Caferi: Garantör Ülkeler Suriye’nin Bağımsızlığı Ve Toprak Bütünlüğünden Yükümlüdürler

Haber Numarası: 1520433 Bölüm: Dünya
بشار جعفری

Kazakistan’ın başkenti Astana’da yapılan Suriye konulu görüşmelerin altıncı turu bitiminde Suriye Heyeti Başkanı Beşşar el Caferi basın açıklamasında bulundu.

Tesnim Haber Ajansı - Beşşar el Caferi basın açıklamasında; görüşmeleri başarılı olarak nitelendirirken, bir dizi önemli belgenin imzalandığına dikkat çekti. Bu belgelerin en barizinin İdlib İlinin gerilimi azaltma bölgeleri dahiline alınması olduğunu belirten Caferi; bunun Rusya ve İran’ın Suriye hükümeti ile koordinasyon ve görüş alışverişi neticesinde olduğunu belirtti.

Suriye Resmi Haber Ajansı SANA’nı verdiği haberde Caferi; Suriye devletinin, Suriyelilerin kanlarının akıtılmasına son verecek ve terörle ciddi bir şekilde mücadele edecek herhangi bir girişim ya da çabaya kesinlikle açık olduğunun bir kez daha altını çizdi.

Ordu birliklerimizin Deyr ez Zor ve başka bölgelerde IŞİD’e karşı zaferlerine dikkat çeken Caferi; Deyr ez Zor’un IŞİD kuşatmasından kırılmasının insani, askeri ve siyasi açıdan taşıdığı büyük önemin altını çizdi. Caferi bu başarıların Suriye’nin yönetimi, halkı ve ordusuyla vatan topraklarının istisnasız her karışını terörden kurtarma azim ve kararlılığının bir ifadesi ve kanıtı olduğunu vurguladı.

Gerilimi azaltma bölgeler anlaşmalarının garantisi konusunda ise Caferi; bu anlaşmaların garantörleri olan devletlerin garantisinde olduğunu belirtti. Caferi söz konusu 3 devletin onaylayıp imzaladıkları sonuç bildirisinin Suriye’nin toprak bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığına sımsıkı bağlılıkları ve saygı gösterecekleri ifadesiyle başladığına dikkat çekti. Suriye heyeti başkanı Caferi, bunun sadece sözlerden ibaret olmadığını, pratikte kanuni tabiri olan siyasi göstergeleri olduğuna vurgu yaptı.

Sözlerine devam den Caferi, dolayısıyla söz konusu 3 devletin bu anlaşmaların hayata geçirilmesinde sorumluluk üstlenmelerinin yanı sıra Suriye’nin toprak bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığına tam bir saygı gösterip korumakla yükümlü olduklarının altını çizdi.

Caferi söz konusu bildirinin; Suriye’de şahsi ve siyasi amaçlar uğruna ya da Suriye hükümetine baskı niteliğinde terörü edat olarak hala kullanmaya bahis oynayan tüm taraflar için bir sınav niteliğinde olduğunu belirtti. Bu sınavı kimin geçeceği kimin de geçemeyeceğinin açık bir şekilde belli olacağını ifade eden Caferi, bunun da önümüzdeki süreç içinde pratik olarak görüleceğini kaydetti.

İdlib’teki teröristlerin el Kaide Örgütünün bir kolu olmaları itibarıyla sivillerin güvenliğine ilişkin soruya cevabında Caferi; bunun askerlerin sorumluluğu olduğunu söyledi. Caferi anlaşmada gerekli tüm mevzuların açıklandığını, askerlerin de bu anlaşmaları iyi bir şekilde okumalarıyla birlikte bölgede nerde kimlerin bulundukları ve ne olduklarına ilişkin net haritaların da bulunduğuna işaret etti.

Bölge halkının terör örgütleri nedeniyle yaşadıkları acıların da malum olduğunu ifade eden Caferi; Suriye’nin dostları Rusya ve İran’a ilaveten dünyanın birçok ülkesinin ABD’den teröristleri muhaliflerden ayırmasına ısrar etmelerine rağmen bu konuda sonuç alınamadığını sözlerine ekledi.

Türkiye’nin anlaşmaya bağlılık düzeyine ilişkin soruya cevabında Caferi; bunun da diğer garantör ülkeler olan Rusya ve İran tarafından izlenip sağlanması gerektiğini belirtti. Caferi bildiri gereğince bu konuda Türkiye ile muhatap olacak ve bağlı kalmasını sağlayacak olanın Rusya ve İran olduğunu açıkladı.

Caferi, Suriye hükümetinin söz konusu bildirinin pratikte hayata geçirilmesini yakından takip edeceğini ve bunun ışığında tutumunu belirleyeceğine dikkat çekti.

Bildiri süresinin altı ay olduğuna işaret eden Caferi; her hangi bir taraftan itiraz olmadığı sürece otomatik olarak uzatılacağına işaret etti. Caferi ihlalin olması halinde gerek Türkiye gerek başka taraflardan hesap sorma mekanizmasının mevcut olduğunu kaydetti.

Suriye’de bulunan yabancı güçler konusunda ise Caferi; gerek Türk ya da başka kim olursa olsun Suriye topraklarında bulunan herhangi bir yabancı gücün meşru olmayıp kanunsuz olduğunun bir kez daha altını çizdi. Caferi bu meselenin BMGK’nin Suriye konulu kararlarının yanı sıra Astana 1 bildirisinde olduğu gibi bugün de yine bildiride belirtildiğinin altını çizdi.

    Tüm Haberler