Merkel’in Terörizme Olan Tam Desteği

Haber Numarası: 1394591 Bölüm: Dünya
مرکل

Arabistan’ın Suriye ve Irak’taki krizde doğrudan rolü olduğu ve Yemen’e karşı aralıksız saldırılarının sürdüğü bir durumda Merkel’in Arabistan’a ziyareti, Almanya’nın insan haklarını destekleme iddialarıyla tutarsızlık içerisindedir.

Tesnim Haber Ajansı - Son günlerde bölge ve Avrupa medyası, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Suudi Arabistan’a ziyareti konusuna fazlaca dikkat çekti. Almanya Başbakanı gelecek hafta siyasi ve ekonomi heyetlerine başkanlık ederek Arabistan’a bir ziyaret gerçekleştirecek. Bu ziyaretin amacı, Riyad ve Berlin arasındaki ekonomik ve siyasi alandaki ilişkileri güçlendirmektir. Bu ziyarette Almanya ve Suudi Arabistan arasında çeşitli alanlarda anlaşmalar imzalanacaktır. Merkel’in Arabistan’a gerçekleştireceği ziyarette üzerinden rahatlıkla geçilemeyecek bazı noktalar bulunmaktadır ve bu noktalar şunlardır:

İlk olarak, Suudi Arabistan bölgede tekfirci terörizmin asıl destekçisi olarak, Suriye ve Irak’taki krizin oluşmasında ve devam etmesinde doğrudan rol oynamıştır. Aynı zamanda Al-i Suud, masum Yemen halkına saldırarak şimdiye kadar on binlerce kişinin ölümüne ve milyonlarca kişinin evsiz kalmasına neden olmuştur. Bugün Yemen’de şahit olduğumuz korkunç gıda krizi de Suudilerin bu vahşetinden ve yaklaşımından kaynaklanmaktadır. Aynı zamanda Al-i Suud Bahreyn’de de Al-i Halife Rejimini destekleyerek halkı bastırmış ve onları haklarından mahrum bırakmıştır. Böylesi bir durumda Merkel’in Riyad’a ziyareti ne gibi bir anlam taşımaktadır? Bu ziyaret, Merkel’in terörizme tam anlamıyla destek verdiği anlamına mı gelmektedir? Gerçekten de bu ziyaret Alman yetkililerin insan hakları esasına dayalı olarak gerçekleştiği iddiasıyla bağdaşıyor mu? Sahi, bu ziyaret Almanya Başbakanı tarafından nasıl meşru gösteriliyor?

İkinci nokta ise, özellikle Yemen savaşının başladığı son yıllarda birçok Alman medyasının ve bu ülkedeki kamuoyunun, Almanya ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin kesilmesini istemesidir. Buna rağmen Angela Merkel, bu talepleri dikkate almamakla birlikte Riyad’a olan silah, ekonomik ve siyasi yardımlarına devam etmiştir. Bu arada Almanya’nın Suudi Arabistan’a olan silah desteği de göz yumulacak bir konu değildir. Kesin olan şey, Merkel’in bölgede yüz binlerce masum insanın kanının dökülmesine ortak olduğudur. Almanya, Suudi Arabistan’ın suçlarını engelleyici kararlar almadığı gibi, Riyad’a olan silah ihracatını arttırarak Suriye ve Irak’taki güvenlik krizinin ve aynı zamanda Yemen savaşının devam etmesini desteklemektedir.

Üçüncü nokta ise, Almanya’daki iki geleneksel partinin yani, Sosyal Demokrat Parti ve Hristiyan Demokrat Birliği partilerinin Suudi terörizmini destekleme konusundaki birliklerine dayanmaktadır. Birbirine rakip sayılan Sosyal Demokrat Parti ve Hristiyan Demokrat Birliği, şimdi koalisyon hükümetinde bir aradadır. Her ne kadar Sosyal Demokrat Parti ve Steinmeier ve Sigmar Gabriel gibi kişiler, daha önceleri Riyad ile silah iş birliği konusunda Hristiyan Demokrat Birliğinin politikalarına karşı olsalar da iktidara geldikten ve siyaset dünyasından bir pay aldıktan sonra, bu yaklaşımı desteklemeye başlamışlardır. Bu konu, ahlakın Berlin’deki politikanın ayakları altında ezildiğini göstermektedir ve bu durum, Almanya’daki bağımsız kişi ve grupların öfkesine neden olmaktadır.

Kesin olan şey, Merkel’in Riyad’a ziyaretinin bölgedeki kamuoyunun büyük bir çoğunluğunun ve hatta Avrupa’nın, Almanya Başbakanı ve onun dağılmak üzere olan koalisyon hükümetine karşı nefret duymasına neden olacaktır. Aslında Fransa kamuoyunun geleneksel partilere olan eğilimin fazlasıyla azalmasının nedenlerinden biri, onların Suudi Arabistan ve Bahreyn gibi gerici rejimlere olan desteğidir. Riyad’a ziyaretin ve Suudi terörizmine olan desteğin Angela Merkel ve beraberindekilere ağır maliyetleri olacağı çok açıktır ve bu, Suudi dolarları ile yapılan anlaşmalardan sağlanan karın çok üstünde bir maliyet olacaktır.

    Tüm Haberler