Neden İran Ve Mısır'ın Diplomatik İlişkilerinin Yeniden Başlaması Gerekiyor?

Haber Numarası: 1509421 Bölüm: Görüş/Röportaj
پرچم ایران و مصر

İran ile Mısır’ın İslam aleminin sorunlarını çözmek için işbirliği yapmalıdır.

Tesnim Haber Ajansı - İran ve Mısır’ın 1979’dan 2002’ye kadar bölgede ve uluslararası düzeyde bir birine ters düşmesindeki faktörleri bir kenara bırakırsak, aslında İran ve Mısır başta Filistin meselesi ve iki ülkenin de aynı tutumda olduğu Ortadoğu’yu özellikle İsrail rejiminin nükleer silahları gibi kitle imha silahlarından arındırmak olmak üzere birçok bölgesel konularda birlikte işbirliği yapabilir. Bu sahada İslam dünyasının karşı karşıya olduğu sorunlar ve aynı zamanda bölgesel güvenlik meseleleri de yer alıyor.

Özellikle İslam sonrası İran ve Mısır’ın tarihi ve kültürel geçmişini incelediğimizde, iki ülkenin ilişkilerini farklı boyutlarda güçlendirebilecek derin ortaklıklara rastlayabiliriz. İki ülke arasında birçok bölgesel konuda ihtilaf olmasına rağmen, İran ve Mısır birçok bölgesel ve uluslararası konuda da ortak tutumlara sahiptir. Mısır hükümetinin Suriye konusunda krizin yabancı müdahaleler olmaksızın barışçıl yollardan çözülmesini vurgulamasını bu doğrultuda değerlendirebiliriz. Bunun yanı sıra Mısır’ın bağımsız bir siyaset takip ederek, yine eskide olduğu gibi liderlik konumuna geri dönmek istiyor.

İki ülkenin farklı sahalardaki işbirliği geleceği çok parlak görünüyor ve doğal olarak iki ülke arasındaki bu işbirliği İslam dünyası için olumlu sonuçlara sahip olabilir. Özellikle Filistin meselesinde bu konu belirgin bir şekilde kendisini gösteriyor ve iki ülkenin işbirliği ile aynı zamanda diğer İslami ülkelerin işbirliği ile bu konuda iyi bir çözüm yoluna ulaşılabilir.

Şüphesiz bazı taraflar ve ülkeler böyle bir geçmişe, uygarlığa ve derin bir kültüre sahip olan iki ülkenin yakınlaşmasından yana değiller. Siyonist rejimi Mısır ile İran ilişkilerinin yeniden başlatılmasına aşırı derece karşıdır ve bu ilişkileri kendi çıkarlarına ters görüyor zira Tahran ve Kahire’nin ittifakından korkuyor ve dolayısıyla bölgenin bu iki güçlü ülkesinin her türlü bir birine yaklaşmasını İsrail’in kırmızı çizgilerinden sayıyor.

ABD de İki ülkenin bir birine yaklaşmasını engellemeye çalışan ülkelerin arasında yer alıyor. ABD’liler yıllık bir milyar 500 milyon Dolar Mısır’a yardımcı oluyor ve bu yardımların büyük bir kısmı orduya veriliyor ve bunun karşısında askerlerden ABD’nin Mısır’daki çıkarlarını korumaları ve aynı zamanda İsrail’in güvenliği konusundaki sözlerini tutmaları bekleniyor.

Suudi Arabistan da İran ve Mısır ilişkilerinin güçlenmesini engellemeye çalışan ülkelerden biridir. Suudiler İran ve Mısır ilişkilerinin düzeleceğini gösteren her hangi bir belirtinin kendisini göstermesinin hemen ardından Mısır’a ekonomik vadeler vererek, bu ülkeyi İran’dan uzaklaştırmaya çalışıyor.

İran İslam Cumhuriyeti ile Mısır arasındaki sorunların Camp David sözleşmesinin ardından başlamasına rağmen yine de buna benzer siyasi konular iki ülke arasındaki ilişkilerin yeninden başlamasına ve İran ile Mısır’ın İslam aleminin sorunlarını çözmek için işbirliği yapmasına engel olmamalıdır.

İhtilaf konusu olan meseleler müzakere yapıp görüşerek çözülebilir. Ayrıca bir tek ihtilaf konularına odaklanmamalı, ortak noktalar bir kenara bırakılmamalıdır. İki ülke arasındaki sorunların ilişkilerin kesilmesiyle çözülemeyeceği tam tersi bu sorunların iki ülke yetkililerinin müzakere masasına oturup görüşerek çözülebileceğini emin bir şekilde söyleyebiliriz.

Dünyadaki hiç bir iki ülke tüm konularda aynı tutuma sahip değildir ancak devamlı bir süreçte ihtilaf konularını çözmeye çalışıp en son aşamada ise nihai ihtilafları çözmek için adım atıyorlar.

İran ve Mısır son on yıl içinde uluslararası düzeyde iyi bir işbirliğine sahip olmakla beraber bu iki ülke bölgesel işbirliğinde de birçok ortak tutuma sahiptir.

İki taraflı ilişkiler sahasında da iki ülkenin ekonomik ve kültürel işbirliğine değinebiliriz.

Dolayısıyla bu konuları esas alırsak, iki ülke arasındaki ilişkilerin yeniden başlaması için cesurca alınması gereken bazı kararlar söz konusudur. Bu kararların üçüncü bir tarafın müdahalesi söz konusu olmaksızın özellikle Mısır tarafından alınması gerekiyor zira farklı konularda işbirliğinin gerçekleşmesi için ortak zemin hazırdır ve bunun gerçekleşmesi için Mısırlıların bölgedeki gelişmeleri iyi bir şekilde anlayarak, eski ihtilaf konularını açmadan iki ülke ilişkileri için kesin kararlar alması gerekiyor. Başta akademisyenler ve entelektüel kesim olmak üzere iki ülke halkı da Tahran ve Kahire ilişkilerinin yeniden başlamasını istiyor.

Ortadoğu Meseleleri Uzmanı Hasan Rüstemi

    Tüm Haberler