İran’da Seçim Yarışı Başladı/ Seçimin Tarafları Ve Stratejileri

Haber Numarası: 1379349 Bölüm: İran
انتخابات 96

İran’da 19 Mayıs 2017’de yapılacak olan 12. dönem cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinin resmi olarak başlamasıyla seçimin tarafları ve takip edilmesi muhtemel stratejileri üzerine bir değerlendirme.

Tesnim Haber Ajansı - İran’da 19 Mayıs 2017’de yapılacak olan 12. dönem cumhurbaşkanlığı seçimi süreci, adaylık başvurularının resmi olarak 10 Nisan’da başlamasıyla, resmen başlamış oldu. Bu seçimlerde 4 büyük rakibin seçim propagandası yapması, bu propagandalarda izlenecek siyasetlerin ve verilecek vaatlerin seçim sonucunu belirleyeceği beklenmektedir.

Bu dört rakip; mevcut cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, reformistler, muhafazakarlar ve eski cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinejad’dan oluşmaktadır. Şimdi bu dört rakibin şimdiki durumlarını ve seçim sürecindeki durumlarını değerlendirelim.

Hasan Ruhani: Şimdiki Cumhurbaşkanlığı görevini yürüten muhafazakar kökenli olan Hasan Ruhani geçen seçimde tedbir ve ümit sloganı ile reformistlerinde oyunu alarak seçimi kazanmıştı. Ruhani’nin seçimi kazanarak iktidarı ele geçirmesinde Ayetullah Haşimi Rafsancani’nin çok büyük etkisi vardı ve Ruhani’nin bu dönemki seçimde aday olacağı herkes tarafından bilinmektedir. Son bir yıldır Hasan Ruhani’nin İran tarihinde tek dönem cumhurbaşkanlığı yapmış kişisi olabileceği basında yer almaktadır. Bunun nedeni, Ruhani hükümetinin vadettiği projeleri yerine getirememiş olmasıdır. Hasan Ruhani şimdiki seçimde 3 büyük sorunla karşı karşıyadır ki bunlar: Birinci olarak; ekonomik sorun. En büyük vaatlerini ekonomik sorunların çözümü alanında veren Ruhani hükümeti geçen 4 yıllık sürede ekonomik sorunları çözememiştir. Ülkede işsizlik oranının her gün katlanarak artması, ithalat artarken ihracatın azalması ve ülkedeki büyük fabrikaların kapanması ile işçilerin haklarının verilememesi gibi sorunlar ekonomik krizi derinleştirmektedir.

Ruhani önceki seçim döneminde her 100 gün zarfında bir ekonomik sorunu çözeceğini ve bunu duyuracağını belirtmişti fakat hiç bir sorunu çözemedi ve bu Ruhani için büyük bir antipropaganda oluşturdu. Genel anlamda Ruhani aleyhinde yapılan açıklamaların hemen hemen hepsi ekonomik alanda (işsizlik, fabrikaların kapanması) yapılmakta ve Ruhani cephesinden buna tutarlı bir cevap verilememektedir.

İkinci olarak; dış politikada izlediği siyasettir. Ruhani seçim vaadinde Nükleer krizi çözeceğini belirtmişti. Ruhani hükümetinin 3 yılını bu konuya ayırdı ve Nükleer krizin çözülmesiyle ülkeye uygulanan tüm ambargoların kalkacağını, ülkede büyük bir inkişaf ve terakkinin gerçekleşeceğini açıklamıştır. Ama Nükleer anlaşmanın yapıldığı günden bu güne 1 yıl geçmesine rağmen ülkeye uygulanan ambargoların büyük bir kısmı kaldırılmamış ve nükleer anlaşmaya bağlı olarak ekonomide bir gelişme görülmemiştir. Bununla birlikte ABD ve AB’nin İran’a karşı tutumlarında hiçbir değişiklik olmamış İran karşıtı tavırlarının bundan önce olduğu gibi şimdi de sergilemektedirler. Hasan Ruhani dış siyasette Muhammed Cevat Zarif’in yardımıyla tebessüm siyasetini yürütmeye çalışmıştır fakat şimdi herkes batı karşısında tebessüm siyasetinin uğursuz kaldığını söylemektedir. 

Üçüncü olarak; Hasan Ruhani hükümetinde olan yolsuzluklardır. Genel olarak Ruhani, Ahmdinejad hükümetini yolsuzluklar ve yalancılıkla suçluyordu ama Ruhani hükümetinde geçen bu süre zarfında büyük yolsuzlukların yapıldığı söz konusudur. Ruhani’nin yardımcıları ve bakanlarından bazılarının bu yolsuzluklara karıştığı söylenilmektedir. Genel olarak Ruhani hükümetinin bakanlarının büyük bir kısmı milyarder ve sanayi alanında güç sahibidirler. Bu özellik bu kişilerin düşünce tarzlarında ve siyasetlerinde etkili olmaktadır. Bu nedenle Hasan Ruhani fakir halkın kendisine olan desteğini kaybetmiştir.

