Vahabiyet Ve Suud Parası İslam Ümmetinin Birlik Olmasını Engelliyor

Haber Numarası: 1451957 Bölüm: Görüş/Röportaj
دعموش

Şeyh Ali Damuş’a göre, Bahreyn krizinin bir çözüm yolu var ve bu da Bahreyn hükumetinin halkın isteklerine kulak vermesiyle mümkündür.

Tesnim Haber Ajansı - Suudilerin Yemen’e başlattıkları müdahale 2 yılı geçerken ve yine Bahreyn Halife Hanedanı Rejiminin halkın barışçıl İnkılap hareketinin bastırmasının üzerinden 5 yıl geçmesiyle, şuan İslam Dünyası’ndan bazı Alimler bu konuda net bir açıklamada bulunmadılar.

Bu koşullarda İslam İnkılabı Rehberi İmam Hamanei Ramazan Bayramı konuşmasında Allah’ın bu vesileyle bu alimlerden razı olması için âlimleri Yemen ve Bahreyn konularına acilen yönelmeye davet etti.

Konuyla ilgili olarak Lübnan Hizbullahı yürütme komisyonu başkan yardımcısı Şeyh Ali Damuş Tesnim Haber Ajansına verdiği röportajda, Suudileri Siyonistlerin hizmetkarı ve İslam Ümmetine darbe vuranlar olarak tanımladı.

Damuş bazı Arapların Siyonistlerle dostluk kurarak Filistin’e ihanet ettiklerini belirterek şu açıklamalarda bulundu: İsrail ile ilişkileri normalleştirmeyi amaçlayan rejimler bellidir ve bunların başında İsrail ile gizli ilişkiler kuran Suudiler bulunmaktadır ve Tel-Aviv’de Riyad ile çeşitli konularda işbirliği yaptıklarını doğrulamaktadır. Suudilerin Filistin konusundaki politikaları onların Araplar ve Filistinlilerin hakları konusunda geri çekilmelerine neden oldu ve sonuç olarak da Suudilerin Filistinlilerin işgal altındaki topraklara geri dönmeleri ve haklarının kendilerine teslim edilmesi konularından vazgeçmesine neden oldu.

Lübnan Hizbullah’ı üst düzey yetkilisi, açıklamalarının devamında Suud Hanedanındaki değişim ve gelişmeler, Muhammed Bin Selman’ın veliaht olması ve Suudi veliahdının bölgedeki olaylarla ilgili politikaları hakkında şunları söyledi: Bin Selman’ın politikaları, çocukçadır ve Müslümanlar ile İslam ülkelerine bir faydası bulunmamaktadır; özellikle de Siyonistlerin İslam Ümmetine yaptıkları konusunda. Onun politikaları bölge halkı ve devletleri arasında çekişmelerin ve anlaşmazlıkların artmasına neden olmuştur.

Damuş daha sonra Suudilerin Yemen’e başlattıkları müdahaleye işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü: Suudilerin Yemen’e başlattıkları müdahale insanlık dışı bir harekettir ve Amerika ile uluslararası toplumlar buna sessiz kaldıkları için bu cinayetlerden sorumludurlar. Suudiler parayla insan hakları savunucusu olduğunu iddia eden ülkeleri susturmuştur. Dünyanın vicdanı Yemen’de yaşananlar konusunda uyanık olmalıdır ve eğer insana değer veriliyorsa, Suudiler bu müdahalelerini ve katliamlarını durdurmalıdır. Suudiler bu saldırılarda hiçbir hedeflerine ulaşamadılar, çünkü Yemen halkı inançlıdır ve direnmektedir ve Suudiler Yemen halkının iradesini kırmayı başaramıyor.

Şeyh Ali Damuş açıklamalarının devamında Müslümanların ilerleyişinin en büyük etkeninin vahdet olduğunu belirterek şunları söyledi: Vahabiyyet mevcut şartlarda, Müslümanlara ve Şiilere karşı birçok olaya imza atıyor ve İslam Ümmetinin birlik olmasını engelliyorlar,  Suudilerin bu olaylarından biri, Müslümanları İran ve Şiiler aleyhine kışkırtmak ve yine İslam Ümmeti içinde fitne tohumları ekmektir. Bu asıl sebeptir ancak Müslümanların birliğini engelleyen ikinci sebep, Suudilerin İran ile işbirliğine yanaşmamaları ve Tahran’ın görüşme taleplerini kabul etmemeleridir. İran defalarca bölgedeki krizin tek çözümü olarak görüşmeye davet etti ve sadece siyasi çözüm yolunun yanıt vereceğini savaş yolunun ise çözüm olmayacağını vurguladı.

Şeyh Ali Damuş açıklamalarının sonunda Bahreyn halkının haklarını alabilmek için Şeyh İsa Kasım liderliğindeki inkılap hareketine işaret ederek halkın Halife Hanedanı Rejimi tarafından bastırılmasıyla ilgili olarak şunları söyledi: Bahreyn intifadası ta en başından beri barışçıl bir intifadaydı ve halk meşru ve yasal hakkını istiyordu. Bahreynliler barışçıl hareketlerini koruyarak son yıllarda, hükumet güçlerine karşı hiçbir şiddet eyleminde bulunmadılar. Bugün birçok âlim ve siyasi aktivist gösteri yaptıkları gerekçesiyle tutuklandılar, Bahreyn hükumetinin halka karşı uyguladığı yöntem sonuç vermeyecektir ve hatta bu tutum Bahreynlilerin barışçıl hareketlerini sürdürme konusunda daha kararlı olmalarına neden olacaktır. Bahreyn krizinin tek bir çözümü var ve bu çözüm hükumetin halkın isteklerine kulak vermesiyle mümkündür.

    Tüm Haberler