Türkiye'de Mezhepçilik Yapan Yokmuş Yalanın Batsın E Mi!

Haber Numarası: 1569635 Bölüm: Alıntı Haberler
Türkiye

Türkiye’de mezhepçilik yapan yokmuş; yapanlara karşı dikkatli olmak lazımmış!

Tesnim Haber Ajansı - Bunu, Diyanet bütçesini ve bünyesini eleştirenleri yanıtlarken Bekir Bozdağ söylüyor. Şöyle diyor Sn. Bozdağ; “Diyanet olmasa ülke cami cami bölünür.”

Ne kadar gerçekçi (!) değil mi?

“Diyanet ahlak üretiyor, hırsızlığa- beytülmalin yağmalanmasına karşı çıkıyor, milletimizi kötülükten koruyor” diyemiyor. Diyemiyor çünkü Diyanet’in bütçesiyle birlikte ahlaksızlık, rüşvet, emek sömürüsü, fukaralık da artıyor. Biri diğerini tetikliyor ve birlikte büyüyorlar.

"BÜTÇE DE BARIŞ DA TÜRKİYE DE FEDA OLSUN..."

Bu bütçeyle daha da büyüyen Diyanet’in çağcıl, insani ve ahlaki kazanımlarımıza karşı verdiği savaşı da büyüteceği anlaşılıyor. Peki, AKP zihniyeti bunu görmüyor mu; görüyor ama “iktidarım ve saltanatım için bütçe de, barış da, Türkiye de feda olsun” diyor... 

Konuşmasında, Sünni cemaatin bu büyüklükte bir bütçeye ihtiyacı olduğunu anlatmaya çalışan Bozdağ, Diyanet’in neredeyse bir “sapkınlık serası” olduğu gerçeğini ve Fetölerin, Hocaefendilerin, Kaplanların, Şenocakların, hırsızlığa fetva veren din proflarının bu serada ürediğini, Kuran Kurslarında çocuklara sarkıntılık edildiğini saklamaya-örtmeye çalışırken, sirkatini ele veriyor…

Ve…

Diyanet’ten nemalananların ahlak, insanlık, adalet gibi kavramlarla işi olmadığını bildiği için, “ey cemaat-i Müslim’in; cami cami bölünmeyin, bu parayı alın, üleşin ve susun!” demeye getiriyor… Ve bu para ülkeye, millete, ahlaka ve insanlığa hiçbir pozitif katkısı olmayan 115 bin Sünni din görevlisinin vicdanına havale ediliyor…

Bekir Bozdağ konuşmasına şöyle devam ediyor;

“Türkiye’de mezhepçilik yapan yoktur…”

Aman Tanrım; yüzü de kızarmıyor!

Ve devam ediyor; “Olmasını isteyenlere karşı çok dikkatli olmamız lazım. Fitne ateşini yakmak isteyenlere karşısında birlikte mücadele etmemiz şarttır. Oyuna gelmeyelim bir tuzak var bu tuzağa karşı birlikte hareket etmemiz lazım…”

Türkiye’de mezhepçilik yapan yokmuş; yapanlara karşı dikkatli olmak lazımmış!

Sn. Bozdağ;

Mezhepçilikte dip yaptığınızı gönül gözü ve vicdanı olana görüyor; hangisini söyleyim ki…

"SENİ İSTEMİYORUZ, EMEKLİ OL"

Mesela KPSS’de en yüksek puanı aldığı halde mülakatlarında elenen Alevi çocuklarını mı? Terfileri engellenen, emekli olamaya zorlanan, yaşamı boyunca çalıştığı kurumda en temiz sicile ve kariyere sahip olduğu halde şef yardımcılığından öteye gidemeyenleri mi; yüz binlerce çalışanı olduğu halde bir tane dahi Alevi istihdam etmeyen kamu kurumlarını mı?

“Seni istemiyoruz, emekli ol, istifa et, git” dediklerinizi mi?

Yarbay Ali Tatar gibi intihardan başka yol bırakmadıklarınızı mı?

“Her istediğini verdiğiniz” alnı secdeye değen “dindarların” kışladan kovduğu Alevi subaylarını mı?

Köy yolları yapılırken dahi; Sünni köyüne “yapılsın”, Alevi köyüne “kalsın” diyerek hiçbir ihtilafı olmayan komşu köyler arasına kin ve nefret ekip, kışkırttığınızı mı?

***

Hepsini yazmaya ne kâğıt yeter, ne de zaman…

Bunca zulüm karşısında ne yapalım Sn. Bozdağ, mesela zulmü onaylayanlara; “lanet olsun, kahrolsun, ettiğini bulsun, onulmaz dertlere tutulsun, kapı kapı gezsin derman bulmasın” diyelim mi?

“MEZHEPÇİ DEĞİLLERMİŞ!”

Suriye’ye neden saldırdınız Sn. Bozdağ?

“Sünni Cephe” fikri, “Stratejik Derinlik” teorisi kime ait?

