Suudi Rejiminin Yemen’de Ateşkesi Hemen Kabul Etmesinin Nedenleri

Haber Numarası: 1216552 Bölüm: Görüş/Röportaj
جون کیری و عادل الجبیر

Suudi Arabistan Rejimi ekonomik krizler, Yemen’deki savaşın uzaması ve Sana’da düşmanlarının direnişi nedeniyle savaşa devam etmeninin bir intihar girişimine dönüştüğünü anladılar ve bu yüzden bu ülke savaştan onurlu bir şekilde çıkmak için bir çözüm yolu oluşturmaya çalışıyor.

Tesnim Haber Ajansı - Rey El-Yevm Gazetesi, gazetenin baş editörü Abdel Bari Atwan’ın kalemiyle yayınladığı yazıda şunları yazdı: ‘Ateşkes anlaşması, “Kararlılık Fırtınası” operasyonlarının başladığı günden itibaren 19 ay boyunca ilk kez Birleşmiş Milletler ve Yemen Özel Temsilcisi İsmail Veled Şeyh Ahmed tarafından sağlandı.

Savaş fitilini ateşleyen Suudi tarafı Ensarullah ve Salih koalisyonunu kırabileceğini ve onları teslim olma şartlarına zorlayabileceğini zannetti ama bunu başaramadı ve bu yüzden bu gün uygulanması beklenen, Pazartesi günü Birleşmiş Milletler Özel Temsilcisi tarafından açıklanan son anlaşmanın önceki anlaşmalara göre daha fazla şansı olabilir.

Mali krizler, savaşın süresinin uzaması, Sana’daki düşmanlarının direnişi ve onların savunma pozisyonundan saldırı pozisyonuna geçmesi, Suudi Arabistan’ın bu savaşın insani ve maddi olarak yıprandıkları bir intihar girişimine dönüştüğünü anlamasını sağladı ve bu yüzden de Arabistan bu savaştan onurlu bir şekilde çıkabilmek için çözüm yolları oluşturmaya çalışıyor.

Kuveyt’teki 99 günlük müzakere maratonuna katılan Ensarullah’a yakın Yemenli bir yetkili Rey El-Yevm Gazetesine şunları söyledi: ‘Suudi yetkililerin görüşmelerde ve müzakerelerdeki bütün çabası, birkaç gün içerisinde zafere ulaşacaklarını zannettikleri bu savaşta yenilmiş gibi görünmemektir.’

Amerikalılar, İngilizler ve Arabistan’ın müttefikleri, savaşın devam etmesinden ve özellikle Sana’da bir cenaze törenine düzenlenen saldırı olmak üzere,  “Kararlılık Fırtınası” savaş uçaklarının bombardımanından ve işlediği cinayetlerden bıktı ve artık sabırları taştı ve açık bir şekilde “bu savaş koşulsuz ve şartsız durmalı ve siyasi bir çözüme ulaşmak için müzakere masasına dönülmelidir” demek zorunda kaldılar.

Geçen hafta Pazar günü İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson’un ev sahipliği yaptığı ve Amerika, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Türkiye Dışişleri Bakanlarının da davetiyle gerçekleşen Londra zirvesi boyunca, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil El-Cübeyr’e ateşkesi kabul etmesi için baskı yaptılar.

Diplomatik kaynakların açıklamalarına göre; bu konuda en ısrarcı olan Amerika Dışişleri Bakanı John Kerry idi ve Amerika Dışişleri Bakanı açık bir şekilde, ‘artık ateşkes sağlamanın vakti gelmiştir ve daha sonra müzakerelere dönülecektir’ ifadesinde bulundu.

Yemen’de başlattığı savaştan onurlu bir şekilde çıkabilmek için müttefikleri Amerika ve İngiltere’den yardım isteyen Adil El-Cübeyr, John Kerry’nin bu sözlerini hemen destekledi ve ülkesinin bu gün değil, dünden ateşkese razı olduğunu söyledi.

Arabistan’ın bu yaklaşımını güçlendiren şey, bu ülkenin yetkililerinin Sana’da cenaze törenine düzenlenen saldırının sorumluluğunu ve saldırı mağdurlarına tazminat ödemeyi kabul etmesi ve hatta bir adım daha öteye giderek yaralıları tedavi için Umman uçaklarıyla yurt dışına göndermeye hazır olduklarını açıklamaları ve Ensarullah’ın iyi niyetlerini göstermek için, Umman’ın arabuluculuğu ile Amerikalı iki esiri serbest bırakmasıdır.

Sana’da cenaze törenine düzenlenen saldırı, hayatını kaybedenlerin ve yaralananlarının sayısı açısından en büyük cinayetlerdendi ve Suudi Arabistan’ın Yemen’e karşı düzenlediği savaşta asıl ve merkezi noktayı oluşturuyordu. Çünkü bu saldırı ahlaki bir suçtu ve bütün İslami ve Arap değerlerini ayakaltına almıştı. Bu cinayete bahaneler üretmek Suudi Arabistan’ın müttefikleri için de çok zor. Onlar kendilerini kapana kısılmış gibi hissediyorlar ve bu saldırıya doğrudan ya da dolaylı olarak sağladıkları koalisyonla kendilerinden de davacı olunmasından korkuyorlar çünkü dünyanın en fakir ülkelerinden olan Yemen’de işlenen bu cinayet, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur.

Ateşkes, savaşın barışçıl bir şekilde çözülmesi için bin millik bir yoldaki ilk adımdır ve bu yüzden bizde gazetemiz olarak bu ateşkesin başarılı olmasını temenni ediyoruz ve özellikle masum sivilleri bombalayan ve 26 milyon Yemenliyi kuşatma altına alarak onları aç bırakan taraflar olmak üzere bütün tarafların iyi niyet ve kararlılıkla bu ateşkes anlaşmasına yaklaşmalarını umut ediyoruz. Çünkü bu ateşkesin başarılı olması Yemenliler için bir kurtuluş olmaktan ziyade, kendileri için bir kurtuluştur. Çünkü artık füzeler sadece Hamis Muşayt, Cizan ve Necran’a ulaşmıyor, bu füzeler artık Taif’e de ulaşmak üzere.

    Tüm Haberler