Şuana Kadar Suudiler ile İsrail Arasında Birçok Görüşme Yapıldı

Haber Numarası: 1451950 Bölüm: Dünya
العلاقات السعودیة الاسرائیلیة

Suudi Arabistan tarafından 2002 yılında açıklanan Arap Barışı Planı, İsrail ile Arap Dünyası arasında barış sağlanması için en iyi araçtır.

Tesnim Haber Ajansı - El-Meyadin haber ajansı tarafından verilen haberde şu ifadelere yer verildi: Siyonist Rejim Knesset eski üyesi Rooney Brawn, şuana kadar İsrail ile Suudiler arasında birçok görüşme yapıldığını açıkladı. Brawn ayrıca, bu görüşmelerin iki ülke üst düzey yetkilileri arasında Arabistan ve işgal altındaki Filistin topraklarında yapıldığını ifade etti.

Siyonist Rejim Turizm Bakanı bu rejimin Suudi Arabistan ile sıcak ilişkilere sahip olduğunu açıkladı.

Ray el-Yevm online gazetesi bugünkü sayısında şu makaleye yer verdi: İsrail eski Cumhurbaşkanı Şimon Peres başarısızlıkla sonuçlanan kendini barış güvercini olarak göstermek idealini gerçekleştirmek amacıyla yeni Ortadoğu’yla ilgili güzel şeyler söylemeye çalışıyordu. O; Siyonizm düşüncesini, Yahudi düşüncesi kaynağına dayanarak ve Arap parasıyla gündeme getiren ilk kişidir ancak kendisinin ve ılımlı Arapların Filistin ve Arap halkına karşı birçok cinayet işlemiş olduğunu unutmuştu.

Elbette Arap politikasının yükselişte olduğu dönemde İbrani rejimle Tel-Aviv'in "Sünni Arap Ülkeler" olarak adlandırdığı ülkelerle sağlam ilişkiler kurmak mübah sayıldı ve açık bir oyun sergilendi, iş öyle bir noktaya ulaştı ki Amerika'nın İsrail, Washington ve ılımlı Arapları kapsayan Ortadoğu NATO'su kurulması planından bahsedilir oldu ve bu planın hedefi de İran-Şii etkinliği ile mücadele etmekti.

Şunu belirtmek gerekir ki, Suudi Arabistan istihbaratı eski Başkanı Türki Faysal geçtiğimiz yıl şunları söylemişti; Arap ülkeleri İsrail'in gölgesinde çıkmazlardan korunacaklardır. Faysal bu açıklamayı Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü tarafından düzenlenen ve İsrail Güvenlik eski Danışmanı General Yaakov Amidror'un da katıldığı tartışma programında yapmıştı.

Faysal şu ifadeleri kullanmıştı: İsrail Arap dünyasıyla barış içindedir ve bana göre tüm çıkmazlarla mücadele edebilme imkanına sahibiz. Suudi Arabistan tarafından 2002 yılında açıklanan Arap Barışı Planı, İsrail ile Arap Dünyası arasında barış sağlanması için en iyi araçtır. Bu durumda Binyamin Netanyahu hükumetinin bu öneriyi kabul etme konusunda neden istekli olmadığını anlamıyorum. Arap ülkeleri ve İsrail arasındaki işbirliği ortaya çıkacak her türlü çıkmazla, ister İran kaynaklı olsun ister başka kaynaklı, mücadele etmek için Arap ülkeleri ile İsrail arasında barış sağlanması durumunda ciddi olarak korunacaktır ve ben bunun karşısında hiçbir sorun düşünemiyorum. Yahudi anlayışı ve Arapların parasıyla güzel bir ilerleme sağlayabiliriz. Düşünün bilimsel, insani konular ve ihtiyaç duyulan diğer birçok konuda ne kadar adım atılabilir.

Konuyla ilgili Siyonist merkezli Yedioth Ahranot Gazetesi de şu ifşada bulundu: İsrail Turizm Bakanı Yariv Levin, Fars Körfezi ülkeleri arasındaki mevcut krizden yararlanarak İsrail ile Fars Körfezi ülkeleri arasında medikal turizme teşvik planı hazırlıyor.

İsrail merkezli bu gazete Tel-Aviv'deki kaynaklarından naklederek şunları yazdı: Fars Körfezi krizi ve Katar'a yaptırım uygulanması İsrail ile Arabistan arasındaki sıcak ilişkinin nedenlerinden bazılarıdır. İsrail Turizm Bakanı 2 gün önce Polonya'ya yaptığı ziyarette Beyaz Saray üst düzey yetkilileri ile sıcak temaslarda bulundu ve onlardan kendi bakanlığı ile bazı Fars Körfezi ülkeleri bakanlığı arasında aracı olmalarını istedi.

Levin, İsrail merkezli bu gazeteye şu açıklamalarda bulundu: Şuan bu ülkelerden İsrail'e turist akını yaşanmamaktadır ancak bizim tıbbi gücümüz ve onların maddi gücü ilişkilerin ilerlemesinde ilk adım olabilir.

Yine konuyla ilgili olarak şunlar söyleniyor: İsrail ve Batı haberlerine göre, geçtiğimiz yıllarda medikal turizm yaşandı ve Körfez Arap ülkelerinin bazı zenginleri ile bu ülkelerden bazılarının liderleri İsrail'de gizlice tedavi oldu. Yine Fars Körfezi ülkelerinden birinin hanedanına mensup bir hanım birkaç yıl önce tedavi için Heyfa'daki Rembam Hastanesine yattı.

Bir Siyonist gazetesi konuyla ilgili şunları yazdı: Suriyeli muhaliflerin tedavi edildiği Neharya Hastanesi ekonomik kriz eşiğindedir. Suriyeli yaralılar için özel bölümler oluşturan hastaneler ciddi ekonomik kriz yaşıyor ve bir grup üst düzey yetkili bu krizlerin nedeninin Suriyelileri tedavi etmek için yapılan ciddi harcamalar olduğunu açıkladı. İsrail Sağlık Bakanı ise bu durumu tamamen yalanladı ve bu hastanelerde Suriyeli yaralıların tedavi masraflarının karşılanması için özel fonlar oluşturulduğunu açıkladı.

    Tüm Haberler