Ruhani: ABD Başkanının Cahilce Ve Kinci Söylemi BM’ya Yakışır Durumda Değildi

Haber Numarası: 1525683 Bölüm: İran
روحانی 2

İran İslam Cumuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ABD Başkanı Trump’ın BM Genel Kurulunda yaptığı konuşmayla ilgili, ‘’ABD başkanının çirkin, cahilce, kinci, yanlış bilgiler ve temelsiz ithamlarla dolu İran milleti aleyhine olan sözleri BM’ye yakışmadığı gibi, tüm milletlerin bu toplantıdan beklentilerine terstir ‘’ dedi.

Tesnim Haber Ajansı - İran Devlet Haber Ajansının aktardığına göre, BM Genel Kuruluna hitap eden Ruhani, ‘’Bu uluslararası tribünden büyük İran milletinin yönü ve yönteminin itidal olduğunu ilan ediyorum. İtidal inzivaya çekilmek, kayıtsız kalmak ve istila peşinde olmak değildir’’ dedi.

Ruhani, ‘’Biz barış ve milletlerin hukukunu destekliyoruz. Biz zulmü kabul etmeyiz ve mazlumu savunuruz. Tehdit etmeyiz ve tehdidi kabul etmeyiz. Bizim dilimiz saygı dilidir ve tehdit dilini kabul etmeyiz. Biz müzakere insanıyız fakat beraber ve eşit şartlarda müzakere ederiz’’ dedi.

İran’ın geçmişten çeşitli dinler ve kavimler arasında birlikteliğin bayraktarı olduğunu ifade eden Ruhani,’’Biz Yahudileri Babililerin esaretinden kurtaran milletiz. Hristiyan Ermenileri kendi aramıza kabul eden milletiz ve kendi içimizde çeşitli kavimler ve dinlerden eşsiz bir kıtayı yerleştiren milleti. Biz her zaman mazlumları savunduk, yüzyıllar önce Yahudilerin haklarını savunduk bugün de Filistinlilerin haklarını savunuyoruz. İran hak ve istikrar arayan İran’dır’’ dedi.

İran’ın bugün Ortadoğu’da terörizm ve mezhepsel radikalizmle mücadelenin ön safında olduğunu ifade eden Ruhani, bunun insani, ahlaki ve stratejik açıdan yapıldığını söyledi.

İran’ın tarihi İmparatorluğunu canlandırmak, resmi mezhebini hakim kılmak, zorbalıklar devrimini ihraç etmek peşinde olmadığını ifade eden Ruhani, ‘’Biz kültürümüzün gücü, mezhebimizin gerçekliği ve devrimimizin asilliğine inandığımız için onları askerlerin omzunda ihraç etmek istemiyoruz. Biz kültürümüz, medeniyetimiz ve devrimimizi yaymak için kalplere giriyoruz ve akıllarla söz ediyoruz’’ dedi.

Ruhani, ‘’İtidal sesi İran milletinden sadece sözde değildir, fiiliyatta da vardır. Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) bizim iddiamızdaki sadakatimi için en iyi örnektir. KOEP iki yıl sıkı müzakerelerin sonucudur ve bu sonuç BM Güvenlik Konseyi ve uluslararası camia tarafından da onaylandı ve 2231 nolu BM Güvenlik Konseyi kararı şeklini aldı. KOEP, bir veya iki ülkeye ait değildir. KOEP, BM Güvenlik Konseyi kararı ve tüm uluslararası camiaya aittir’’ dedi.

‘’KOEP’in uluslararası ilişkilerde yeni bir işbirliği oluşumudur’’ diyen Ruhani, ‘’Bu işbirliği biz ve dünya arasında ortaklık esasına dayalıdır. Biz işbirliği kapılarını açtık. Biz doğu ve batının gelişmiş ülkeleri ile onlarca anlaşma imzaladık’’ dedi.

Ruhani, ‘’Bazıları maalesef kendini bu yeni imkandan mahrum ettiler. Kendilerine ambargo uyguladılar ve şimdi kendilerini kaybetmiş ve aldatılmış his ediyorlar. Biz ne aldattık, ne aldandık. Biz nükleer program düzeyimizi tayin ettik, Biz nükleer önleyiciliği nükleer silahtan değil, nükleer bilgiden ve ondan daha önemlisi büyük İran milletinin direnişinden aldık. Bu bizim teknik ve sanatımızdır’’ dedi.

