Amerika’nın Musul İçin Planı; Kurtarmak Değil, Yer Değiştirmek

Haber Numarası: 1223563 Bölüm: Dünya
عملیات آزادسازی موصل (2)

Öyle görünüyor ki Amerika, güvenli geçitler oluşturarak ve teröristleri Suriye’ye göndererek, Suriye Ordusunu durdurmak ve bu ülkeyi bölme planını uygulamak istiyor.

Tesnim Haber Ajansı - Londra’daki siyasi analiz merkezi Sayyad’dan naklen: “Musul’u kurtarma operasyonları değil, Musul’un yer değiştirmesi operasyonları başladı.”

Washington IŞİD liderlerinin aileleriyle birlikte Suriye’nin doğusuna kaçabilmeleri için güvenli geçitler oluşturdu. IŞİD mensupları sakallarını kesti, bu örgüte ait özel elbiseleri çıkardı ve Neyneva’nın eski belediye Başkanı Asil El-Necefi’ye bağlandı.

El-Necefi siyasi olarak El-Kaide’nin eski lideri Usama Bin Ladin’in kardeşi ve arkadaşlarının desteği altındadır.

Amerika’nın Musul operasyonlarındaki senaryosu da aynı El-Anbar ve Felluce’de uyguladığı senaryo gibidir ama küçük bir farkla. O da şu ki, Washington, Irak hava kuvvetlerine IŞİD’e karşı operasyonlara katılma izni vermemiştir ve gerçekleştirdiği tespit uçuşlarıyla, IŞİD’in bilgilerini toplamış ve onları Suriye’ye kaçarken bombalamıştır.

Musul operasyonlarının vakti önceden belirlenmişti. Amerika yetkilileri bu savaşı, Amerika Birleşik Devleti’ndeki başkanlık seçimlerinde bir başarı sayfası olarak kullanmak istiyorlar. Bu başkanlık seçimlerinde adaylar arasında çok hararetli ve kıyasıya bir mücadele var ve hatta bu rekabetler ahlak ve siyaset dairesi dışına çıkmış durumda. Demokratlar dış politikada kaybetmekle suçlanıyorlar. Çünkü bu politika IŞİD’in ortaya çıkmasına neden oldu. Aynı zamanda Obama Hükümetinin dünyadaki krizleri idare etmedeki zaafı, Rusya’nın uluslararası gelişmeler alanına yeniden dönmesi, Ortadoğu’ya hâkim olma konusunda Amerika’ya rakip olması ve uluslararası yeni bir güç olarak Çin’in yanında yer alması için fırsat verdi.

Washington, Suriye’deki ya da dünyadaki krizlerde, Rusya ve müttefikleri tarafından meydana gelen gerçekleri biliyor ve bu gerçekler karşında teslim oluyor. Tabi Amerika bu olayları Washington’un bölgedeki ve dünyadaki konumuna zarar veren Beyaz Saray’ın bir yenilgisi olarak görüyor. Bu yüzden Beyaz Saray’da yeni hükümet görevi teslim alana kadar bu krizlerin aynı şekilde devam etmesini istiyor. Amerika’nın Ortadoğu’daki ya da dünyadaki krizler karşısındaki politikası işte o zaman belli olacaktır. Öyle görünüyor ki Amerika’nın Batı Asya’daki stratejik hedefleri, İsrail’in jeopolitik isteklerini gerçekleştirmek ve güvenliğini sağlamak olan tek bir hedefle sınırlı.

Amerika şimdi daha büyük bir hedefin peşinde, yani Suriye’nin doğusu ve Irak’ın da batısında bir bölge oluşturmak, Direniş eksenine bağlı ülkeleri kenara itmek, Direniş tarafından İsrail’e yapılan kuşatma halkasını kırmak ve Rusya’nın Akdeniz’de bir konuma sahip olmasına izin vermemek istiyor. Askeri olarak durum böyledir ama ekonomik olarak Amerika, Avrupa ve Akdeniz vasıtasıyla, Direniş eksenine bağlı ülkeler arasındaki Batı Asya ülkeleriyle ilgili tüm ekonomik projeleri kontrol altına almak istiyor. Bu yüzden Amerika savaş ve askeri gemilerinin deniz ticaret yollarındaki sayısı azalmıştır. Aynı zamanda Amerika Kürt müttefikleri ve İsrail lehine eylemler yapmak istemektedir. Washington Heyfa Limanını Avrupa’ya petrol ihracatında bulunulan bir merkez haline getirmek istiyor ve Amerika jeo-ekonomik konulardan dolayı Afganistan ve Libya’ya müdahalede bulunmuştur.

Amerika bu planını uygulamak için bölgede IŞİD’i yaymıştır ve şimdi de bu terörist grubu güneyde Rakka’ya, kuzeyde Haseke’ye ve Suriye’nin doğusunda da Deyrizor’a göndermek istemektedir. Bu bölgede konuşlanmak isteyen teröristlerin sayısının 9 bin olduğu belirtiliyor. Onların hepsi silahlandırıldılar ve Deyrizor’u ele geçirmek üzere büyük ve geniş çaplı bir operasyon gerçekleştirmek için hazırlandılar. Bu kuvvetlerin operasyon hedefi ve yönü Palmira’dır. Suriye Ordusunun bu bölgelerdeki ilerleyişini durdurmak ve Şam’a baskı uygulama için, El-Badiye ve Eş-Şarkıyye bölgesini ele geçirmişlerdir.

Ama Suriye’nin kuzeydoğu bölgelerinde, Türkiye ve Nusra Cephesi gibi bu ülkenin müttefiki olan gruplar bulunmaktadır. Türkiye Menbic’de gerçekleştirdiği Fırat Kalkanı operasyonuyla Kürtlerin sınır bölgelerindeki iletişim yollarını kesmiştir. Ankara bu operasyonun aynısını Musul’da da gerçekleştirmek istemektedir. Bu yüzden kuvvetlerini Musul’un kuzeyine aktarmaktadır ama Musul’un güneyi ve merkezindeki operasyonları Türkiye’nin müttefiklerine yani El-Necefi ve savaşçılarına bırakmaktadır. Bu grup aynı Özgür Suriye Ordusu gibidir. Bu gruplar Irak Kürt sınır bölgelerinin Suriye Kürtleriyle birleşmesine engel olacaktır.

Mevcut şartlarda Ankara kurtarma operasyonlarına katılmak istiyor. Bu yüzden Türk kara kuvvetlerinin operasyonlarda bulunmasını talep ediyor. Ankara’nın bu istekteki amacı, Mesut Barzani’nin hırsını durdurmak ve onun kontrolü altındaki bölgelerin genişlemesini engellemektir. Aynı zamanda Ankara Musul’u kurtarma operasyonlarına katılarak, Osmanlı İmparatorluğu hayallerini gerçekleştirmek ve Irak’ın kuzey bölgelerinin birçoğunda kontrolü ele geçirmek istiyor.

Yukarıda bahsedilenlere göre, Irak’ın batısı ve Suriye’nin doğusu, bölgenin güvenliği için bir tehlikeye dönüşecektir. Aynı zamanda Rakka, Rusya ile görüşmelerde bir ayrıcalık haline gelecektir. Bu görüşmelerde Amerika’nın bölgedeki menfaatleri korunacaktır. Şimdi şu soru gündeme gelmektedir, “Irak’ın Amerika’nın planları karşısındaki politikası ne olacak? Acaba Bağdat bu terörist grupların Irak’ın ulusal güvenliğini tehdit etmesine izin verecek mi?”

    Tüm Haberler