Irak’ta Sudani Hükümeti Başarılı Olabilir Mı?


Irak’ta Sudani Hükümeti Başarılı Olabilir Mı?

Irak’ta Sudani hükümetinin başarı ihtimalinden bahsetmeden önce yeni başbakanın siyasi geçmişi ile yeni kabinedeki görev dağılımını incelememiz gerekir.

Tesnim Haber Ajansı- Son günlerde Irak'ın yeni başbakanı Muhammed Şiya Sudani göreve başladı. Şu anda en merak edilen sorulardan biri de yeni Bağdat hükümetinin başarı ihtimali ile ilgilidir. Bu soruyu cevaplamak için önce iki konuyu incelememiz gerekir; Biri Irak'ın yeni başbakanının siyasi geçmişi, diğeri ise yeni kabinedeki görev dağılımı.
Yeni Başbakan Sudani’nin Siyasi Geçmişi

Muhammed Şiya es-Sudani, uzun yıllar eski Başbakanlardan Nuri el-Maliki liderliğindeki Dava Partisinin üyesiydi ve seçimlere yine Maliki'nin Kanun Devleti Koalisyonu listesinden girmişti. Saddam döneminde bir vilayetin ortanca yöneticisiyken, valilik ve nihayet birkaç bakanlık görevini yürüten Sudani siyaset alanındaki ilerlemesini bu partiye ve koalisyona borçludur.

Ancak 2019 yılında "Ekim Devrimi" olarak bilinen sokak protestolarının başlamasıyla birlikte Muhammed Şiya Sudani eski Başbakan Nuri el-Maliki liderliğindeki Dava Partisi ve Kanun Devleti Koalisyonu'ndan 2019 yılında istifa ederek Furat Hareketini kurdu.

Furat Hareketinin Şii Koordinasyonu Çerçevesinde daha fazla ağırlığı yoktur ve Şii partilerin açısına göre Sudani’nin başbakan seçilmesinin sebebi geleneksel Şii siyasi partilerden bağımsız olmasıdır. Dolayısıyla geleneksel Şii partiler açısından şu anda teknokrat olan ve aynı zamanda partizan bir geçmişe sahip olan başbakan seçilmiştir.
Şii partilerin bu ismi tercih etmesi, herhangi bir başarıda kendilerini ortak olarak göreceği anlamına gelir; ancak herhangi bir başarısızlıkta, sadece seçilen başbakan suçlanacak!

Yeni Başbakan Sudani’nin durumu, Dava Partisi ve Kanun Devleti Koalisyonu lideri eski Başbakan Nuri el-Maliki ile karşılaştırılabilir; bu parti ve koalisyon yüksek güce sahiptir. O kadar ki Nuri el-Maliki'nin 2014'te veya şimdiki süreçte üçüncü başbakanlık dönemini düşünmeye bile başlamıştı.

Bunun aksine kendi partisini 2019'da kuran Sudani genel seçimlerde parlamentodaki 329 sandalyeden sadece bir sandalye kazanan bir isimdir. Bu nedenle Sudani herhangi bir fraksiyon tarafından doğrudan ve dolaylı olarak desteklenmediği için hem kabine seçimi hem de karar alma konusunda çeşitli tarafların baskısı altında olması doğaldır.

Yeni Kabinedeki Görev Dağılımı

Bu bağlamda, mevcut kabinenin “ulusal çoğunluk hükümeti” (Sadr hareketinin temel talebi ve birçok siyasi grubunun seçim vaadi) üzerine kurulmadığını söylemek gerekir; Bunun yerine parti kota sistemine göre oluşturulmuştur.
Yeni kabinenin oluşumu sırasında anlaşmazlıklar ortaya çıktı, öyle ki durum yabancı büyükelçilerin bile destekledikleri bakan adayının kabinede yer alması için istişare ettiği noktaya geldi.

Mevcut bakanlar yapısında tek bir bağımsız bakanın olmadığını dikkate alırsak, yeni kabinenin yeterli uyumdan yoksun olduğu ve bakanların mutlaka toplu kararlara uyması gerektiği sonucuna varırız. Bakanlar, bakanlıklarının iç meselelerinde hükümetin toplu kararlarına veya Başbakanın görüşlerine mutlaka uymak zorunda değildir.

Yeni kabinede yer alan Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı Ahmed Casım Yabr Esedi ve Yüksek Öğretim ve Bilimsel Araştırmalar Bakanı Naim Abid Yasır Abudi hiçbir deneyime sahip değil. Ama bunların yanında, partilerinin desteğiyle de bu dönemde bakanlık konumuna gelmiş tecrübeli bakanlar bulunuyor.

