İran, Avrasya Ülkeleri İşbirliğinin Daha Çok Gelişmesini İstiyor/ABD Ve Bölgenin Bazı Ülkeleri Terörizmi Destekliyor

Haber Numarası: 1448333 Bölüm: İran
علی لاریجانی

İran Meclis Başkanı Avrasya Meclis Başkanları oturumunda yaptığı konuşmada Avrasya ülkelerinin işbirliğine ve Batı Asya’da yaşanan gelişmelere dair önemli açıklamalarda bulundu.

Tesnim Haber Ajansı - İran Meclis Başkanı Ali Laricani Avrasya Meclis Başkanları oturumunda yaptığı konuşma:

Bizim inancımıza göre; bölgesel işbirliklerini, gelişmeleri ve güvenliği güçlendirmek yönünde, eskide olduğundan ziyade bölge içi kapasitelere odaklanmamız gerekiyor. Bu doğrultuda; enerji, sanayi, ticaret, ürün transiti, hizmet ve diğer alanlarda ortak bir politika yürütülmesi, bölgesel işbirliğinin güçlenmesi yönünde çok önemli bir rol oynayabilir.  Aynı zamanda terörizm, aşırıcılık ve uluslararası serbest ticari ilişkileri etkileyen tek taraflı ekonomik yaptırımlar başta olmak üzere ortak tehditler ve problemler karşısında, gerekli adımların atılması Avrasya ülkeleri arasında çok taraflı işbirlikleri konusunda uygun bir temel sağlayabilir.

Bu kurumun dört önemli öncelikleri; ürün transiti için alt yapılar, doğal çevre, sanayii yatırımları ve güvenlik krizlerini imha etmekten ibarettir.

İran İslam Cumhuriyeti, sahip olduğu önemli jeopolitik konumunu ve içinde barındırdığı ekonomik, kültürel ve güvenlik kapasitelerini göz önünde bulundurarak, bundan öncede olduğundan daha etkin bir şekilde Avrasya bölgesinde çok taraflı gelişme, refah ve kalıcı bir güvenlik disiplini oluşturmakta önemli rolünü uygulayabilir.

İran’ın enerji üretimindeki gücü ve enerjiyi uluslararası piyasaya sunma doğrultusunda sahip olduğu güvenli ve ekonomik yollar, terörizme karşı, uyuşturucu kaçakçılığı ve organize suçlara karşı mücadeledeki önemli tecrübeleri bölgesel işbirliğin güçlendirilmesine ve Avrasya İşbirliğinin gerçekleşmesine etkin bir şekilde yardımcı olabilir.

Saygılı iş arkadaşlarım, bu oturum bizim bölgemizin de başta olmak üzere, dünyanın birçok siyasi, güvenlik ve ekonomik kriz ile karşılaştığı bir dönemde gerçekleşmektedir. Maalesef günümüzde terörizm ve şiddet dolu aşırıcılık fenomeni, dünyamız için büyük bir tehdit olmuş durumda ve barış ile uluslararası güvenliği tehlikeye uğratmıştır. Suriye, Libya, Irak, Afganistan, Yemen gibi ülkelerde binlerce günahsız insanın öldürülmesi bu fenomenin başta gelen acı sonuçlarındandır. Geçtiğimiz yıllar boyunca IŞİD terör örgütünün Suriye’de, Irak’ta ve diğer Asya ve Avrupa ülkelerinde gerçekleştirdiği utandırıcı cinayetlerine tanık olduk. Bu cinayetlerin bir diğer örneği de Tahran’da kendisini gösteren terör saldırısı idi. Bu saldırı sonucunda İranlı birçok kişi şehit düştü veya yaralandı. Şüphesiz bu terör örgütleri ile etkili bir şekilde mücadele etmenin gereği bu terör örgütlerini destekleyen ülkelerin ideolojik temellerini bulmak ve bu temellere karşı mücadele göstermektir. Bu bağlamda; temelden yanlış bir akım olup, nefret oluşturmak ve diğerlerini öldürmeye temellendirilen tekfirci-Vahabi ideoloji hala terörist akımların motoru misalinde çalışmaktadır ve öte yandan yüksek ses ile terörizme karşı savaşma sloganı atan ABD ve bölgenin bazı ülkeleri de bugün açığa çıktığı gibi farklı yöntemler ile terörizmi destekliyor. ABD’nin stratejisi terörizm ile mücadele etmek değildir, oynamaktır!  Dolayısıyla Avrasya’ya üye ülkeler terörizm ideolojisine sahip olan ülkelerin ve onların destekleyicilerinin tüm açılardan daha fazla kaybetmelerini sağlamaktır.

