Batı Türkiye'den Özür Diledi Mi?


Batı Türkiye'den Özür Diledi Mi?

AK Parti'ye bağlı medya ABD,Kanada ve sekiz Avrupa ülkesinin Türkiye'den özür dilediğini iddia etti, ancak gerçek şu ki büyükelçiler “özür” dilemeyecek bir orta yol buldular.

 

Tasnim Haber Ajansı- Türkiye'de yayınlanan birçok gazete 10 büyükelçi krizini manşetlere taşıyarak, Batılı büyükelçilerin geri adım attıklarını ileri sürdü.

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Toplantıda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “istenmeyen adam” ilan edeceğiz dediği, Osman Kavala çağrısına imza atan 10 büyükelçinin durumu ele alındı.

Kabine öncesi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığı’nda bir araya geldi. 

Herkes 10 büyükelçinin “istenmeyen adam” olarak ilan edilmesini beklerken, kabineden çıkan karar başka bir şey oldu ve Erdoğan'ın danışmanlarının son anda tutumunu yumuşatmayı başardığını gösteren bir toplantı gerçekleşmiş oldu.

Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sonrası basın mensuplarına yorgun bir sesle açıklamada bulunan Erdoğan 10 ülkenin büyükelçilerinden yapılan Osman Kavala'nın serbest bırakılması çağrısı sonrası ABD dahil büyükelçiliklerden olumlu mesajı geldiğini belirtti ve “Niyetimiz kriz çıkarmak değil. Ülkemize dönük bühtandan geri dönüldü. Büyükelçilerin beyanlarında artık daha dikkatli olacaklarına inanıyorum.” dedi.

10 Büyükelçiyi Sınır Dışı Etme Tehdidi 

Son günlerde büyükelçilerin sınır dışı edilmesiyle ilgili çeşitli tavırlar alındı. 

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 10 ülkenin büyükelçisi hakkında verdiği kararı değerlendirdi.

Ağır ifadeler kullanan Perinçek, Erdoğan'ın istenmeyen adam talimatı ile Türkiye’nin yeni bir stratejik döneme girildiğini ileri sürdü.

Ancak gelişmeleri izlediğimiz gibi önemli bir olay yaşanmadı ve Türkiye hiçbir durumda Batı'ya karşı somut bir tavır göstermeyeceği sonucuna vardı. Çünkü 10 büyükelçinin sınır dışı edilmesi hiç kuşkusuz krizi olduğundan daha büyük hale getirebilirdi.

Öte yandan önemli sayıda Türk siyasetçi ve yorumcu yaptıkları çeşitli açıklamada hükümete yeni maceralardan kaçınmasını ve Türkiye'nin kapılarını dünyaya kapatmamasını tavsiye etti.

Erdoğan'ın sınır dışı etmek istediği 10 büyükelçinin hepsi Türkiye ekonomisi ve siyaseti için çok önemli olan ülkelerin temsilcileridir ve bunun neden önemli olduğunu şöyle sıralayabiliriz; birincisi, bu ülkeler Türk ihracatının destinasyonlarıdır. İkincisi, önemli sayıda milyonlarca Türk vatandaşı bu ülkelerde yaşıyor ve üçüncüsü ise, böyle bir karar Türkiye'nin tamamen tecrit edilmesine yol açacaktır.

10 Büyükelçi Türkiye'den Özür Diledi Mi?

10 büyükelçinin Osman Kavala çağrısında geri adım attığını ve özür dilediğini  ileri süren Türk Dışişlerinin yorumu Ankara'daki ABD büyükelçiliği hesabından gönderilen kısa bir mesajın retweet yapılmasına dayanıyor.

ABD’nin Ankara Büyükelçiliği, sosyal medya hesabından yaptığı Türkçe ve İngilizce paylaşımda, “ABD 18 Ekim tarihli açıklamaya ilişkin bazı soruların yöneltilmesi vesilesiyle, Diplomatik İlişkiler Hakkındaki Viyana Sözleşmesi'nin 41. Maddesine riayet etmeyi teyit eder.” ifadelerini kullandı.

