Yaşayan İnkılap


Yaşayan İnkılap

Tarih birçok inkılaplara sahne olmuştur. Birçok devletin yok olmasına, birçok diktatörün, padişahın derilmesine ve birçok yönetim sisteminin değişmesine neden olmuştur. Bazı inkılaplar tepeden aşağıya (yönetimi elinde bulunduran güç) doğru olurken bazı inkılaplar aşağıdan yukarıya (halk) doğru olmuştur.

Bu inkılaplar, vizyonlarını tamamlayamadan ya liderin yok olması ile ya da halkın yaptığı inkılaptan uzaklaşması ile son bulmuştur.
İnsanoğlu, tarihte yaşanmış inkılaplardan farklı bir inkılaba şahit oldu. Bu inkılabın adı ‘İslam İnkılabı’ idi. Bu inkılabı diğerlerinden farklı kılan birçok özellik olmakla birlikte öncelikli olarak bu inkılabın iki taraflı gerçekleşen bir inkılap olduğunu söylemek yanlış olmaz. İslam inkılabı; hem aşağıdan yukarıya yani halkın gerçekleştirdiği bir inkılap, hem de yukarıdan aşağıya İnkılap liderinin inkılabın gerçekleşmesine ve sonraki merhalelerine etkisi ile gerçekleşmiş bir inkılaptır. 1963’te İran’da Şah tarafından ilan edilen ‘Beyaz İnkılap’ tarihi bir dönüşüme kapı araladı. Fakat bu dönüşüm sadece İran’la sınırlı kalmadı. 1979’da İslam İnkılabı gerçekleştiğinde İslam İnkılabı Lideri İmam Humeyni, halka “Biz, İran için inkılap yapmıyoruz, İslam için inkılap yapıyoruz” diye beyanda bulunmuş ve yapılan inkılabın İran’la sınırlı olmadığını açıkça ilan etmişti. 
İslam İnkılabı, dini anlamda yok olmaya yüz tutan İslam’ın yeniden canlanmasını sağlayarak dünya Müslümanları için ümit ışığı oldu. Aynı zamanda diktatörlerin ve emperyalistlerin demir yumruğu altında ezilen özgürlükçü ruhlar için direnişin kıvılcımını ateşledi. Bu yeniden canlanış yaşayan bir inkılaba dönüştü. Üstelik bu inkılap sadece bir ülkeyi bir bölgeyi değil dünyanın tamamını etkisi altına aldı. Yaşayan, canlı bu inkılap; tağuti, emperyalist ve siyonist yönetimlerin planlarını bozdu.
Dünya Müslümanları, İslam İnkılabıyla yaşadıkları yerlerde İslam’ı yeniden yaşamaya ve yaşatmaya başlarlarken tağut ve müstekbir yönetimlere karşı, İslam’ın sloganlarını söylemeye başladılar. İslami uyanış, İslam düşmanlarının da yeni planlarla harekete geçmesine neden olmuş ve İslam ümmetine saldırılara başlamışlardır. Siyonizm ve Evanjelizim gibi İslam düşmanları; Müslümanlara hem dışarıdan saldırırken hem de Müslümanlar arasında tefrika çıkarıp içten çökertmenin, İslam İnkılabı’nın başarısızlıkla sonuçlanmasının hesaplarını yapmışlardır. Müslümanlar arasında Sünni-Şii ayrımını kullanan İslam düşmanları oluşturdukları el-Kaide, IŞİD gibi terörist örgütlerle Müslüman katliamı gerçekleştirmiş üstelik bu planı siyasi alana da çekerek Müslüman ülkeler arasında çekişmelere neden olmuşlardır. Ayrıca ABD-Siyonist rejim ile batılı yandaşları Müslüman ülkeler arasında kendilerine maşalar bularak Müslüman ülkelerin siyasi, askeri ve ekonomik alanlarda zor duruma düşmelerine neden olmuşlardır. 
Şimdi de ABD-Siyonist rejim ve yandaşları, İslam İnkılabını bölge ülkeleri için bir tehdit olarak göstermek için medya gücünü de kullanarak büyük bir çaba harcamaktadırlar. İslam İnkılabı’nın emperyalizm ve sömürgecilik karşıtı ilkesi doğrultusunda ortaya çıkan direniş cephesi büyük güçlere karşı zaferler kazanırken İslam İnkılabı düşmanları direnişi boğmak için ekonomik yaptırımlarla, askeri saldırılarla, kültürel dezenformasyonlarla İslam İnkılabını yıkmaya çaba göstermektedirler. Dini ve siyasi alandaki tüm bu saldırılara rağmen İslam İnkılabı 43 yıldır varlığını sürdürmektedir.
Bu inkılap taraftarları 43 yıldır zindanlara atılmakta, şehit vermektedirler. İlk başladığında sadece İran’da zindana atılan, şehit edilen inkılap taraftarları bugün Batı Asya bölgesinde, Kafkaslarda, Avrupa’da zindanlara atılmaktadırlar. Batı Asya’daki inkılapçılar emperyalist güçlerin savaş uçaklarının, bombalarının, zehirli gazlarının, ambargolarının hedefi olarak şehit olmaktadırlar. Bu inkılap taraftarları; tağuti ve müstekbir yönetimler tarafından korkulan bir düşman olarak gözükmekte ve bu düşmana karşı her türlü saldırı mubah sayılmaktadır. Bütün bunlara rağmen inkılapçılar direnmekte ve İslam İnkılabı yaşamaktadır. 
Tağuti, müstekbir, emperyalist ve siyonist yönetimlere karşı İslam İnkılabı direnişini devam ettirmekte ve her geçen gün güçlenmektedir. 
İslam İnkılabı’nı yok etmek isteyenlerin bir hesabı varsa Allah’ın da bir hesabı vardır…