Değerli Başkanlar; Suriye’nin şuan bulunduğu durum, yabancı müdahaleler ile şiddetlenmiştir ve bu ülkede insani bir facianın oluşmasına ve öte yandan bu ülkenin önemli altyapılarının yok olmasına sebep olmuştur. İran İslam Cumhuriyeti, Suriye hükumetinin terörist gruplara karşı mücadeledeki kararlarını desteklemek ile beraber Suriye halkının ülkenin siyasi yapısını seçmekteki önemli rolünü ve Suriye’nin söz konusu krizden çıkması için siyasi çözümün önemini vurguluyor bu doğrultuda İran İslam Cumhuriyeti, Türkiye ve Rusya ile beraber, koordine edilmiş bir çaba gösteriyor. Bu adımlar Astana süreci çerçevesinde olup, Suriye’de siyasi çözüme hız kazandırıp yardımcı olma hedefi ile gerçekleşiyor, bu adımlar Suriye’de göreceli bir ateşkesin oluşmasına ve ülkenin farklı bölgelerinde şiddetin azalmasına sebep olmuştur. Şüphesiz uluslararası toplumun ve özellikle bölge ülkelerinin bu süreci desteklemesi, Suriye’ye huzur ve barışın geri dönmesi için bir zemin olacaktır.

Yemen’de ise askeri müdahaleler ve cinayetler bir insani trajediye yol açmıştır. Bu bağlamda, büyük güçlerin askeri saldırıları silah veya siyasi açıdan desteklemesi, savaşın uzamasına ve başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere, daha fazla insanın ölümü ile sonuçlanmıştır.  İran İslam Cumhuriyeti, askeri yolların bir çözüme varmayacağını ve savaşın biran önce sonlanması gerektiğine vurgulayarak, yabancı müdahalelerden uzak bir şekilde Yemenli-Yemenli müzakerelerinin baştan alınmasını istiyor.

İran İslam Cumhuriyetine göre; Kore yarım adası krizi de siyasi görüşmeler ve barışsa yollardan ve bölgesel işbirliği sayesinde çözülebilir ve bu doğrultuda bu bölgede krizin şiddetlenmesini sağlayacak her türlü eylemden uzak durulması gerekiyor.

ABD’nin bağımsız ülkelere karşı tek taraflı ekonomik yaptırımları uluslararası hukuk ve BM kuralları ve çok taraflı ticari disipline aykırı ve bu kuralların açıkça ihlal edilmesi anlamına gelmektedir.

İran İslam Cumhuriyeti; ABD Senatosunun İran ve Rusya kurumlarına karşı yaptırım uygulanması kararını geçersiz biliyor ve söz konusu kararların ABD’nin ülkelerin iç işlerine ve uluslararası işlerine müdahale etmemesi temelli uluslararası hukuklardaki verdiği sözlere karşıdır ve bu bölgenin ülkeleri ve meclisleri tarafından buna benzer zorbalıklara karşı ve bu kural ihlalleri ve yaptırımların etkisini etkisiz hale getirme yönünde birlikte hareket etmesi gerekmektedir. Biz bölgesel parlamento kurumlarının oluşması ve güçlendirilmesine vurgu yapmak ile beraber, APA gibi kurumların Barış İçin Asyalı Meclisler Derneğinin deneyimlerinden yararlanarak, Avrasya meclislerinin işbirliği için uygun bir temel olabileceğini düşünüyoruz. 42 ülkenin daimi üye olarak ve 14 ülkenin gözlemci üye olarak Asyalı meclisler kuruluşunda bulunması, bu yeni kuruma yardımcı olmak için ciddi bir kapasitedir.

    Tüm Haberler