Atvan: İran Savaşın Galibi/Bölgede Dengeler Direniş Cephesi Lehine Değişmekte

Haber Numarası: 1464615 Bölüm: Görüş/Röportaj
عطوان

Rey el Yevm Gazetesi Editörü Abdul Bari Atvan, bölgedeki son gelişmeler ve Musul zaferi hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Tesnim Haber Ajansı - Abdul Bari Atvan Bölgede başta Suriye olmak üzere önemli gelişmelerin yaşadığına işaret ederek; “Suriye’de rejimin yıkılmasına yönelik planlar başarısızlıkla sonuçlanırken, Musul’da kazanılan zafer ve bununla birlikte Arap ülkeleri arasında gerilen ilişkiler, bölgede yaşanmakta olan önemli gelişmelerden bazılarıdır. Tüm bu gelişmeler sonucunda İran cephesi zaferlerini kutlarken Suudi cephe geri çekilmek zorunda kaldı” ifadelerini kullandı.

Hizbullah’ın 33 Gün Savaşının Yıldönümünde Kazanılan Musul Zaferi

Hizbullah 2006 yılında işgalci Siyonist İsrail rejimi karşısında kazandığı zaferin 11. yıldönümünü kutlarken, Musul’un aynı gün içerisinde geri alınması bir tesadüf olabilir ancak; her iki zaferde de İran’ın farklı cephelerdeki askeri ve siyasi gücü bir kez daha kendisini göstermiştir.

Hasan Nasrallah Iraklıların Musul Zaferini Kutladı

Hasan Nasrallah Irak halkını IŞİD terör örgütü karşısında kazandıkları zaferden ve Musul kendini tekrar geri almalarından dolayı tebrik ederek bu zaferin büyük bir başarı olduğunu hatırlattı. Konuşmasında Irak Ehl-i Sünnetinin düşmanın tüm hile ve oyunları karşısında büyük bir cesaret ortaya koyarak duvar ördüğünü vurgulayan Hasan Nasrallah “ IŞİD terör örgütüne karşı Iraklı Ehl-i Sünnet mensubu komutanlarımız ortaya koydukları mücadele ile konumlarının önemini ispat etmişlerdir” ifadelerini kullandı.

İran-Irak-Suriye Cephesinin Zaferi Ve Suudi Hattın Geri Çekilişi

İran cephesinin Irak, Suriye ve Lübnan’da elde ettiği zaferler Suudilerin geri çekilmesine ve planlarının daha ilk adımda yok olmasına ve özellikle Yemen ve Katar ile bölgesel krizler yaşayarak kendi iç meselelerine kafa yormaya zorlamıştır.

İran cephesinin Irak, Suriye ve Lübnan gibi birçok farklı bölgede üstünlük sağlaması ve her geçen gün dayanışma ve kuvvetini artırarak mücadelesine devam etmesi bu cephe karşısında duranların dağılmasına ve güçlerine kaybederek Suriye, Irak ve Yemen’de yenilmelerine neden olmuştur.

Direniş Cephesi ile Suudi Cephe Arasındaki Belirgin Fark

İran bölgede peş peşe elde ettiği zaferler ile gücüne güç katmakta ve ilerleyişini sürdürmekte. İran cephesinin elde ettiği zaferlerdeki temel dayanağı hiç şüphesiz Siyonist İsrail rejimi karşısında savunduğu direniş ve mücadele ruhudur. Suudi cephenin ortaya koyduğu İsrail rejimi ile normalleşme tezi, direniş cephesi ile arasındaki en büyük belirgin farktır.

Hasan Nasrallah’ın Irak’ta Ehl-i Sünnet komutanlarının düşmanının hile ve oyunları karşısında duvar olduklarına yönelik açıklamaları da ayrıca önemli ve hassastır. Nasrallah bu açıklamaları ile özellikle IŞİD sonrası Irak’ta ve bölgede uluslararası bir Şii-Sünni çatışması isteyen düşmanların planlarını hüsrana uğratarak IŞİD örneğinde olduğu gibi yanlışların tekrarlanmasına da izin vermemektedir.

Hizbullah’ın Lübnan Ve  Haşdi Şabi’nin Irak Zaferleri

Abdul Bati Atvan yazısının devamında İran’ın tıpkı Lübnan’da olduğu gibi Irak’ta da gönüllü halk güçlerinin oluşumundaki rolüne işaret ederek “ Lübnan Hizbullah’ının kuruluşunda olduğu gibi bugün Irak’ta da Haşdi Şabii örneği ile karşı karşıyayız. Hiç şüphesiz Haşdi Şabi’nin IŞİD terör örgütünün yenilgisindeki rolü büyüktür” açıklamasını yaptı.

İran-Suriye Hattının Bölgedeki Gücü

Eğer Amerikalılar Irak’ı işgal ederek başlattıkları savaşa “yeni Irak” ismini verip, Baas rejimini yıkmak ile gururlanıyorlar ise bizler İran- Suriye hattının bölgedeki rolü ve gücü ile Musul zaferini “ daha yeni bir Irak”ın başlangıcı olarak görmekteyiz.

Suudilerin Altın Çağı Sona Erdi

Körfez ülkelerinin servet ve paraları ile övündükleri altın çağları artık sona ermiştir. Bunun nedeni ise petrol gelirlerinin azılması veya biriktirdikleri hazinelerin yok olması değil, başta Suud rejimi olmak üzere BAE ve Katar gibi ülkelerin teröristlere verdikleri destekler ve bölgede Amerika ve İsrail rejimi ile ortak hareket etmeleridir.

Bölgede yaşanacak ayrımların ve ihtilafların her ne kadar İsrail’in çıkarına olacağını söylesek de İsrail’in burada ki çıkarları uzun soluklu olamayacaktır. Bugün şekillenmekte olan yeni gelişmeler de İsrail’in çıkarına değildir. İsrail’in en büyük korkusu da İran cephesinin Hizbullah ve Haşd-i el Şabii birlikleri ile Suriye’nin güney sınırına ulaşmasıdır.

Mısır Tamamen Suudilere Bağlı Değil

Burada dikkat çeken diğer bir nokta Mısır’ın Suriye ile olan ilişkisini koruması ve Mısır Dışişleri Bakanının Musul zaferini kutlamasıdır. Bunula birlikte Mısır, Suud rejimi ile birlikte Katar’a karşı ortak hareket ederken, medyasındaki İran karşısı söylemleri de azaltmıştır. Buda Mısır’ın tamamen Suudilere angaje olmadığını göstermekte.

    Tüm Haberler