Türkiye’de Korku Referandumu

Türkiye’de yapılacak referandumun sonucunu kestirmek zor olsa da ortada bir gerçek var ki 15 Temmuz’u kullanan hükümet bir korku imparatorluğu yaratmış durumda.

Türkiye’de Korku Referandumu

Tesnim Haber Ajansı - Türkiye’de 16 Nisan’da yapılacak olan yönetim sistemini değiştirmeye yönelik Cumhurbaşkanlığı sistemi referandum çalışmaları hararetli bir şekilde devam ederken halkın üzerine korku tohumları serpilmiş durumda. Referandum sonucu evet mi hayır mı çıkacağı henüz netlik kazanmış değil ama bir şey çok net gözlenebiliyor o da Türkiye’de şimdiden bir korku imparatorluğu yaratılmış.

Türkiye’de referandum yaklaşırken evet cephesini daha büyük bir endişe kaplamış durumda ve endişeye kapılan evetçiler ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar, sonucun kendi lehlerinde olumlu çıkması için akla gelmeyecek şeyler yapıyorlar.

Hükumet referandum sonucunu etkilemek adına dışarıda Almanya ile başlayan sürtüşmeyi diğer AB ülkelerine sıçratmış buradan milliyetçi oyları almayı hedeflemiş ve büyük oranda da başarılı olmuştur. Hatta bu sürtüşmeleri içeriye de yansıtarak halka bu referandumda bütün Avrupa’nın Türkiye karşıtı olduğunu, Türkiye’nin güçlenmesini istemediğini işte tam da bu nedenle evet denilmesi gerektiğini bağırmaya başlamışlardır.

İçeride vahim bir durum var

OHAL'in devam ettiği bir ortamda yürütülen referandum propagandalarında evetçiler, muhaliflerin susturulması için her şeyi yapmakta en cılız muhalif bir sesin duyulmasını dahi engellemeye çalışmaktadırlar. Bunun birkaç örneğini verecek olur isek OHAL kapsamında FETÖ bahane edilerek muhalif gözüken kişiler görevlerinden uzaklaştırılırmış, hapse atılmış, mal varlıklarına el konulmuştur. Anlaşılmadık bir şekilde henüz gizemini koruyan bir çıkışla referandum yolunu açan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin muhaliflerine propaganda yapmak için salon verilmiyor, verilen salonların ışıkları kesiliyor, muhaliflere yönelik saldırılar düzenleniyor. MHP’nin muhaliflerinden Sinan Oğan’a yönelik silahlı ve silahsız saldırılar düzenlenerek propaganda yapması engellenmeye çalışılıyor. Meral Akşener’in Niğde’de hayrı propagandası yapmaması için ilde bir hafta süreyle her türlü propaganda çalışmaları valilikçe yasaklanıyor. Referandum çalışmaları için kurulmak istenen ve başkanlığını AKP’de danışmanlık yapan Tuna Bekleviç’in Hayır Partisine izin verilmiyor. Yine hayır diyeceğini açıklayan Saadet Partisinin salon başvurularına izin çıkmıyor.

Bu durum sadece siyasilere yönelik değil sivil halk üzerinde de etkili bir şekilde hissedilmektedir. Halk artık birbirinden şüphe eder, korkar duruma gelmiş bir durumda. Hayır diyecek bir kişi FETÖ suçlamasıyla karşı karşıya kalıp işinden, mal varlığında olabilir hatta hapse atılıp bütün hayatı karartılabilinir.

Birkaç şehirde karşılaştığım ilginç olayları aktarırsam herhalde durum daha iyi anlaşılır. Şehirlerarası bir otobüs yolculuğunda otobüs şoförü ve yolcu arasında geçen referandum konuşması aynen şöyle:

Şoför: Siz bu şehide yabancısınız, acaba polis misiniz?

Yolcu: Sizin dış görünüşünüz polise çok benziyor siz polis misiniz?

Şoför: Referandum halkta huzuru kaçırdı.

Yolcu: Siz istihbarata mı çalışıyorsunuz bu şekilde sorularla halktan bilgi alıp MİT’e mi veriyorsunuz?

Şoför: Asıl siz yabancısınız bu işi siz mi yapıyorsunuz?

Devam ediyor…

Başka bir şehirde soruyorum referandumu nasıl görüyorsunuz, bu şehirde sonuç ne çıkar?

  • Vallah gerçeği söylemek gerekirse halk korkuyor, gerçek kararını açıklayamıyor. Bu nedenle çoğu kişi kararsızız diyor.

Neden korkuyor?

  • İşinden olmaktan, şehre sunulan imkanların kesilmesinden.

Başka bir şehirde duyduklarım ise daha vahim!!!

Vali evet oyu vermeleri için köyleri gezip, muhtarlara ve halka baskı yapıyormuş. Köy muhtarına eğer köyden evet çıkmazsa, köye hiçbir hizmet vermeyeceği hatta verilen hizmetlerin geri çekileceği tehdidinde bulunuyor.

Yine TV haberlerinde açık bir şekilde verilen; Adilcevaz Kaymakamı’nın köy muhtarlarına referandumda evet oyu vermezseniz köye hiçbir hizmet verilmeyecek, Muhtarlık Mührü elinizden alınacak tehdidi.  

Hükümet yetkililerinin açık bir şekilde yaptıkları tehditler yazmakla bitmeyecek türden. Her gün bir yetkili tehdit ediyor; iç savaş çıkar, terör bitmez, ekonomi çöker, hayır diyenler teröristtir…

Anayasa değişikliği, evet hayır propagandasından çıkmış tam bir korku ve sindirme propagandasına dönüşmüş durumda. İnsanlar birbirinden şüphe eder duruma düşmüş veya taraflar bir birini hıyanetle suçlar, terörist ilan eder duruma gelmişler.

İnsan düşünmeden edemiyor şimdi bu şekilde bir korku imparatorluğu oluşturulmuş, bir diktatörlük yürütülüyorken ya evet çıkarsa ne olacak?

 

 

En Çok Okunan Görüş/Röportaj Haberler
En Önemli Görüş/Röportaj Haberler
En Çok Okunan Haberler