Ruhani, ‘’Onlar bizim olmayan nükleer silahımızı bizden almak istiyorlard, biz zaten var olmayan ve olması için de iddiamız olmayan bir şeyden mahrum kalmaktan korkmuyorduk ve korkmuyoruz. Nükleer silahları ile tüm bölge ve dünyayı tehdit eden ve hiçbir uluslararası kural ve denetime tabi olmayan Siyonist rejimin barışçıl milletlere öğüt vermesi kabul edilemezdir’’ dedi.

Ruhani, ‘’Bir an Ortadoğu bölgesini KOEP olmadan düşününüz. Düşünün Ortadoğu bölgesinde iç savaşlar, insani krizler, tekfirci terörizm krizi, siyasi ve sosyal krizlerin yanında yapay bir de nükleer kriz olsaydı, durum nasıl olurdu?’’ diye sordu.

‘’Açık söylüyorum, İran KOEP’i çiğneyen ilk ülke olmayacaktır, fakat KOEP’in çiğnenmesine karşın gereken tepkiyi verecektir. Bu anlaşmanın siyasette ehil olmayanların eliyle ortadan kalkması yazık olacaktır ve dünya büyük bir fırsatı elden vermiş olacaktır. Fakat bu durum hiçbir zaman İran’ın ilerleme ve yükselme yolundan vazgeçirmeyecektir’’ dedi.

Ruhani,’’ABD yeni yönetimi uluslararası taahhütlerini çiğnemek ve ahde vefasızlıkla sadece uluslararası itibarını elden veriyordur ve devletler ve milletlerin gelecekte her hangi bir müzakere ve taahhüdüne güvenilirliğini kaybedecektir’’ dedi.

Ruhani sözlerinin devamında, ‘’Buradan bir kez daha ilan ediyorum, İran’ın füzeler de dahil savunma gücü sadece savunma ve önleyici amaçlıdır, bölgenin barış ve istikrarı ve akılsızların maceracılıklarının önüne geçmek içindir. İran şehirleri 8 yıllık zoraki savaş döneminde Saddam’ın uzun menzilli füzelerine kurban gitti ve biz böyle faciaların tekrarlanmasına izin vermeyeceğiz’’ dedi.

Ruhani, ‘’Bölgemizde istikrarsızlık ve şiddet bölge dışı güçlerin askeri müdahaleleri ile şiddetlenecektir. Daha fazla müdahale için bölgeye silah satışlarını arttıran güçler İran’ın istikrarsızlıkla itham etmekteler. Açık bir şekilde bölgeye yabancı müdahale ve bölge halkına ne yapması gerektiğini dışarıdan dikte etmek krizin genişlemesinde başka sonucu olmayacaktır. Suriye, Irak, Yemen krizlerinin siyasi çözüm yolu yoktur ve bu krizler sadece şiddetin durdurulması ve halkın fikirlerinin kabulü ile sona erebilir’’ dedi.

Ruhani, ‘’ABD yönetimi kendi halkına neden milleti ve bölge milletlerinin yüz milyarlarca dolarını harcayarak istikrara yardım etmek yerine ölüm, yıkım, terörizm ve radikalizmin artmasına niye sebep olduğunu anlatmalı’’ dedi.

Ruhani, İran ekonomisinin son 4 yıldaki performansına hatırlatarak, ‘’İran ekonomisi son 4 yılda büyük kapasitelere sahip olduğunu gösterdi. Ambargolar bizim ekonomimizi durduramadığı gibi bizim milli üretim için azmimizi arttırdı’’ dedi.

İran’ın dünyada en büyük petrol ve doğalgaz rezervlerine sahip olduğunu hatırlatan Ruhani, İran’ın uzun vadeli işbirliği ile ulaştırma ve transit koridorlarda ortak yatırıma hazır olduğunu söyledi.

Zarif ve Mogherini, KOEP’in son uygulanması ile ilgili görüştü

İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mohammad Cevad Zarif ve AB Dış Politika komiseri, Kapsamlı Ortak Eylem Planının (KOEP) uygulaması ile bir görüşme gerçekleştirdiler.

Zarif ve Mogherini BM Genel Kurul çalışmaları için New York’ta bulunmaktalar.

Mogherini, Zarif ile görüşmeden önce Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile KOEP hakkında görüşme gerçekleştirdi.

Mogherini daha önce ABD Cumhurbaşkanı Yardımcısı Mike Pens ile de görüşmüştü.

    Tüm Haberler