Terörle Mücadele Merkezinin Hedef Alınması

Haber Numarası: 1432384 Bölüm: Dünya
حمله تروریستی مجلس شورای اسلامی

Muhammed Bin Salman’ın, savaşın İran ve Irak’a taşınacağı tehdidinden birkaç gün sonra Tahran’da yaşanan terör saldırısı, bu olayın asıl planlayıcısının Arabistan olduğunu göstermektedir ve Arabistan bu strateji ile Siyonist Rejim ile ilişkileri normalleştirmenin kapısını açmak ve Filistin meselesini yok etmek istemektedir.

Tesnim Haber Ajansı - Tahran’da yaşanan iki terör saldırısı ve bazı kişilerin bu saldırıda şehit olması ve yaralanması, Donald Trump’ın Vahhabiliğin merkezine gerçekleştirdiği ziyaretin perde arkasındaki gerçek hedefleri ve onun tekfirci Vahhabi sisteme verdiği görevi göstermektedir.

Riyad’da düzenlenen o utanç verici toplantıda Arabistan’ın hasta kralı, terörizme olan desteğini inkâr etmeye ve sanki bölgede güvenlik ve istikrar istiyormuş ve terörizmle mücadelede ciddiymiş gibi göstermeye çalıştı. Amerika Başkanı bu ziyarette, Arabistan kralının beklediği şeyi ona verdi. Riyad, Abu Dabi ve Duha’da liderlik rekabetleri bu ziyaretten sonra ortaya açıktı ve yeni süreçteki yeni görevleri örtbas etmek için elde bahanelerin olması gerekiyordu ve bu konu Arabistan ve müttefiklerinin Katar ile ilişkilerini kesmesinde ve bu ülkeyi kuşatmaya almasında kendini gösterdi.

Arabistan’ın Vahhabi Rejimi Katar’ı kuşatma altına alarak, Katar’ı etkisiz göstermeye ve Duha’yı Al-i Suud karşında boyun eğmeye mecbur bırakmaya çalışıyor ve bu ülkeyi kuşatarak Katar’daki Al-i Sani ailesine şantaj yapmak istiyor. Arabistan’ın hasta kralının amacı, Amerika’ya verdiği milyar dolarlık sözleri yerine getirmektir.

Teröristlerin en büyük destekçisi olan Arabistan Rejimi, Trump’ın verdiği yeni görevleri uygulamaya ve politikadaki yenilgilerini örtbas etmek için bir girişimde bulunmaya başlamış durumdadır. Arabistan veliaht yardımcısı Muhammed Bin Salman’ın savaşı Tahran’ın içine kadar taşıyacakları tehdidinden birkaç hafta sonra Tahran’da yaşanan terör saldırıları, Arabistan’ın Vahhabi hükümetinin çeşitli istihbarat servisleri ile ve terörist grupları kullanarak bu eylemi gerçekleştirdiğini gösteren bir saldırıdır. Bu teröristler yıllar boyunca Abu Dabi, Riyad, Duha, Amerika ve Siyonist Rejimin desteğini almışlardır. Tahran’da meydana gelen terör olayları, terör politikalarının değiştiğini ve terörle mücadele merkezlerinin hedef alındığını göstermektedir. İmam Humeyni’nin (ra) türbesinde ve İran Meclis Binasında yaşanan terör olayları, Müslümanlar arasında mezhep savaşı çıkarmak, İslam’a hakaret etmek ve terörizmi destekleyenlerin Arap dünyasını tahrip etmek için gerçekleştirdiği eylemleri sürdürmek içindir.

Bu iki terör olayı da Körfez ülkeleri arasında krizin yaşandığı bir dönemde meydana gelmiştir. Bu, casusların Körfez ülkelerinde kendi rejimlerini devirmek için yaptıkları açık bir oyundur. Bazı gözlemciler İran dışında, Lübnan ve Filistin’in de Arabistan’ın terör saldırılarının hedefinde olduğunu düşünüyorlar. Hamas ve Hizbullah Hareketi de düşmanların hedefindedir ve bu da terör politikalarının nihai ve gerçek hedefinin Siyonist Rejim ile ilişkileri normalleştirmek için bir kapı açmak ve Filistin meselesini yok etmek olduğunu göstermektedir.

    Tüm Haberler