Chomsky: ABD Güç Kaybederken İran Güçleniyor

Amerikalı aktivist, dil bilimci, filozof, mantıkçı, siyasî eleştirmen, tarihçi ve yazar Avram Noam Chomsky; ABD yönetiminin saldırgan politikaları ve değişen dünya sistemi, Batı Asya’da ABD’nin gücünün azalmasına ve İran’ın güçlenmesine neden olduğunu iddia etti.

Chomsky: ABD Güç Kaybederken İran Güçleniyor

Tesnim Haber Ajansı - Dünya eski bir sistemden yeni bir sisteme doğru ilerliyor ve bu yeni sitemin özellikleri tam olarak belli değil.

Bu geçişin koordinatları, dünyadaki güç piramidindeki değişiklikler, mevcut uluslararası rejimlerin ve kuruluşların zayıflaması, Amerika’nın zayıflaması ve bu rejimin kapsamlı hegemonyasının düşüşü, yeni bölgesel rejimlerin oluşması, dünyadaki ticari ve mali ilişkilerde doların düşüşü ve bölgesel ve uluslararası güçlerin yükselişi olarak görülebilir.

Dünyadaki bu geçiş ile ilgili olarak Keyhan Gazetesi, Amerikalı aktivist, dil bilimci, filozof, mantıkçı, siyasî eleştirmen, tarihçi ve yazar ve “İktidarı Anlamak”, “Halkın Sırtından Kazanç”, “Güç Kimin Elinde”, Vahşi ABD Emperyalizmi”, “Dünya Düzeni: Eskisi Yenisi” gibi 50’den fazla kitap yazan Avram Noam Chomsky ile bir röportaj gerçekleştirdi. Keyhan Gazetesinin Amerikalı bu tarihçi ve yazar ile gerçekleştirdiği görüşmenin metni şu şekildedir:

*Amerika, tek kutuplu bir dünyada tek taraflı olarak dünyaya egemen olan geleneksel bir güç olarak şimdi hızlı bir şekilde gücünü kaybetmektedir ve diğer taraftan çok kutuplu bir dünya şekillenmektedir. Sizce, ASEAN, BRICS ve Şangay gibi doğu ekonomi kuruluşları, dünyadaki önemli gelişmelerde ve yeni yapının şekillenmesinde ne ölçüde etkilidir?

Hiç şüphesiz Amerika Birleşik Devletleri İkinci Dünya Savaşının sona ermesinin ardından dünyadaki çeşitli alanlarda en üstün güçtü ve hakimiyeti vardı ama hiçbir zaman dünyaya tek taraflı olarak egemen olmadı ve dünyayı başkalarının görüşlerine bakmaksızın yönetmedi. Şunu unutmamak gerekir ki, Amerika İkinci Dünya Savaşının sona ermesinin ardından gücünde zirveye ulaştı ama bu güç yavaş yavaş geriledi. Savaştan sadece birkaç yıl sonra, Çin kendisini Amerika’nın güç ve hakimiyet halkasından çıkardı. Daha sonra Çin ve Rusya, her ne kadar son yıllarda çeşitli alanlarda farklı görüşlere sahip olsalar da oluşturulması ve devam ettirilmesi çok ta kolay olmayan aralarındaki koordinasyonlarını şimdiye kadar kaybetmeye çalıştılar. Dünya yavaş yavaş üç eksenin temel bir rol oynadığı yeni bir geometri görmeye başladı. Bugün üç kutuplu bu sistem, sömürgecilik ve çeşitli toplumların endüstriyel sistemlerinin yeniden yapılandırılması sürecinin düzeltilmesinin bir sonucudur ve bunun sonuçları da Kuzey Amerika, Avrupa ve Kuzeydoğu Asya'da süper ekonomilerin ortaya çıkışıdır. Üç kutuplu yeni bir yapının ortaya çıkmasıyla birlikte, eski Sovyetler Birliği'nin çökmesine rağmen, Amerika’nın gücü de yavaş yavaş kayboldu. Bu gerçeğin yanı sıra, Amerika'nın hala askeri alanda dünyanın en zengin ülkesi olmaya devam ettiği ve dünyanın servetinin yaklaşık yarısını oluşturduğu da vurgulanmalıdır. Çok önemli olan bu güç boyutuna çok az değinilmektedir. ASEAN, BRICS, küresel etkilerde çok önemli bir rol oynamaktadır. Çin, belirgin olarak küresel ekonomik gücün geleceğinde kesinlikle daha büyük bir rol oynayacaktır. Amerika'nın şu an en büyük sorunu, bu ülkenin ileri bakış açısıdır.

* Çin, stoklarını "Yuan" ulusal para birimini temel alarak, yüksek miktarlarda altınlarla ve diğer ülkelerle imzaladığı büyük ekonomik sözleşmelerle doldururken, doların mevcut şartlardaki düşüşünü ve Amerika’nın ekonomik gücünün geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Amerika’da kabul edilen politika, doların küresel düzeyde güçlü bir para birimi olarak korunmasının sürdürülmesidir. Bu politika, Amerika ekonomisi için karlı olmasına rağmen ciddi ticari bütçe açığı getirmektedir. Öte yandan, dolar yavaş yavaş zayıfladığı için tüketiciler için maliyetler artmaktadır ama her ülkenin yerli ve yerel üretimleri kendilerine fayda sağlamaktadır. Dolar karşısında çeşitli zorluklar vardır ancak şu anda bu sorunlar çok fazla etki etmeyen potansiyel sorunlardır.

* Kültürel, ekonomik ve askeri olmak üzere diğer faktörler yeni bir küresel düzenin oluşumunu nasıl etkilemektedir?

Yeni geometriyi şekillendirmede birçok faktör rol oynamaktadır, ancak hiçbiri askeri ve ekonomik boyut kadar etkili değildir.

*İran'ın yeni küresel düzende doğru bir rol bulma konusundaki performansını nasıl değerlendiriyorsunuz? İran İslam Cumhuriyeti bu alanda ne derece başarılı oldu?

İran, Washington sayesinde bölgedeki gücünü artırabildi, Amerika’nın Irak’a saldırısı, İran’ın bölgedeki birinci sıradaki düşmanını ortadan kaldırdı ve Saddam Hüseyin'in ardından bu ülkenin Irak’a olan etkileri önemli ölçüde arttı.

En Çok Okunan Görüş/Röportaj Haberler
En Önemli Görüş/Röportaj Haberler
En Çok Okunan Haberler