Kuveyt'in Arabuluculuğu Ek Sürede Çıkmaza Girdi

Haber Numarası: 1457144 Bölüm: Dünya
عطوان

Suudi Arabistan tarafından Katar'a tanınan süre sona ererken gidişat askeri müdahale ihtimalinin arttığını gösteriyor yani bu Kuveyt'in arabuluculuğunun çıkmaza girmesi anlamına geliyor.

Tesnim Haber Ajansı - Rey El-Yevm gazetesi genel müdürü Abdulbari Etvan Suudi-Katar kriziyle ilgili son gelişmeleri değerlendirdiği makalesinde şu ifadeleri kullandı: Katar Savunma Bakanı Halit el-Atiyye Katar'daki mevcut yönetimin değişmesinin etkili olacağını açıklaması ve birkaç gün sonra ikinci kez "kendimizi savunmaya hazırız" açıklamasını yapması, hem de Katar'a tanınan ek sürenin dolmasına 48 saat kala, tüm bunlar şu anlama geliyor; Kuveyt'in bölgeyi kurtarma ve mevcut krizi çözme arabuluculuğu çıkmaza girdi. 

 

Katar tehditle değil eşit şartlarda görüşme vurgusu yapıyor

Katar'ın BAE, Mısır, Bahreyn ve Suudilerden oluşan koalisyonun 13 maddelik isteğe cevabı eski konuların tekrarı ve tehditle değil eşit şartlarda görüşme vurgusundan başka birşey değildi ve bu Katar Dışişleri Bakanı Muhammed Bin Âli Sani'nin Alman mevkidaşıyla yaptığı görüşmede söylediklerinin aynısıydı.

Konuyla ilgili olarak Katar'ın Kuveyt Emirine verdiği cevapla ilgili resmi olamayan haberlere göre, Katar ne el-Cezire televizyonunu ve ne de Türkiye'ye ait askeri üssü kapatmayacaktır ve kendisine sığınmış olan Mısırlı ve Körfez muhaliflerin hiçbirini iade etmeyecektir ve buna ilave olarak İhvanul-Muslimiyn'le olan ilişkisini koruyacaktır çünkü bu grup dünya terörist listesinde yer almaktadır. 

 

Katar tutumunda hiçbir değişme yoktur

Şunu unutmamak gerekir, Kuveyt arabuluculuğuyla Katar'ın cevabını Arabistan ve BAE'ye ulaştırmak için acele etmekteydi çünkü bu cevabın görüşmelere zemin hazırlayabilecek bir geri adım ümidi yoktu. 

 

Mantıksız önerileri savaşa tercih etmek

Bu arada Katar açıkça şu ilamda bulundu, savaşı bu "mantıksız" ve "tahrik edici" önerilere tercih etmektedir, bu nedenle belki de Fars Körfezi bölgesi ekonomik faciayla burun buruna kalmıştır, tüm bunlardan daha da kötüsü bu facia askeri bir facianın ön hazırlığı olabilir. 

 

Yukarı yönlü kriz, bir sonraki aşamanın başlangıcı

Şiddetin artması hiçbir rahatlığın bulunmayacağı bir sonraki aşamanın başlangıcıdır çünkü BAE Dışişleri Bakanı ile Katarlı mevkidaşı Şeyh Abdurrahman Bin Âli Sani arasında dolaylı suçlamara dikkat eden herkes bu sonuca varacaktır. 

 

Katar'a karşı ekonomik yaptırım ve savaşa hazırlık ihtimali 

Her halükarda Mısır, Arabistan, BAE, Bahreyn ve Kahire Dışişleri Bakanları arasındaki Çarşamba günü yapılacak görüşme, Katar'a ekonomik yaptırım ve askeri müdahale adımlarını planlamasının yapılmasına neden olabilir. 

Bu arada Katar'ın Fars Körfezi İşbirliği Konseyi üyeliğinin sonlandırılmasına yönelik haberler eskiye oranla çok daha fazla duyulur oldu ve buna ilave olarak Katar'ın BAE ve Arabistan bankalarındaki malvarlığı da dondurulabilir. 

Birkaç gün önce sızan bu haberlerin en tehlikeli boyutu Bahreyn'de askeri üs yapılmasına işaret edilmesi daha iyi bir ifadeyle bu üs Katar'a birkaç km yakındaki Havar adasında yapılacaktır. 

Burada dikkat çeken nokta şudur; bu güçler şuan zırhlı kuvvetlerin desteğiyle Bahreyn'de bulunmaktadır ve bunlardan bir kısmı BAE ve Arabistan askerlerinden oluşmakta ve sayıları 2 bini aşmaktadır. 

 

Katar'daki Türk kuvvetlerinin görevi 180 derece değişti

Fars Körfezi'ndeki bu vahim krizin en dikkat çeken noktası şudur; Katar'da Amerika'nın onayıyla bulunan Türk kuvvetler İran'ın ya da Fars Körfezi Arap ülkelerinden birinin Katar'a karşı hertürlü müdahale ihtimaline karşı bölgeye gitmiş ve Arabistan da buna destek vermişti. 

Şuan anlaşılan o ki, Türk güçlerinin Katar'daki görevi 180 derece değişti ve hedef Katar'ın egemenliğine yönelik yapılacak hertürlü darbeyle mücadeleyle sınırlandırıldı ve tüm bunlar stratejik Türkiye konuları uzmanı Mensur Akung'un bir radyo kanalına verdiği röportajdaki ifadelerdir.  

 

Katar'a verilen sürenin üçüncü kez uzatılması zayıf ihtimaldir

Anlaşılan o ki, ilerleyen saatlerde Katar'a verilen sürenin üçüncü kez uzatılmasına şahit olacağız ve askeri ve ekonomik alanda beklenmedik gelişmeler yaşanabilir ve bu şartlarda Amerikan Başkanı Donald Trump hükumetinin bu krize müdahale etmesi ve ateşi daha da körüklemesi uzak bir ihtimal değildir çünkü eğer bu durum için siyasi çözüm ve durumu sakinleştirme peşinde olsaydı bunu müttefiklerine dayatırdı çünkü bu krizin tüm tarafları istisnasız hepsi Amerika'nın müttefikidir. 

    Tüm Haberler