İran ve Türkiye Güvenlik Konularında Bilgi Alışverişinde Bulunmaktadılar/İki Ülkenin Uzun Vadeli Stratejik Çıkarları Var

Haber Numarası: 1181226 Bölüm: İran
امیر احمدیان

Erdoğan’ın şahsi olarak İran’a karşı kötü bir bakış açısı yok ve Ak Parti de İran’ı bölgedeki bir güç olarak görüyor ve İran’a karşı olumlu bir bakışı var.

Tesnim Haber Ajansı - Tahran Üniversitesi Dünya Araştırmaları Fakültesi Öğretim Üyesi ve uluslararası konular uzmanı Behram Emir Ahmediyan Tesnim Haberle yaptığı röportajda Türk parlamenter sistemin güçlü yapısına ve Türkiye içerisinde Ak Partiye olan sevgiye değinerek şunları söyledi: “15 Temmuz’daki darbe girişiminin etkisiz hale getirilmesi, Ak Partinin hala Türkiye halkı içerisinde bir karizması olduğunu ve bu ülkenin Cumhurbaşkanının birçok taraftarı bulunduğunu göstermektedir. Eğer Erdoğan ve Ak Parti’nin yeterli gücü olmasaydı, kesinlikle Gezi Parkı, maden ocağında yaşanan patlama ve son darbe girişimi gibi olayların ardından hükümeti bırakmak zorunda kalırdı.”

Behram Emir Ahmediyan Türkiye’nin İran’a olan olumlu bakışına değinerek şu ifadelerde bulundu: “ Erdoğan’ın şahsi olarak İran’a karşı kötü bir bakış açısı yok ve Ak Parti de İran’ı bölgedeki bir güç olarak görüyor ve İran’a karşı olumlu bir bakışı var. Her ne kadar Türkiye’de bazı tarafların İran ile muhalefetleri olsa da, yine de İran’ı güçlü komşu bir ülke olarak görüyorlar. Fetullah Gülen gibi Türkiye’deki bazı yayın organları, gazeteler ve partiler İran’a muhaliftir. Ama Türkiye kamuoyunun İran’a olan genel bakışı olumludur.”

Tahran Üniversitesi Dünya Araştırmaları Fakültesi Öğretim Üyesi, iç savaş ve Türkiye’nin ortadan kaldırılması ihtimalinin çok uzak olduğunu belirterek şunları söyledi: “İran İslam Cumhuriyeti’nin Türkiye sınırlarında bir güvenlik sorunu bulunmamaktadır. Öte yandan İran ve Türkiye özellikle sınır ve Kürt hareketleri gibi güvenlik konularında bilgi alışverişinde bulunmaktadır. İki tarafın ilişkilerinde bazen sorunlar yaşansa da, bu sorunlar hiçbir zaman diplomatik ilişkilerin kesilmesine neden olmamıştır.”

Behram Emir Ahmediyan Türkiye ve İran arasındaki ilişkilerin birbirine bağlı olduğunu belirterek şunları söyledi: “ İki ülkenin ilişkilerinin kesilmesi mümkün değildir. Çünkü bir taraftan Türkiye, İran’ın Avrupa’ya geçiş yoludur ve diğer taraftan İran, Türkiye’nin Orta Asya’ya, Afganistan’a ve Pakistan’a geçiş yoludur. İran ve Türkiye’nin yakın ilişkileri bulunmaktadır. İslami Konferans Teşkilatında İran ve Türkiye, İslam Dünyasındaki iki güçlü ülke sayılmaktadır. Bizim Türkiye’ye bakışımız düzelmelidir ve iki ülkenin uzun vadeli stratejik çıkarları dikkate alınmalıdır.”

Behram Emir Ahmediyan, İran İslam Cumhuriyeti ve Türkiye arasında stratejik bir plan yapılmasının gerekli olduğunu belirterek şunları söyledi: “ Bu strateji iki tarafın da menfaatlerinin dikkate alındığı bazı jeopolitik kodlara göre tasarlanmalıdır. Bu tür bir strateji iki tarafın işbirliğini belirleyecektir. Türkiye bölgede özel şartlara sahiptir. Türkiye’nin Akdeniz, Karadeniz ve Balkanlarla olan ilişkisi, İran’ın bu ülke ile işbirliği yapmasının gerekliliğini daha fazla önemli kılmaktadır. Bu hususlar İran’ın Avrupa Birliği ile bağlantı noktası olacaktır.

Türkiye’yi kaybetmek İran’ın menfaatlerinin tehlikeye düşmesine neden olacaktır. Türkiye’ye alternatif olarak, İran’ın dış dünya ile irtibatı Kafkasya ve Orta Asya’dan da sağlansa da, dini yakınlık ve İran ve Türkiye arasındaki ortak noktalar, milli menfaatlerimizin daha iyi bir şekilde karşılanmasını sağlamaktadır. Bu yüzden Kafkasya ülkeleri ve Rusya, Türkiye’ye alternatif olarak kabul edilemez ve İran’ın menfaatlerini çok iyi bir şekilde karşılayamaz.

İran İslam Cumhuriyeti’nin menfaatlerinin en üst düzeyde sağlanmasının ve İran’ın İslam Dünyasındaki konumunun güçlendirilmesinin, Türkiye’ye olan ayrıcalıklı bir bakışa ihtiyacı vardır. Mezhebi ihtilaflar ve bu tür konular, 15 ve 16. yüzyılda İran ve Türkiye arasındaki sorunların artmasına neden olmamalıdır. Çünkü bu iki ülke birbirine bağlı ve ortak sınıra sahiptir. İki ülke arasındaki ihtilaflar iki tarafın güçsüzleşmesine neden olurken, Hristiyan dünyasını güçlendirecektir. Avrupa ve Hristiyan ülkeleri İran ve Türkiye’nin ilişkilerinin güçlenmesini istememekte ve iki ülkenin ilişkilerini bozmaya çalışmaktadır.”

    Tüm Haberler