Bu üç büyük sorun, seçime katılması durumunda Ruhani’nin şiddetli bir şekilde eleştirilmesine kaynak oluşturmaktadır yine de bu 3 büyük soruna rağmen Ruhani seçimi kazanacak en güçlü aday olarak gözükmektedir. Ruhani’nin seçimi kazanacak güçlü bir aday olarak gözükmesinin nedeni; karşısında güçlü bir rakibin olmaması ve muhalefetin bir çatı altında toplanamamasıdır bu konuyu ilerleyen kısımda açıklayacağız.

Reformcular: Reformcular, 4 yıl öncede muhafazakar kökenli olmasına rağmen Hasan Ruhani’yi destekleyerek kendilerini iktidara taşımakta başarılı olmuşlardır. Reformcular şimdi kayıtsız şartsız Ruhani’yi destekleyeceklerini ve karşısına hiçbir aday çıkarmayacaklarını açıkladılar. Ama bazı kulislerde, Ruhani ile birlikte alternatif başka bir adayın da seçime katılması düşünüldüğü söylenilmektedir. Bu plana göre alternatif kişi, seçim yarışına katılmalı ve anketlerde kendisinin de seçim yarışından çekilmesiyle Ruhani’nin kazanacağı kesinleşince adaylıktan çekilmesi ve Ruhani’ye desteğini açıklaması yönünde bir stratejinin izlenilmesi gerektiği söylenilmektedir. Bazı kulislerde Muhammet Hatemi döneminde Sağlık Bakanlığı yapmış, şimdi mecliste Tebriz Milletvekili ve Meclis Başkanı Yardımcısı olan Mesud Pezeşkiyan olduğu söylenilmektedir. O, reformcular içinde; İslamcı, korkusuz ve güvenilir biri olarak tanınmaktadır. Bu durum şunu göstermektedir ki; reformcular tüm imkanlarıyla Hasan Ruhani’ye destek vererek, gelecek hükümette daha çok kazanç elde etmeyi hedeflemektedirler.

Muhafazakarlar: İran’da Muhafazakarlar çeşitli partiler ve gruplardan oluşan sağ cenah ismiyle tanımlanıyorlar. Muhafazakarlar, bundan 6 ay önce tüm parti ve grupları bir çatı altına topla kararı alarak İslam İnkılabı Güçleri Halk Cephesi denilen bir kurul oluşturdular. Bu kurul ülkenin her yerinden binlerce kişinin katılmasıyla bir kurultay gerçekleştirdiler ve 50 kişilik bir yönetim kadrosu belirlediler. Bu 50 kişide içlerinden 24 kişiyi merkezi siyasi takım olarak seçtiler. Şimdi bu 24 kişi anketlere uygun olarak seçimlere katılması için 3 kişiyi belirleyecek ve bu kişiler, cumhurbaşkanlığı adaylığına isimlerini kaydettireceklerdir. Bu 3 kişiden ikisi seçim yarışının son anlarında anket sonuçlarına uygun olarak önde gözüken kişi lehinde seçim yarışından çekilecek ve o kişiyi destekleyecekler. Önümüzdeki hafta bu üç kişinin ismi belirlenecek ve bu üç kişi cumhurbaşkanlığı adaylığına kayıtlarını yaptıracaklardır. Belirlenecek bu üç isimde muhafazakarlar arasında çok büyük bir etkiye sahiptirler. Bu 3 isimde direkt olarak İslam İnkılabı Güçleri Halk Cephesi’ne katılmasalar da muhafazakarlar arasında çok büyük etkiye sahiptirler. Bunlardan birisi inkılabın ilk yıllarından beri yargıda üst kademe görevlerde bulunmuş ve son aylarda Ayetullah Hamenei’nin görevlendirmesiyle İmam Rıza Vakfı’nın başkanlığını yapan Ayetullah İbrahim Reisi’dir. Geçen hafta resmi olarak seçimlere katılacağını açıklayan Reisi’ye halk büyük büyük bir ilgi göstermektedir. İslam İnkılabı Güçleri Halk Cephesi üyesi olmayan Reisi’nin anketlere göre önde olması durumunda bu cephenin adayları Reisi lehine seçimden çekileceklerdir. Reisi’nin aday olacağını açıklamasıyla son günlerde bazı gazete ve dergilerde Reisi, Ruhani’nin en büyük rakibi olarak gösterildi ve iki din adamının siyasi düelloya çıkacağı yönünde başlıklar atıldı. Muhafazakarlar arasında Reisi’den başka iki kişi daha çok büyük etkiye sahiptir. Bunlardan birisi Tahran Büyük Şehir Belediye Başkanı Muhammed Bakır Galibaf ve ikincisi önceden Yüksek Milli Güvenlik Şurası’nın başkanlığını yapmış Seyyid Celili’dir. Bu iki kişi henüz muhafazakarların oluşturduğu cepheye katılmamakla, aday olacaklarını da açıklamamışlardır. Bazı kulislerde bunların durumu değerlendirdiklerini ve buna göre seçime katılıp katılmayacaklarının belli olmadığı söyleniyor.

