hassas günler geçirdiğini gösteriyor. Türkiye’nin Şam’ın izni ve onayı olmadan Cerablus’a girmesi Uluslararası hukuka göre işgal sayılmaktadır.”

Batı Asya uzmanı, “Amerika’nın hem PYD hem de Ankara’yı destekleyen çelişkili politikası nasıl birleştirilebilir?” sorusuna yanıt olarak şunları söyledi: “Amerika’nın politikası çelişkili bir politika gibi görünebilir. IŞİD’in bölgede ortaya çıkması, Amerika’nın politikalarından kaynaklandı. Amerika, Suudi-Türkiye kanalıyla IŞİD ile koordine halindeydi ve onların güçlenmesini sağlayan bir etkendi. Amerika bu gün de IŞİD karşıtı koalisyon adı altında bu grupla mücadele ediyor. IŞİD de kendisini destekleyen ülkelerin desteğiyle, unvanını değiştirerek stratejik değil ama taktik değişikliği yaptı.”

Meliki Amerika’nın oyununu karışık ve çok yönlü olarak nitelendirerek şu açıklamalarda bulundu: “Amerika bölgeyi kriz halinde tutmak için IŞİD’i desteklerken aynı zamanda Kürtleri de destekliyor. Amerika bu karışık durumda, oyunun sonunda menfaatlerini en fazla temin edecek olan grubu destekleyecek. Amerika’nın IŞİD ve Kürt kartı ile oynadığı oyun, Türkiye, Suriye, İran, Irak ve Arabistan olmak üzere bölge ülkeleri ile ilişkilerinde denklemlerini düzenlemesi için fazlasıyla etkili olacak.”

Batı Asya konuları uzmanı Meliki, Türkiye’nin Cerablus operasyonundaki amacının Kürtler olduğunu belirterek şunları söyledi: “IŞİD, Türkiye’nin Irak ve Suriye ile ilişkilerini düzeltmesi için stratejik bir unsurdur. Ankara bir araç olarak kullandığı IŞİD’den vazgeçmeyecektir. Ama darbeden sonra Türkiye’deki ortam bir savunma hali almıştır ve Türkiye darbeden önceki gibi bölgede bir girişimde bulunamaz. Bu yüzden bu ülkenin siyasi, güvenlik ve askeri tutumu darbeden önceki durum ve tutumdan farklıdır. Türkiye’nin bölgesel davranışlarındaki değişim, stratejik bir değişim olarak değerlendirilemez. Darbe ve Erdoğan Hükümetinin devrilmesi de Türkiye’nin Suriye ve Irak’taki jeopolitik olarak göz önünde bulundurduğu noktaları değiştiremez. Türkiye’nin Batı Asya’daki jeopolitik durumunun üstünlüğü, Davutoğlu’nun stratejik derinlik teorisine dayanmaktadır. Böyle bir politika izlemek, Türkiye’nin menfaatlerinin, İran, Suriye ve Irak’ın menfaatleriyle çelişmesine neden olacaktır ve bu bölgede hala devam eden savaşın bir sonucudur.”

    Tüm Haberler