İran Seçimleri Ve İslam İnkılabı

Haber Numarası: 1411792 Bölüm: Görüş/Röportaj
انتخابات 96 شوراها انتخابات شوراها

İran’da 19 Mayıs Cuma günü yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçimi, muhafazakar (ilkeci) ve reformist (yenilikçi) cephe arasında gerçekleşen klasik İran seçim gibi gözükse de bu seçimi önceki seçimlerden farklı kılan özellikleri oldukça önem arz etmektedir.

Tesnim Haber Ajansı - İran 12. dönem cumhurbaşkanlığı seçimi sonucu kurulacak hükümeti çok önemli bir 4 yıl beklemekte. Bu dört yılın içinde İslam İnkılabının 40. dönüm yılına gelmesi seçimi daha da önemli kılmaktadır. Bununla birlikte bölgede ve dünyada yaşanan olaylar açısından da çok daha önem arz etmektedir.

Gelecek hükümeti bekleyen önemli konulardan bir ise nükleer anlaşma konusudur ki mevcut hükümet ile 5+1 Avrupa ülkeleri arasında yapılan anlaşma henüz sıcaklığını korumaktadır. İran tarafı nükleer anlaşma gereği üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirirken karşı tarafın ambargoları kaldırmadığı hatta ABD’nin yeni başkanı Trump’ın anlaşmayı çok kötü bir anlaşma olarak değerlendirmesi, yırtacağı yönünde açıklamalarda bulunması, üstelik nükleer anlaşma dahilinde bulunmayan İran’ın füze denemelerini bahane ederek yeni ambargolar koyması durumu daha da karmaşık hale getirmiştir. Diğer taraftan İsrail başta olmak üzere Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn gibi Arap ülkelerinin ABD ve Batıdan İran’a karşı baskıları arttırmasını, yeni ambargolar koymalarını istemeleri gelecek hükümetin işinin zor olacağının göstergelerindendir.

Bölgede devam eden savaşlar ve batılı güçlerin bölgedeki planları, dış politikada zorlu bir sürecin yaşanacağını göstermektedir. Özellikle devam eden Suriye, Irak, Yemen savaşı ve bunun yanında bağımsız Kürt devletinin kurulması çalışmaları İran’ın dış politikadaki gündemini meşgul edecektir.

İçeride ise ekonomik sorun, işsizlik sorunu, yolsuzluk gibi sorunlar gelecek hükümetin en çok üzerinde durması gereken konuların başında gelmektedir.  

İran seçiminin bu gözüken yüzünün arkasında daha önemli bir sınavı var ki o da İslam İnkılabının geleceğidir.

Bu seçim salt bir cumhurbaşkanını seçmekle kalmayacak İnkılabın geleceğine etki edecek bir yolu da seçecektir. Bazı kişiler bilgisizlikten veya ihanetten değil basiretsizlikten zarar verirler işte Ruhani de bunlardan biridir diyebiliriz. 4 yıl boyunca yaptıkları ve şimdiki seçim propagandası boyunca söyledikleri, İslam inkılabının değerlerini ayaklar altına alması basiretsizliğini göstermiştir.

Ruhani göreve geldiğinde;  dünyanın küçük bir köy olduğunu ve bu köyün muhtarının da ABD olduğunu ve bunun için ABD ile anlaşılması gerektiğini söyleyerek işe başlamış, ABD’nin üstünlüğünü kabul ederek İslam İnkılabından taviz vereceğini ortaya koymuştur.

İslam İnkılabının gerçekleştiği günden bu güne kadar başta ABD ve Siyonist İsrail olmak üzere müstekbir güçler İslam inkılabını yıkmak için her yolu denmekteyken İran’ın savunma gücünü geliştirmesi ve bunun sadece savunma amacıyla yapıldığını ilan etmesine rağmen, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin, devlet televizyonunda düzenlenen açık oturumda sarf ettiği, "Nükleer anlaşmayı bozmak için füzelere slogan yazıp yer altındaki gizli yapıları gösteriyorlar." sözü İslam İnkılabına vurulmuş bir darbedir.

İslam inkılabının ilkelerinden biri olan yönetici kesimin, halkın fakir kesimi ile aynı ya da yakın standartlarda yaşaması ilkesi Ruhani hükümetinde ayaklar altına alınmış, halk ile yönetici kesim arasındaki yaşam standartlarında uçurum oluşmuştur. Üstelik Ruhani’nin kardeşinin de içinde bulunduğu üst düzey yönetici kadronun yapmış olduğu yolsuzlukların üstü kapatılmış, yöneticilere normal ücretlerinin neredeyse yüz katı fazlası ücret ödenmiştir.

Nükleer anlaşmayı ülkeye bir zafer olarak göstermeye çalışan Ruhani, ABD’nin büyük şeytan olduğunu ve sözünde durmayacağını görmezden gelmiş ve anlaşmanın gereklerinin karşı tarafça yerine getirilmediği ve buna itiraz edildiği durumda anlaşmayı Ayetullah Hamenei'nin direktifleri doğrultusunda yaptığını ve bunu Ayetullah Hamenei'nin onayladığı cevabını ileri sürmüştür. Oysaki Ayetullah Hamenei en başından ABD'nin büyük şeytan olduğunu ve hiçbir zaman ABD’ye güvenilmeyeceğini söylemiş ve anlaşma sürecinde sayısız uyarılarda bulunmuştu.

Ruhani seçim propagandası çerçevesinde yaptığı konuşmalarda Rafsancani’nin yolunu sürdüreceğiz sloganını atarak halkı kutuplaşmaya yöneltmiştir ki Rafsancani'nin Ayetullah Hamenei ile ABD konusunda aynı düşünmediği, çoğu yerde muhalif olduğu bilinmektedir. Yine ülkede ahlaki çöküntüye yol açan uygulamaları Ruhani’nin gittiği yolun İslam İnkılabından uzaklaştığını göstermektedir.

Ayetullah Hamenei, çarşamba günü halka yaptığı konuşmada; seçimlerin İslam İnkılabı için ne kadar önemli olduğunu vurgulamış ve bu seçimleri dini demokrasinin dünyaya sergilenmesi olarak açıklamıştı. Ayetullah Hamanei; İslam İnkılabının kaynağını halktan aldığını belirterek, bazı adayların konuşmalarının İslam İnkılabına zarar verdiğini söylemiş ve adayları İslam İnkılabının ilkelerine bağlı olmaya davet etmişti.   

İslam İnkılabının 40. devriyesini kapsayacak bu dönemki cumhurbaşkanlığı İslam İnkılabının geleceği açısında oldukça önem arz etmektedir.

    Tüm Haberler