Mahmud Ahmedinejad: Son 48 saatte İran gündemini büyük bir şekilde etkileyen ve tüm siyasetçileri beklemediği bir durumla karşılaştıran eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad adaylık başvurusunda bulundu. Ahmedinejad son bir yılda seçim kampanyasına benzeyen bir çalışmalarda bulunduğu bir zamanda Ayetullah Hamenei, ona seçimlere katılmaması tavsiyesinde bulunmuştu. Ayetullah Hameni’nin gizli bir şekilde yaptığı seçimlerde adaylıktan uzak durması tavsiyesinin ortaya çıkmasından sonra, Ahmedinejad Ayetullah Hamenei’ye açık bir mektup yazarak sizin tavsiyenize uyarak seçimlere katılmayacağım demişti. Ahmedinejad daha sonra cumhurbaşkanlığı yaptığı dönemde özel kalem müdürlüğünü yapmış Hamid Bekayi’yi kendi yerine aday gösterdi. Ahmedinejad, dün Hamid Bekayi’nin cumhurbaşkanlığı adaylık başvurusunda bulunması amacıyla İçişleri Bakanlığına gitti ve Hamid Bekayi başvuru yaptıktan sonra kimsenin beklemediği bir şekilde kendisi de adaylık başvurusunda bulundu. Ahmedinejad adaylık başvurusunu yaptıktan sonra basın mensuplarına; bu girişimi, Hamid Bekayi’yi desteklemek amacıyla yaptığını ve büyük ihtimalle seçimlere kadar adaylığının kalmayacağını açıkladı. Ahmedinejad’ın aday olması siyasi sahnenin değişmesine neden olabilir. Hasan Ruhani, Ahmedinejad’ın seçim gününe kadar seçim sahnesinde kalacağını, özellikle fakir halkın ve köylü halkın desteğini alacağını biliyor.

Ahmedinejad'ın bu girişimi İran siyasi gündeminde bir kaç yönden değerlendiriliyor. Ayetullah Hamenei’nin seçime katılmaması yönündeki tavsiyesine bir saygısızlık ve onun uyarılarını görmezden gelmek olarak değerlendirilerek, muhafazar kesim içerisinde Ahmedinejad’a karşı büyük öfkeye neden olmuştur ama Ahmedinejad seçimde kalmayacağı yönündeki açıklamasıyla bu öfkelere cevap vermiştir. Yine de Ahmedinejad’ın bundan sonra nasıl bir siyaset izleyeceği herkesin aklında bir sorudur. Birçok siyasetçi, Ahmedinejad’ın kendi adayı olan Hamid Bekayi’nin seçim yarışında kalması ve Anayasayı Koruma Konseyi’nin Bekayi’nin adaylığını onaylaması için bu eylemi yaptığını söylüyorlar. Yani Ahmedinejad’ın seçimlerde hiçbir kampanya yapmayacağını, Bekayi’nin adaylığının resmi olarak onaylanmasından sonra adaylıktan çekileceğini söylemektedirler. Birçok kişi ise onun adaylığı onaylanırsa kişisel özelliklerini de göz önüne alarak seçim kampanyası yapacağını, büyük bir baskı altında klamadığı sürece Ruhani’nin kötü karnesinden de yararlanarak kendisine büyük bir destek toplayacağını ve son anda seçimden çekileceğini söylemektedirler. Bu ikinci görüşte olanlar Ahmedinejad’a yakın olan köşe yazarlarını kaynak göstermektedirler. Bu yazarlar son günlerde Ayetullah Hamenei’nin, Rafsancani’nin hayatta olduğu dönemde seçimlerde kargaşa çıkmasını engellemek amacıyla Ahmedinejad’ın seçimlere katılmaması tavsiyesinde bulunduğunu, şimdi ise Rafsancani’nin hayatta olmadığını ve bu tavsiyenin gerekliliğini kaybettiği söyleminde bulunmaktadırlar. Şimdi herkes Ahmedinejad’ın ne yapacağını merak ediyor. Her halükarda Ahmedinejad seçim yarışına katılsa da çekilse de bu girişimi muhafazakarlar için bir darbe olarak gözükmektedir. Bu çerçevede üçüncü bir değerlendirmede bulunanlarda Ahmedinejad’ın bu girişiminin Ruhani’ye bir gol pası olduğu değerlendirmesinde bulunuyorlar. Onlara göre; Ahmedinejad bu işi yaptı ki, muhafazakar cephede büyük bir karışıklığa neden olsun ve Reisi, Ruhani karşısında büyük bir zaafa uğrasın böylece Ruhani tekrar seçilsin ve 4 yıl daha iktidar da kalsın ki bir daha ki dönem Ahmedinejad’ın gelmesi garanti olsun.

    Tüm Haberler