Moskova Toplantısı; Türkiye Suriye Krizindeki Rolünü Kaybediyor

Haber Numarası: 1378660 Bölüm: Dünya
ترکیه

Rusya, İran ve Suriye Dışişleri Bakanları Türkiyeli mevkidaşlarının katılımı olmadan Amerika’nın Suriye’de gerçekleştirdiği son füze saldırısının sonuçlarını değerlendiriyor hatta Türkiye’nin Astana Müzakerelerinden çıkma olasılığı da var.

Tesnim Haber Ajansı - “Navy Semaya Gazeta” Gazetesi yayınladığı bir analizde şunları yazdı: ‘Amerika’nın Suriye’nin Şayrat Havaalanına düzenlediği füze saldırısı Rusya, İran ve Suriye Dışişleri Bakanları arasında gerçekleşecek olan bugün ki üçlü oturumun ana konularından biridir. Bu üç ülke, bu olayla ile ilgili olarak ortak bir tutuma sahip olmasına rağmen Türkiye, Suriye’de barışın sağlanmasının garantörlerinden biri olarak şimdiye kadar bu konuda farklı bir görüş sergilemiş ve Amerika’nın bu eylemini desteklemiştir.

Ankara ve Moskova arasında İdlib eyaletine gerçekleşen kimyasal saldırı ile ilgili olarak ortaya çıkan tartışmalar, Suriye’deki askeri gerginliklerin çözümü konusunda Rusya-İran ve Türkiye arasındaki üçlü zirvede Türkiye’nin kaderini belirleyecek.

Moskova, Tahran ve Şam’ın durumun daha da kötüleşmesine engel olma çabaları

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova Perşembe günü şu açıklamalarda bulunmuştu: ‘Suriye’deki siyasi-askeri durumun incelenmesi, Rusya, İran ve Suriye Dışişleri bakanları arasındaki müzakerelerin en önemli konularından biridir ve taraflar durumun daha da kötü bir hal almasına engel olma ve Amerika’nın askeri saldırısı ile Suriye’deki siyasi krizin çözümü noktasındaki çabaların yok olması konularını inceleme noktasında üçlü bir koordinasyon sağlamaya çalışacaklardır.

Suriye hakkındaki temel konu, bu ülke topraklarındaki uluslararası terörizmle toplu olarak mücadele etme yoluna dönmek ve çatışan tarafları Cenevre ve Astana Müzakereleri çerçevesinde barışçıl çözüm yoluna teşvik etmektir.’

Daha önce de Türkiye, Rusya ve İran ile birlikte Suriye’deki silahlı muhalif gruplar arasında görüşmelerin gerçekleşmesinde aktif bir rol oynamıştı ama Suriye’nin İdlib eyaletine gerçekleşen kimyasal saldırı olayı, durumu değiştirdi ve Ankara yetkilileri açık bir şekilde Moskova’dan Şam’a olan desteğinden vazgeçmesini istedi. Ama Moskova yetkililerinin açıklamaları Rusya’nın Beşşar Esad’ı teslim etmeye niyetleri olmadığını gösteriyor ve bu ülke son Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplantısında, Han Şeyhun’da yaşanan facia hakkında araştırılma yapılması ile ilgili Amerika, Fransa ve İngiltere tarafından sunulan karar taslağını veto etmişti.