ABD Büyükelçiliği’nden yapılan açıklama ilk on beş dakika içinde Hollanda, İsveç, Norveç, Finlandiya, Danimarka, Kanada ve Yeni Zelanda büyükelçilikleri tarafından da Twitter’da paylaşıldı. Bir süre açıklamayı paylaşmayan Fransa ve Almanya da yaklaşık bir buçuk saat sonra diğer büyükelçiliklere uydu.

Viyana Sözleşmesi’nin 41. maddesinde, “Ayrıcalıklarına ve bağışıklıklarına hâlel gelmeksizin, bu gibi ayrıcalıklardan ve bağışıklıklardan yararlanan bütün şahıslar kabul eden Devletin kanunlarına ve nizamlarına riayet etmekle yükümlüdür. Anılan Devletin iç işlerine karışmamakla da bu şahıslar keza yükümlüdür” deniliyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, 18 Ekim'de Osman Kavala'ya yönelik açıklamanın Viyana Sözleşmesi'nin 41. maddesiyle tutarlı olduğunu belirtti.

Almanya Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert ise, büyükelçilerin sınır dışı edilmesi konusunda yapılan açıklamaları "endişe" ile not ettiklerini ve "anlamakta güçlük çektiklerini" söyledi ve “"Türkiye Almanya için önemli bir diplomatik ortaktır " ifadesini kullandı.

Yok Yere Yaygara

Erdoğan'ın 10 büyükelçi çıkışının yok yere yaygaradan başka bir şey olmadığını söylemek gerekir. Dışişleri bakanı ve diplomatik danışmanların sözlerini dinlemeyen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın destansı, duygusal ve aceleci fikir ve düşüncelerle ülkede bir krize neden olabileceğini gösterdi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 10 büyükelçinin istenmeyen adam ilan edilmesine yönelik talimatı için şu açıklamalarda bulundu; "10 büyükelçi bir araya gelip bir açıklama yapamaz. Yaparsa bunun ismi ‘diplomatik çağrı’ değil ‘diplomatik rezalet’ olur. Bu rezalete gereken cevap verilir. Ama bu cevap en fazla ticaret yaptığımız ülkelerle diplomatik ilişkileri kesmek olmaz. Okkalı bir cevap vermenin bizim ülke olarak çıkarlarımıza zarar vermeyecek çok daha etkin yol ve yöntemleri bulunabilir. Peki az önce ne yaşandı? Erdoğan’ın en üst düzeyden neredeyse 10 ülke ile tüm ilişkileri kesmeye kadar varan bir tonda başlattığı kriz, tek cümle ile yumuşadı. Böyle bir liderin, böyle bir ülkenin sözünü artık kim ciddiye alır? Ne oldu şimdi? ‘Kavala açıklamasından pişmanız mı’ dediler? ‘Bir daha böyle açıklama yapmayacağız mı’ dediler? Hayır! 10 ülke de dahil herkes, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın zaten atacağı geri adıma zemin oluşturdu."

İktidardan Yeni Gündem

Türkiye’nin yaşadığı diplomatik gerilimle Dolar/TL kuru rekor kırdı. Dolar kuru, büyükelçi gerginliğiyle haftanın ilk işlemlerinde yüzde 1'den fazla artış göstererek 9,85 seviyesine kadar tırmandıktan sonra tansiyonun düşmesiyle 9,50'nin altına geriledi.

Ekonomik krizle karşı karşıya kalan  Türkiye'de iktidarın ekonomik anlamda verimsiz olduğu söyleniyor. Bu durumda muhalefette erken seçim çağırısı yaparken yeni bir gündem yaratılmış oldu. Ancak gerçek şu ki, bu yönetim politikası Türkiye'ye ağır bedeller ödetebilir.