Tecrübeli bakanları şöyle sırlayabiliriz: Petrol Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Heyan Abdulgani Abdulzehra Sewad, Su Kaynakları Bakanı Avn Ziyab Abdullah, Maliye Bakanı Tayf Sami Muhammed Şekerci ve Haberleşme Bakanı Heyam Abdo Kazım Yasır.
Yeni kabinede hem tecrübesi az olan bazı politikacılar hem de partilerinin desteklediği deneyimli isimlerin yer aldığını görüyoruz. Bu nedenle, yeni hükümetin başarısızlığını şimdiden tahmin edilemez ve tam olarak engeli olmasa da Sudani hükümetinin bazı alanlarda bir şeyler yapması mümkündür.

Sudani Hükümetinin En Önemli Sorunları

Sudan hükümeti içeride (Sadr Hareketi, Erbil ile petrol ve gaz yasası meselesi, bütçe yasasının hazırlanması ve...) ve dışarıda (bölge ülkeleriyle ilişkiler, "ABD'nin ülkedeki varlığı veya Irak'tan geri çekilmesi", "Çin ve Batı ile ilişkiler", "Türklerin kuzey Irak'taki askeri operasyonları ve...) gibi sorunlarla karşı karşıyadır; ancak tüm bu zorluklar, Irak'taki gri tabakanın memnuniyetsizliği halinde, Sudani hükümetini tehlikeye sürükleyebilir.

Daha doğrusu, Sudani hükümetinin karşısındaki en önemli sorunu, "Irak ulusunun hayal kırıklığına uğramış kitlelerini tatmin etmek" olarak düşünülmelidir; Irak'ta son yirmi yıldaki hükümetlerin performansı hakkında olumlu bir değerlendirmeye sahip olmayan ve ülkelerinin bol petrol gelirleriyle daha yüksek bir geçim ve refah seviyesine sahip olması gerektiğine inananlar.

Bu konunun daha iyi anlaşılması için Sadr Hareketinin son üç yıldaki sokak eylemleri örneğine atıfta bulunuyoruz.
2019'da Sadr Hareketi, 2019 protestolarını alevlendirerek ve Adel Abdulmehdi hükümetinin istifasına neden oldu. Bu hareket yine aynı taktiği kullanarak Bağdat'ın Yeşil Bölgesi'nde eylemler düzenleyerek parlamento binasını ele geçirdi ve bu kez amacı Kazımi hükümetinin seçime kadar iktidarda olmasıydı, ancak Sadr Hareketinin bu girişimi başarısızlıkla sonuçlandı. Aslında Irak'taki gri tabakanın varlığı başarısızlığın veya zaferin önemli nedenlerinden biridir. Bu tabaka 2019'da hareketin sokaklardaki eylemine katılırken 2022'de bu harekete eşlik etmemiştir.

Daha sonra, bu gri tabakadan "Ekim Devrimi" adı verilen bir hareket ortaya çıktı ve Iraklı gençlerden oluşan bir hareketin temel ilkeler açısından hala Sadr Hareketine rağbet gösteriyor.

Sözcü geçen gri tabakanın temel talepleri "Ekonomi" ve "Güçlü Devlet" olmak üzere iki konuyu kapsar. İkinci talep aslında ülkede huzur ve siyasi istikrarın yaratılmasıdır, bu da ileride ekonomik durumun iyileşmesine doğal olarak yansıyacaktır. Şiya Sudani bu alanda iyi şeyler yapabilirse eski partilere karşı pazarlık gücünü bile artırabilir.

Son Söz

Yukarıda bahsi geçen konular göz önüne alındığında, bu yazının başında ortaya çıkan soruyu daha iyi cevaplayabiliriz, aslında Sudani hükümetinin kabinenin oluşumundaki birçok zayıflığa rağmen hala başarı şansı var; Bu gri tabakayı hayal kırıklığına uğratmaması halinde gerçekleşebilir. Aksi takdirde Sudani’nin kaderi Al- çok başarılı olmayan Kazımi hükümeti veya protestolar nedeniyle düşen Abdülmehdi gibi olabilir.

Elbette ki burada Şii Koordinasyon Çerçevesi’nin desteği de önemli ve Sudani’nin uygun kararlar almasına izin vermelidir. Özellikle unutulmamalı ki, Şii Koordinasyon Çerçevesi için bu hükümetin başarı olması önemlidir. Çünkü Sadr Hareketinin bu hükümette yer almaması nedeniyle herhangi bir başarısızlığın faturası Şii partilere kesilecektir. Bu nedenle, Şii Koordinasyon Çerçevesi içinde yer alan partiler mevcut Irak Başbakanı'na azami işbirliği ve desteği sağlamalıdırlar.