Türkiye’nin Suriye konusundaki gerçek duruşu referandumdan sonra belli olacak

Avrupa konularında Türkiyeli uzmanlardan Kerim Han “Navy Semaya Gazeta” Gazetesine şu açıklamalarda bulundu: ‘Türkiye liderlerinin Suriye konusunda çelişkili tutumları var. Bir taraftan Rusya ile görüşmelerin devam etmesini istiyorlar ve diğer taraftan da Amerika’nın Türkiye’nin Suriye’deki varlığının önemini anlamasını umut ediyorlar. Tabi 16 Nisan’da gerçekleşecek olan referandumdan sonra Türkiye liderlerinin tutumu daha belirgin hale gelecektir. Eğer Erdoğan yeni yetkiler kazanırsa, Suriye konusunda daha açık politikalar uygulayabilir. Burada gündeme gelen en önemli sorular şunlardır: Acaba yeni bir askeri operasyon gerçekleşecek mi? ve başka bir Astana Zirvesi düzenlenecek mi? Bu soruların cevabı henüz belli değil ama her halükârda eğer Türkiye Suriye’de yeni bir askeri operasyon gerçekleştirmek ya da bölgedeki konumun güçlendirmek istiyorsa Rusya ile ilişkilerini korumalıdır.

Amerika ve Rusya’nın Kürt savaşçılarla çok yakın ilişkileri olduğu göz önünde bulundurulduğunda, Ankara’nın Suriye’nin kuzeyinde bağımsız bir Kürt devleti kurulmasına engel olması çok zor bir durumdur.’

Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkiler gerilese de bozulacağını düşünmüyorum. Türkiye tarafı gelecekte Amerika ile daha fazla iş birliği yapacaktır ama hiç şüphesiz Rusya da tamamen görmezden gelinemez.’

Türkiye’nin Astana Müzakerelerinden çıkma ihtimali

Ankara Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Başkanı ve uzman olan İsmail Türkel de bu gazeteye şu açıklamalarda bulundu: ‘Türkiye’nin Astana Müzakereleri çerçevesinden çıkma ihtimali bulunmaktadır. Eğer Rusya durumu daha da kötüleştirir ve Türkiye’yi kendinden uzaklaştırışa, Ankara da bir tavır sergileyecek ve Suriye’ye karşı tutumunu yeniden gözden geçirecektir. Bana göre bu durum onları o kadar da memnun etmeyecektir.

Ankara ve Moskova arasındaki ilişkilerin bozulması İdlib’de yaşanan kimyasal saldırı olayından sonrasına dayanmıyor. Bu ilişkiler Rusya askeri kuvvetlerinin Türkiye’nin terörist olarak adlandırdığı Kürt militanları açık bir şekilde desteklemeye başladığı günden itibaren bozuldu ve bununla birlikte Ankara da Amerika’nın Suriye’ye gerçekleştirdiği füze saldırısını destekledi çünkü bu iki ülke birbirinin müttefikidir.’

Yeni grup: Rusya, İran, Suriye ve Hizbullah

Moskova Ekonomi Yüksek Okulu Siyasi Bilimler Enstitüsü uzmanlarından Leonid İsaov şunları söyledi: ‘Amerika’nın Suriye’ye gerçekleştirdiği füze saldırısından sonra, Rusya, İran, Suriye ve Hizbullah’tan oluşan yeni bir grup meydana gelmiştir ve bu grup Donald Trump hükümetinin bu eylemine şiddetle karşı çıkmaktadır.

Onlar Suriye’deki eylemlerinde gerekli koordinasyonu sağlamak için kendi aralarında oyunun kurallarını belirlemek istiyorlar ve doğal olarak bu alanda Türkiye’nin bir rolü olmayacaktır. Bu durumda Rusya- İran- Türkiye üçlüsü önemini kaybedecektir ve halihazırda bu üçlü birlik bozulmak üzeredir. Bunun sebebi sadece Ankara’nın Moskova ve Tahran’la tutumunun aynı olmaması değildir. Bunun sebebi bu üç ülkenin başta belirlediği ortak hedeflerde artık mutabık olmamasıdır.

Bu konu 16 Nisan’da düzenlenecek olan referandumdan sonra daha şeffaf bir hal alacaktır. Çünkü şu an Ankara yetkilileri dış politikada ılımlı bir tavır sergilemektedir ama Türk halkının anayasa değişikliğini desteklemesi halinde Ankara yetkilileri tarafından bu konuda daha sert tutumlara şahit olacağız.’

 

    Tüm Haberler