Şam’ın Amerika ve Türkiye’nin Suriye’nin Kuzeyindeki İşgali İle Mücadeledeki B Planı Nedir?

Haber Numarası: 1224397 Bölüm: Dünya
ارتش سوریه

Amerika ve Türkiye Halep’te direniş cephesinin zaferlerini sarsmak, El-Bab şehrine girmek ve bu şehri işgal etmek istiyor ama bu defa Kürt kuvvetleri Ankara ve Washington’un planlarını suya düşürmek için Şam ile iş birliği yapıyorlar.

Tesnim Haber Ajansı - Suriye Ordusu ve müttefikleri tarafından Amerika Cumhurbaşkanlığı seçimlerine çok az bir süre kalmışken hayati bir öneme sahip olan Halep savaşı sonlandırılacak gibi görünüyor. Washington da bu savaşın sonuçlarını uzaklaştırmak için Şam ve müttefikleri için iki tehlike oluşturdu. İlk tehlike; Ankara’dan kendisine bağlı kuvvetleri Halep’in doğusunda bulunan El-Bab bölgesine göndermesini istedi. İkinci konu ise; IŞİD mensuplarını Suriye’nin doğusuna göndermek ve onları Deyrizor ve Rakka’da konuşlandırmak olan Musul savaş planıdır.

Üst düzey bir güvenlik kaynağı, Moskova’nın bu aşamada Washington’un Suriye’de askeri mevzilere düzenlenen saldırıları geri püskürtmesinin uzak bir ihtimal olmadığını düşündüğünü belirtti. Ama aynı zamanda Şam’ın da B planı bulunmaktadır ve bu plan tehlike boyutuna göre uygulanacaktır ve Moskova stratejik füzeleri ve yeni radar sistemlerini Şam’ın etrafına konuşlandırmıştır.

Şam, Türkiye’nin Suriye’deki askeri müdahalesini ve Ankara ve Kürt kuvvetlerinin El-Bab’a ulaşma çabalarını kontrol altına aldığında, Suriye Ordu Komutanlığı bir bildiri yayınlayarak, Suriye hava sahasını ihlal eden bütün uçakların düşürüleceğini ve Suriye topraklarındaki Türk kuvvetleri ile işgalciler gibi muamele edileceğini açıkladı.

Yayınlanan bu bildiriden sonra medya, bu süre içerisinde bu haberin yayınlanmasının tesadüf olmadığını belirtti. Aslında bu konu, Türkiye kuvvetlerine karşı Kürtler ve Araplardan oluşan bir halk direnişinin oluşmasının yakın olduğunu gösteriyor.

Askeri bir kaynak El-Bab şehrinin Türkiye tarafından işgal tehlikesi bulunduğunu yalanlamadı ve bu konunun Suriye Ordusu ve müttefikleri için büyük bir tehdit olduğunu vurguladı. Aslında Şam bu konuyu çok iyi biliyor ve El-Bab kırsallarında ve Suriye ve Irak sınırlarında Washington ve Türkiye’yi büyük bir sürpriz bekliyor.

Rusya gazetelerinden biri, mensuplarının büyük kısmı Kürtlerden oluşan Suriye Demokratik kuvvetlerinden bir komutandan naklen, Türkiye’ye bağlı unsurların ve kuvvetlerin El-Bab’a nüfuzuyla mücadele etmek için, Kürt ve Arap kuvvetlerinden oluşan askeri grupların teçhizatlandığını belirtti. Bu komutanın ifadesine göre, Demokratik kuvvetler ortak düşman olan Türkiye’ye karşı Suriye Ordusu ile iletişime geçtiklerini söyledi.

Bu gazetenin raporuna göre, Washington bu savaşta Kürt müttefiklerini Türkiye’ye sattı. Aslında Amerika Savunma Bakanı Ashton Carter’in Türkiye’ye gerçekleştirdiği son ziyaret, El-Bab’ın işgali için iki taraf arasındaki lojistik ve istihbarat koordinasyonunu sağlamak ve kendilerince direnişin Halep’teki zaferlerini sarsmak için gerçekleşti.

Suriye Demokratik Kuvvetlerinden bir komutan bu ziyarete tepki olarak şunları söyledi: “Washington’un bize olan yardımları kesildikten sonra, bizim kuvvetlerimizin Suriye Ordusuna yardım etmekten başka seçeneği yoktur. Amerika şimdi bütün desteğini Türk kuvvetlerine yapmaktadır ve bütün amaçları El-Bab şehrine ulaşmak ve Şam’ın Halep’teki önemli savaşını tehdit altına almaktır…ama gizli olarak bütün gücümüzü ve imkanlarımızı Suriye Ordusuna sunduk. Çünkü bu savaştaki amacımız birdir.”

Amerika Haber Sitesi de güvenilir belgelere göre, Suriye’nin kuzeyinde Arap ve Kürtlerden oluşan askeri bir grubun halk direniş kuvveti olarak teşkilatlandırıldığını, Haşd El-Şabi’nin Irak’ta onlara eğitim verdiğini ve muhtemelen Türkiye ve Türkiye’ye bağlı kuvvetler El-Bab’a ulaştıklarında bu kuvvetlerin onlarla mücadele edeceğini açıkladı.

Musul savaşının başlamasıyla eş zamanlı olarak, Rusya hava kuvvetleri, Moskova’nın tespit uçaklarıyla 24 saat Suriye ve Irak’ı kontrol ve altında tutuyor. Rusya Genel Kurmay Başkanlığı da bu savaşın Suriye’nin doğu bölgelerinde Rusya ve Suriye askerilerinin varlığı için ciddi bir tehdit oluşturduğundan dolayı çok büyük öneme sahip olduğunu belirtti. Aslında IŞİD mensuplarının geçiş tehlikesi sadece Suriye’nin doğu bölgeleriyle sınırlı değildir çünkü Amerika onlardan IŞİD mensuplarının Lübnan’ın doğu bölgelerindeki dağlık alanlara gitmesini istemiştir.

    Tüm Haberler