Suriye’nin Cenevre’deki Son Zaferinin Ayrıntıları/ Amerika’nın Terörizmi Kullanmadaki Israrı


Suriye’nin Cenevre’deki Son Zaferinin Ayrıntıları/ Amerika’nın Terörizmi Kullanmadaki Israrı

Cenevre’de Birleşmiş Milletler Genel Merkezinde Arap Avukatlar Birliği temsilcisi, Suriye’nin son diplomatik zaferinin ayrıntılarına değinerek, terörist grupların özellikle Vahhabi Siyonizm emperyalizminin emriyle eylemlerini arttırdığını vurguladı.

Tesnim Haber Ajansı - Cenevre’de Birleşmiş Milletler Genel Merkezinde Arap Avukatlar Birliği temsilcisi İlyas Khuri, terör eylemlerinde bulunanların suç ve ceza kanunları gereğince her ülkede yargılanması gerektiğini belirtti.

İlyas Khuri Tesnim Habere verdiği röportajda geçtiğimiz günlerde terörizm hakkında düzenlenen konferansa değindi ve şunları söyledi: “Biz bir konferans düzenledik ve Suriye’deki terör eylemlerinin başta bölge ülkeleri ve Avrupa ülkeleri ve diğer ülkeler olmak üzere bulaşıcı bir hastalık gibi bütün dünyayı sardığını göstermek için bu konferansın konusunu “terörizm ve savaş suçları” olarak belirledik.

Terör eylemlerinde bulunan kişiler, katil, suçlu ve hırsızdır ve bütün suç içerikli sıfatlar onları kapsamaktadır. Sonuç olarak bu kişiler suç ve ceza kanunları gereğince her ülkede yargılanmalıdır. Çünkü bu kişiler katil ve suçludur.

Bu konu sözde liderler olan silahlı ve teşkilatlanmış kişiler için geçerli değildir. Bu grupların asıl komutanı ve lideri, onları aktif hale getiren ülkelerdir. Bu grupları oluşturan hükümetler, terörist ve tekfirci düşüncenin beslenmesi için paralar harcayan büyük güçler ve bazı bölge ülkeleridir. Herkes bu düşünce ve yöntemin kaynağının nere olduğunu çok iyi biliyor ve bu durum ele geçirilmek istenen ülkeleri ve bütün insanlığı zor durumda bırakıyor”

İlyas Khuri, terörist grupların eylemlerini arttırmasının nedenleri hakkında şu hatırlatmalarda bulundu: “Patlamalar hakkında şunu söyleyebiliriz ki, ne zaman Cenevre’de ya da Astana’da Suriye krizinin siyasi ve diplomatik olarak çözülmesi konusuna biraz yaklaşsak bu terörist gruplar eylemlerini arttırıyorlar ve bu gerginlikler özellikle Vahhabi Siyonist emperyalizmi olmak üzere batı taraflarının emriyle gerçekleşiyor. Suriye’de bu tip terör eylemleri yeni bir konu değildir. Buradan bütün şehitlere rahmet ve yaralılara acil şifalar diliyorum. Suriye halkı kendilerine karşı işlenen bu tür suç ve cinayet eylemlerine alıştır.

Sonuç olarak uluslararası toplum, Suriyeli yetkilerinin yargılanmasını talep etmek yerine, bu suçluları cezalandırmalıdır. Kastım Siyonizm, emperyalizm ve Suudilerin liderliğini yaptığı uluslararası toplumdur.”

Khuri, “Cenevre’de karşılaştığınız en önemli hukuki engel neydi ve hangi taraflar sizin faaliyetlerinizin önüne taş koydular?” sorusuna şöyle yanıt verdi: “Bizi üzen şey mesela Suriye'nin Cenevre'deki BM büyükelçisi Hüsamettin Ala aracılığıyla sunduğu kapsamlı uluslararası raporlar konusunda olduğu gibi medyanın yalanları ve çarpıtmalarıdır. Uluslararası toplum, İnsan Hakları Konseyi ve Suriye diplomasisi yaşanan bu savaşta galip olmuştur ve Suriye tarafından sunulan kapsamlı uluslararası rapor, oylamaya bile sunulmadan kabul edilmiştir.

Amerika Birleşik Devletleri Büyükelçisi, İngiltere Büyükelçisi ve sayıları çok az olan bazı ülkeler terörizmi kullanma konusunda hala ısrar ediyorlar. Bu ülkeler önceden de gündeme getirdikleri bazı önerileri yine vurguladılar ama Suriye Hükümeti bu önerileri kabul edemez. Çünkü bu öneriler Suriye’nin milli egemenliğine zarar vermektedir ve bu öneriler aslında Suriye’nin iç işlerine müdahale sayılmaktadır. Onlar Suriye içerisindeki kuralları kendi menfaatlerine göre değiştirmek istiyorlar ve bu yüzden de yenildiler.

Avukatlar ve hukuk kuruluşları ile ilgili olarak, Arap Avukatlar Birliği, Uluslararası Demokratik Haklar Birliği ve Doktor Abdülhamit Deşti’nin başkanlığını yaptığı Uluslararası Adil Yargılanma ve İnsan Haklarını Destek Konseyi olmak üzere sadece üç tanesinin ismini zikrettiğim kuruluş, terör saldırısını kınamış ve dünya vicdanına seslenerek, Suriye’deki asıl sorunun terörizm olduğunu ve terörizm Suriye’de cinayetlerine, yıkımlarına ve Suriye’nin alt yapısını hedef almaya devam ettiği sürece insan hakları alanında hiçbir ilerlemenin yaşanmayacağını vurgulamıştır.”

En Çok Okunan Görüş/Röportaj Haberler
En Önemli Görüş/Röportaj Haberler
En Çok Okunan Haberler