Bahreyn’de Aşura Sembollerine Yapılan Saldırı Suudilerin Yeşil Işık Yakmasıyla Gerçekleşmiştir

Haber Numarası: 1205189 Bölüm: Görüş/Röportaj
شیخ علی الکربابادی

Bahreynli bir aktivist Bahreyn’de yas merasimi sırasında Aşura sembollerine yapılan saldırının Suudilerin emriyle gerçekleştiğini ve Bahreyn Al-i Halife Rejiminin bu konuda pek fazla otoritesi olmadığını vurguladı.

Tesnim Haber Ajansı - Bahreynli aktivist Şeyh Ali El-Kerbabadi Tesnim Haberle yaptığı röportajda, Bahreyn Al-i Halife Rejiminin geçmiş yıllardaki gibi Aşura ve Muharrem yas merasimlerinin sembollerine saldırmaya başladığını belirterek şunları söyledi: ‘ Geçmiş yıllarda Bahreyn Al-i Halife Rejimi mescitlerde konuşma yapan ve yas merasimini icra eden kişileri çağırıyor, konuşmaları hakkında sorguluyordu. Olay öyle bir boyuta vardı ki, kişiler hatta üzerinde Aşura hadisesi ile ilgili mezhebi sloganların yazıldığı bayraklar nedeniyle bile sorgulamaya tabi tutuluyorlardı.

Bahreyn Al-i Halife Rejimi, zillete boyun eğmeme gibi Aşura sloganlarını halkın zalim rejim karşsındaki inkılabının asıl kaynağı olarak görüyor. Bahreyn Al-i Halife Rejimi aynı zamanda, halka diz çöktürmenin, halkın dini ve Aşura değerlerini hedef alarak mümkün olabileceğine inanıyorlar ve bu yüzden her yıl Muharrem ayında mezhebi merasimlerin hedef alındığına şahit olmaktayız.

Hükümetin son yıllardaki bu eylemeleri Suudilerin yeşil ışık yakmasıyla artmıştır. Bahreyn’in mezhebi dosyanın Suudilerin elinde olduğunu ve Al-i Halife’nin bunun üzerinde pek fazla otoritesi olmadığını söyleyebiliriz. Suudiler mezhebi aşırıcılıklarıyla tanınmaktadır ve bölgedeki mezhebi çatışmaların temel nedenidir ve Bahreyn’deki mezhebi konular hakkında onlar karar almaktır.’

Şeyh Ali El-Kerbabadi Bahreyn Al-i Halife Rejiminin Siyonist Rejim ile olan ilişkisi hakkında ve Bahreyn Dışişleri Bakanının Şimon Peres’in ölümü nedeniyle bu işgalci rejime başsağlığı mesajı göndermesiyle ilgili olarak şunları söyledi: ‘Bahreyn âlimleri bu konuda uygun bir bildiri yayınladı ve Bahreyn halkının Siyonist Rejim ile ilişkileri normalleştirme ve bu rejimi resmi olarak tanıma hakkındaki görüşünü çok iyi bir şekilde açıkladı. Bu bildiri bölgede Siyonist Rejimin müttefiki olan geri kalmış rejimlerin davranışlarındaki değişikliğe bir mim koymuştur. Bu rejimlerin geçmişte de Siyonist Rejim ile ilişkisi bulunmaktaydı ama bu ilişki gizliydi ve Katarlılar ya da başka yollarla sağlanmaktaydı ama bu gün bu ilişki aleni hale geldi.

Onlar halkı korkutarak, Arabistan’ın aşırıcılıklarıyla ve özgürlükleri bastıran baskıcı yasalarıyla halkı Siyonist Rejim ile olan ilişkiyi kabul etmeye mecbur bırakmak istiyorlar. Bahreyn halkı hiçbir şeyden korkmamaktadır ve yıllardır direnişlerinin bedelini ödemektedir. Bahreynliler İmam Humeyni’nin Kudüs Gününü açıkladığı günden itibaren Bahreyn’de Kudüs günü yürüyüşleri gerçekleştirmeye başlamıştır.’

Şeyh Ali El-Kerbabadi röportajının sonunda şunları söyledi: ‘Şehit El-Şahru Kudüs gününün ilk şehitlerindi ve bu yolda şehit oldu. Bahreyn halkı İmam Humeyni’nin Kudüs Günü düzenlenmesi çağrısına “Lebbeyk” dediler ve ilk Kudüs Günü yürüyüşleri Amerika Büyükelçiliği yakınlarına ulaştığında emniyet güçleri Şehit El-Şahru’yu Amerika Büyükelçiliği önünde şehit ettiler.’

    Tüm Haberler