El-Ka’bi Tahran Bayram Namazı Öncesi Konuşmasında:

Arabistan ve İsrail Bir Sikkenin İki Yarısıdır / Müslümanların İki Kıblesi de Bu Rejimlerce İşgal Altındadır

Haber Numarası: 1184901 Bölüm: İran
الکعبی/نجباء

İslami Direniş Hareketi Nüceba Genel Sekreteri: “Suudi ve Siyonist rejimler bir sikkenin iki yarısıdır. Müslümanların iki kıblesi de bu iki rejim tarafından işgal altındadır.”

Tesnim Haber Ajansı - Irak İslami Direniş Hareketi Nüceba Genel Sekreteri Şeyh Ekrem el-Ka’bi, Tahran’da kılınan bayram namazı öncesinde yaptığı konuşmada Siyonist ve Suudi rejimlerinin benzerlik noktalarına değinerek şunları söyledi: “Kudüs, Siyonist rejim İsrail tarafından işgal altında tutulduğu gibi Maalesef Kâbe de şu anda Vahhabi ve cahil Suudi rejimi tarafından işgal altında tutulmaktadır.”

Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslim’in Şeyh Ekrem el-Ka’bi, bu iki rejimin bir sikkenin iki yarısı gibi olduğunu beyan ederek şunları söyledi: “Suudi Vahhabi rejimi, İngiliz işgalcilerin gözetimi altında ve onların doğrudan destekleri ile kurulmuştur. Bu rejimin temelleri katliam, zulüm ve Cennetü’l-Baki mezarlığı ve Kerbela başta olmak üzere İslami mukaddesata yönelik hürmetsizlik ve saygısızlıklar esasına dayalıdır. Bugün bu rejim Müslümanların hacca gitmelerine mani olduğundan artık Kâbe’nin Vahhabi rejimin sultası altından kurtarılarak buranın idaresinin İslami ülkelerden müteşekkil olmuş bir mecmua tarafından yönetimine verilmesi bize farz olmuştur. Nitekim Filistin’in özgürlüğüne kavuşturulması da bize farzdır. Bu şekilde her iki kıble de Müslümanlara kavuşturulacak ve Allah’ın dini tüm inançlardan üstün kılınacaktır.”

İran milleti, büyüklüğünü tarihte kaydetmiş ve bu uğurda hiçbir fedakârlık ve özveriden kaçınmayacaktır diyen şeyh Ekrem el-Ka’bi, şunları söyledi: “İnsanlık tarihinde, milletlerin hayatını değiştiren çok sayıda devrimler yaşanmıştır, ancak Ayetullah uzma Ruhullah Musevi Humeyni (kuddise sirruh) önderliğindeki İslam Devrimi, tüm devrimlerden daha büyük ve daha etkili olmuştur.”

Irak gönüllü halk birliklerinin (Haşdi Şabi) seçkin komutanlarından Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslim’in el-Ka’bi, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu devrim (İran devrimi), mazlum ve mustazaf milletlerin en iyi yardımcısı ve destekçisidir. Bu devrim aynı şekilde halkların mukavemet ve direniş ruhiyesini takviye etmektedir.”

Şeyh Ekrem el-Ka’bi, Irak’ın şu anki durumuna da değinerek şunları söyledi: “Irak, geçmişte Arap ve Batılı ülkelerce her türlü destek gören Saddam’ın yıkıcı güçleri altında esaret altındaydı. O dönemde İran İslam Cumhuriyeti, krizler ve savaşlar şiddet kazandığında mazlum milletlerin sığınağı ve destekçisi olmuştur ve şu anda da bu destek ve yardımları sürmektedir.”

Şeyh Ekrem el-Ka’bi konuşmasını şöyle sürdürdü: “İran İslam Cumhuriyetinin bu yıllar boyunca sığınmacı ve mülteci durumuna düşmüş mazlumlara kucak açması ve deneyim ve olanaklarını Baas rejimine karşı savaşan Iraklı savaşçılara sunması, bu yardımların bir göstergesidir. Bu yardımlar, yıkılma aşamasında bulunan Baas rejiminin zayıflamasında büyük bir rol oynamıştır.”

Irak İslami Direniş Hareketi Nüceba Genel Sekreteri Şeyh Ekrem el-Ka’bi, İran’ın diktatör Saddam rejimi yıkıldıktan sonra Irak’a olan desteklerine de işaret ederek şunları söyledi: “İran İslam Cumhuriyetinin tarihte kaydedilmiş insancıl yardımlarının rolü, Baas rejimi yıkıldıktan sonra da sona ermemiştir. Öyle ki Irak ve milletinin güvenliği, İran ve milletinin güvenliğinin bir bölümüne dönüşmüştür.”

Şeyh Ekrem el-Ka’bi, ‘İran İslam Cumhuriyetinin İslami direnişin en iyi destekçisi ve Irak’ın vahdet ve hâkimiyetini koruyan güç olduğunu’ belirterek şunları söyledi: “Bu yardımların sonucunda, Nüceba Hizbullah hareketi başta olmak üzere direnişçi grupların terörist gruplara karşı başarılı operasyonları başlamıştır.”

El-Ka’bi konuşmasını şöyle sürdürdü: “İran’ın direniş savaşçılarına olan mali, askeri ve danışmanlık desteği, bizim teröristlere karşı savaşımızda büyük bir rol oynamıştır.”

Irak gönüllü halk birliklerinin (Haşdi Şabi) seçkin komutanlarından Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslim’in el-Ka’bi, konuşmasını şöyle sürdürdü: “İran İslam cumhuriyeti ve halkı, Irak, Filistin, Suriye ve Lübnan’daki İslami direniş güçlerine destek veren tek devlet ve millet olarak tarihi ve onurlu bir seyir izlemiştir.”

Şeyh Ekrem el-Ka’bi, “Emperyalist ve müstekbir güçler ve onların kuklalarının bölgedeki oyunlarının boşa çıkarıldığını vurgulayarak şunları söyledi: “Onlar, İslami direnişin belini kırmaya ve İslam dünyası ile birbirleri ile çatışma halinde olacak Arap ülkelerini küçük küçük gruplara ayırarak bölmeyi düşünüyorlardı. Bu şekilde Siyonist rejimin güvenliğini sağlamayı düşünmekte ve kendileri de “Büyük Ortadoğu Projesi” diye adlandırdıkları bu bölgede güçlü bir yer edinmeyi planlıyorlardı.”

Irak İslami Direniş Hareketi Nüceba Genel Sekreteri Şeyh Ekrem el-Ka’bi, konuşmasının sonunda, çeşitli ülkelerden teşkil olmuş direniş cephesinin örnek niteliğindeki birlikteliğine işaret ederek şunları söyledi: “Bizim şehitlerimizin Suriye ve Irak’taki kanları ile farklı komuta kademelerindeki İranlı savaşçıların ve diğerlerinin kanı savaş meydanında izzet ve şerefle birlikte akmıştır.”

    Tüm Haberler