Atvan: İsrail Suriye'de Neyin Peşinde?

Haber Numarası: 1527112 Bölüm: Görüş/Röportaj
عطوان

İsrail'in bir kez daha Şama havaalanının yakınındaki bir noktayı vurduğu haberi duyuruldu. Pek bir sonucu olmayan bu saldırılardan İsrail'in hangi hedef peşinde olduğunu sormak gerekiyor.

Tesnim Haber Ajansı - Ray el-Yevm gazetesi editörü Abdul-Bari Atvan, İsrail'in Şam'ın yakınındaki bir yere Cuma günü sabah saatlerinde düzenlediği hava saldırısına işaretle, "Pek bir sonucu olmayan bu saldırılardan İsrail neyin peşindedir?" sorusunu gündeme getirdi.

Arap liderleri İsrailli mekvidaşlarıyla gizli veya açık biçimde sevinip, kutlama yapıyorlar. Arap milletlerinin işgal rejiminin hala düşman olduğunu, Arap topraklarının izzet ve şerefine saldırılarına devam ettiğini kendi yöneticilerine hatırlatmaları gerekiyor.

İsrail, Suriye'ye Saldırı İddialarını Tekrarladı

Daha ilginç olanı şudur ki; 7 yıldır ABD ve Arap müttefiklerinin saldırıları ve komplolarına maruz kalan Suriye yönetimi, şu sıralarda İsrail'in hava ve füze saldırılarına hedef olan tek ülkedir.

İsrail rejimi yine de ezber bozmadı ve Hizbullah'a silah taşıyan konvoyları ve insansız hava araçlarını vurduğunu ileri sürdü.

Bir ayda kısa bir süre geçerken cuma günü sabah saatlerinde, İsrail'in Şam'ın uluslararası havaalanı yakınındaki bir silah deposunu füze ile hedef aldığı haberi duyuruldu. Depodaki füzelerin Lübnan'ın güneyindeki Hizbullah güçlerine gönderilmesinin planlandığı kaydedildi.

İsrail, Suriye'ye Saldırısını Gizliyor

Daha önceki saldırılarında da görüldüğü gibi İsrail basını bu kez de bu bağlamda bir şey yazmadı, ancak Suriye Savaş Enformasyon Kanalı, Suriye hava kuvvetlerinin Şam havaalanının yer aldığı bölgeye doğru fırlatılan 3 füzeden birini imha etmeyi başardığını açıkladı.

Suriye İsrail'in Saldırısına Sessiz Kalmayacak

İsrail'in Suriye'ye hava ve füze saldırıları yeni bir konu değil. Bu bağlamda İsrail Hava Kuvvetleri eski Komutanı bir süre önce; İsrail uçaklarının geçen 7 senede Suriye topraklarındaki hedeflere yönelik en az 100 kere saldırı düzenlendiğini itiraf etti.

Ancak Suriye basınında yer alan açıklamaya göre; yeni bir konu sayılan durum, Cuma günü düzenlenen saldırının karşılıksız kalmayacağıdır.

Burada üzerinde durulması gereken bir konu da; İsrail askeri uzmanları ve emekli generallerinin geçtiğimiz senelerde Hizbullah'ın artan gücünden ve aralarında çok modernleri dahil 100 bini aşkın füzeye sahip olmasından endişe ve kaygılarını ortaya koymuş olmalarıdır.

Buna ilaveten, Hizbullah'ın askeri becerileri ve insansız hava araçları da İsrail'i derinden endişelendirmiş ve dehşete düşürmüştür.

Ve daha ilginç olanı da, işgal altındaki Golan Tepeleri üzerinde uçan ve değeri sadece birkaç yüz dolar olan bir İHA'yı düşürmek için İsrail 2 veya 3 milyon dolarlık patriot füzesini kullanmasıdır.

Hizbullah, İsrail'in Yok Olmasını İstiyor

Yaz 2006 yılındaki 33 Günlük Savaş'ta da İsrail özel kuvvetlerinden 44 asker öldürüldü ve birkaç tank ve zırhlı aracı da havaya uçuruldu. Böylece ideolojik ve askeri inancı İsrail'i yok etmek olan Hizbullah büyük bir güç haline geldi.

Biz, Suriye Ordusu ve Rus müttefikleri, İsrail'in hava saldırısına karşılık verilmesini ve durdurulmasını istiyoruz. Cuma günkü saldırısının bu tür saldırılarının başlangıcı olabileceği de hiç de uzak bir ihtimal değil zira İsrail savaş uçakları sadece Suriye hava sahası değil, son sıralarda Lübnan hava sahasını ihlal ederek, bu ülkedeki bir mevziyi hedef aldı.

İsrail, Suriye Ordusunun Kazanımlarından Endişeli

Buna rağmen, İsrail askeri ve siyasi yetkililerinin Suriye ordusunun kazanımlarından endişe ve korku duyduklarını iyi biliyoruz. Nitekim Suriye'deki savaşın bitmek üzere olduğu ve Suriye yönetiminin de birlik ve beraberliğini kanıtlamış olduğundan haberimiz olduğu gibi.

İsrail, Suriye'ye Sonuçsuz Saldırılarıyla Neyin Peşinde?

Sınırlı sonuçları olan bu tür saldırılarıyla İsrail, Suriye yetkilileri ve Rus müttefiklerini tahrik etmek ve onları savaşa sürüklemektir. Nitekim Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin İsrail'in bu planından haberdar olduğu için bu bağlamda uyarıda bulunmuştur.

Ne iyi ki hala işgal rejimi karşısında teslim olmayan ve direniş bayrağını dalgalandıran ve bu rejime karşı askeri gücünü geliştirmeye çalışan Arap ve İslam devletleri ve hareketleri vardır.

Artık yenilme ve horlanma yılları sona ermiş ve şahlanma ve onurlanma yılları hızla gelmektedir.

    Tüm Haberler