PYD – YPG oluşumunun, Suriye Devletinin paramparça olmasının sorumlusu kim?

Bunca mültecinin, Ege’de, Akdeniz’de boğulan insanların-bebeklerin, kızların oğlanların günahını-ahh’ını, kefaretini kim verecek?

“Ben Büyük Ortadoğu’nun Eşbaşkanıyım” diyen kimdi Sn. Bozdağ?    

Türkiye’de mezhepçilik yapan yokmuş!

Seçim çalışmalarınızda en temel sermayeniz neydi?

“O alevidir ha” diyen; “eyyy!” diyerek başlayıp; “inancını söyle yahu, bak ben Sünni’yim, söylüyorum, sen de söyle” diyen, “Reyhanlı’da 53 Sünni yurttaşımızı katlettiler” diyen kimdi?

Uzaylılar mıydı; Fetö müydü?

Eyyy Bozağ!

Hangisini söyleyeyim ki…

YALANIN BATSIN E Mİ

Siz mezhepçinin, gericinin, Alevi-Sünni bölücülüğünün dibisiniz! Çağdışısınız, emek ve insanlık karşıtısınız; Hitler, Mussolini, Muaviye dönemini bile geride bıraktınız…

İktidarınızı mezhep ayrımcılığıyla ayakta tuttuğunuzu sağır sultan da biliyor.

Türkiye’de mezhepçilik yapan yokmuş; yalanın batsın e mi!

“Alevi çalıştayı’ından” söz eder misin Sn. Bozdağ; ne oldu Çalıştay?

Ya da, “Alevilere zulmediyorsunuz” anlamına gelen AB raporlarından…

Veya “ebeveynin rızası olmadan çocuklarına din dersi veremezsiniz” diyen AİHM kararlarından…

İlkokul sıralarında ve mescide çevirdiğiniz okullarımızda namaz kılmaya, oruç tutmaya, Arapça sure ezberlemeye zorladığınız, ders notuyla tehdit ettiğiniz çocuklarımızdan…

Sn. Bozdağ;

Herkesi kör âlemi sersem sanmayın; vergimizin 8 milyar gibi bir dilimini toplumun gericileşmesi, “dindar ve kindar” nesil yetiştirilmesi, çağdan ve bilimden kopması adına harcıyorsunuz. Diyanet aracılığıyla ve tüm siyasanızla gerici, kaderci, biatçi toplum tasarlıyorsunuz.

Allah’ın işine karışıyor, şirk koşuyor, insanların nasıl ve nerede ibadet ettiğini izliyor, dinliyor, din-mezhep, batağından çıkmıyorsunuz! Alevi’den vergi alıyor, cemaatinize veriyor, buna da “dindarlık” diyerek Allah’ı kandırmaya kalkıyorsunuz! Biz, nüfusun dörttebiri olan Aleviler, ilim-bilim ve kalkınma adına vergi veriyoruz, çağdışı bir ülke hayaliniz için değil…

Hangi dindarlık Sn. Bozdağ; “helal Kesim” zırvalığını düşünen sizler, aynı şeyi secdeye inmekle övündüğünüz ibadethanenin masrafını karşılarken, hacının, hocanın maaşını öderken neden düşünmüyorsunuz? Neden bizlere dönüp; “helal ediyor musunuz” diye sormuyorsunuz?

Haram olsun Sn. Bozdağ, binlerce kez haram olsun!

ADINI KOYALIM: AKP TÜRKİYE TOPLUMUNA MEZHEPÇİLİĞİ VE MONARŞİZİMİ DAYATMIŞTIR

Sn. Bozdağ, böyle devlet olamaz, kamunun vergisini din-mezhep adına sarf edemezsiniz. Devlet işleri için saldığınız, gerektiğinde yargıyı ve kolluk güçlerini kullanarak aldığınız vergiyi, “bana oy versin” diyerek bir cemaate peşkeş çekemezsiniz! Cemaatten olmayanlara, camiye gitmeyenlere tutsak muamelesi yapamazsınız. Keyfi davranamazsınız…

Sn. Bozdağ; gerçi sana bişey söylemek anlamsız ama hani gelinim sana söylüyorum, kızım sen anla hesabı olsun: ümüğümüzü sıkar konuşmamızı engellersiniz ama çığlığımıza engel olamazsınız.

Bu yazı anlayan, idrak eden ve insan için bir çığlıktır!

Kurucusu olduğumuz, inancımızı, insani-felsefi ve temel değerlerimizi temeline harç olarak koyduğumuz bu devlette bize parya, mülteci veya sığınmacı gibi davranamazsınız… Aşağılayamaz-onurumuzu çiğneyemezsiniz!

Rahatsız, mutsuz ve kırgınız arkadaş. Bu böyle devam edemez, hukuku, ahlakı, insani değerleri paspas gibi çiğneyen toplumlar ayakta kalmaz, iflah olmaz!

İnsan onuru bunu kabul etmez…

Murtaza Demir

Odatv

    Tüm Haberler