Katar 2022 FIFA Dünya Kupası Siyonistlerin Kabusu Haline Geldi


Katar 2022 FIFA Dünya Kupası Siyonistlerin Kabusu Haline Geldi

Katar'da düzenlenen 2022 FIFA Dünya Kupası’nda Filistin davasının gündeme getirilmesi, Tel Aviv ile ilişkileri normalleşme sürecinde Arap ülkeleri yöneticileri ile Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) planlayıcılarını zor durumda bıraktı.

Tesnim Haber Ajansı- Dünyanın en popüler sporu olan futbol, dünyanın farklı bölgelerindeki siyasi, sosyal ve kültürel gelişmelerin tarihinde her zaman önemli bir rol oynamıştır; ancak futbol serüveni Orta Doğu bölgesi ve özellikle Fars Körfezi’ne kıyısı olan Arap ülkeleri için biraz farklıdır. Dünya Kupası'nın Katar'ın ev sahipliğinde düzenlenmesi, Arap ulusal kimliği ile milliyetçiliğinin güçlenmesine katkı sunmuş ve başta Suudi Arabistan ve Katar olmak üzere Arap ülkeler arasındaki gizli rekabetler ve iç çekişmelerin bir süreliğine ara verilmesine yol açmıştır.

Birçok Arap ülke yöneticisi ve Siyonist lobi, Dünya Kupası etkinliğini Arap-Tel Aviv ilişkilerinin normalleşmesini hızlandırmak amacıyla kullanmayı umuyordu; Fakat Arap milliyetçiliğinin yükselişi ve Arap futbolseverlerin Filistin’e büyük desteği, Arap halkları ile yöneticileri arasındaki derin uçurumu gösterdi, aynı zamanda Araplar ile Siyonist İsrail arasındaki barış sürecinin ısınmasını da engelledi.

Futbolseverler Arasında Siyonizm Karşıtı Duyguların Artması

Siyasetin spora karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan uluslararası spor kurumlarının tüm söylemlerine rağmen, spor rekabeti modern ulus-devletlerin bir ürünü olarak her zaman politik bir alan olmuştur.

2022 FIFA Dünya Kupası, Arap halklarının Tel Aviv ile normalleşme süreci, mevcut siyasi durum ile Siyonist düşmandan rahatsızlığını dile getirmesi için bir ortam yarattı. Siyonist yetkililer, Dünya Kupası'nın Katar'da düzenlenmesinin  Abraham Anlaşması'nın Katar ve Suudi Arabistan da dahil olmak üzere diğer Arap ülkelerini de kapsayacak şekilde genişletilmesine yol açmasını beklerken Siyonist medya, Katar Dünya Kupası vasıtasıyla Tel Aviv'le normalleşmeden olumlu bir görüntü yansıtmaya çalıştı; Ancak Arap futbolseverlerinin ilk kez Orta Doğu’da düzenlenen Dünya Kupası'nda Siyonist gazetecilerle röportaj yapmayı reddetmesi, Araplar ile Siyonist İsrail arasındaki ilişkilerin barış ve normalleşmesinin önünde büyük zorluklar olduğunu gösterdi.

2022 Dünya Kupası müsabakalarının Katar'da başlamasının ardından sosyal medyada yayınlanan görüntülerde, futbolseverlerin Siyonist muhabirle konuşmayı reddettiği görülüyor ve Arap futbolseverler "Filistin Dünya Kupası'nda",  "İsrail ile normalleşmeye hayır" ve "Filistin özgürlük sever insanların meselesidir" gibi hastaglarla bir kampanya başlattılar.

Siyonist İsrail’i henüz tanımayan Katar yönetimi, birleşik bir Filistin devletinin kurulmasını normalleşme şartı olarak ilan etmiştir. Buna rağmen son zamanlarda Katar'ın Dünya Kupası için Tel Aviv'den doğrudan uçuşlara izin vermesi, Arap dünyasının birçok vatandaşının tepkisini çekti.

Katar'da ülkesinin milli takımını desteklemek için bulunan Suudi Arabistan vatandaşı Halid Al-Omari, Tel Aviv ile Doha arasında açılan direkt uçuşların kalıcı olmamasını umduğunu ifade etti.

Reuters haber ajansına konuşan Al-Omari, "Arap dünyasındaki ülkelerin çoğu normalleşmeye doğru ilerliyor ve bunun nedeni, çoğunun halkını dinleyen yöneticilerinin olmaması" dedi. Siyonist medyayla konuşmayı reddeden 27 yaşındaki Ürdünlü Asil Sarayih, "Gerçekten normalleşme zaman değildi, Siyonistlerin yıkıcı politikaları, ülkeler arasındaki ilişkilerin ilerletilmesi için her türlü fırsatın kapısını kapatıyor." dedi.

Normalleşme Konusunda Arap Halkları İle Devlet Yöneticileri Arasındaki Büyük Uçurum

Son birkaç yılda gerçekleşen Tel Aviv ile normalleşme dalgasına rağmen, anketler Abraham Anlaşması olarak bilinen normalleşme anlaşmasına Arap halkı desteğinin giderek azaldığını gösteriyor.

Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü tarafından yayınlanan bir anket, Arap ülkeleri vatandaşlarının İsrail'le normalleşmeye olumlu bakmadığını gösteriyor ve ankete katılanların çoğunun normalleşmeyi İran'a karıştı bir Siyonist komplo olarak değerlendiriyor.

Bu ankete göre, Siyonist Rejim’le normalleşmeyi olumlu görenler 2020'de yüzde 40 civarındayken, 2022'de yüzde 20'nin altına indi.

Öte yandan Arap Barometresi Enstitüsü'nün Arap ülkelerinde yaptırdığı ankete göre, Arap devletleri aktif şekilde Tel Aviv ile ilişkileri normalleştirmenin yollarını ararken; Arap halkları bu anlaşmaları pek desteklemiyor ve onlar normalleşme sürecine karşı çıkıyor, aynı zamanda Filistin halkına büyük destek veriyor. Bunlar, birçok Arap vatandaşının Tel Aviv’le normalleşme konusunda hükümetleriyle derin bir fikir ayrılığı içinde olduğu anlamına geliyor.

Ankete katılan altı ülkeden beşinde, yüzde 10'dan daha azı normalleşmeyi destekliyor. Bu rakam Cezayir ve Fas'ta yüzde 9, Tunus'ta yüzde 8, Libya'da yüzde 7 ve Ürdün'de sadece yüzde 3 idi.

Arap ülkelerinin demografik yapısı birbirine benzediği için, bu veriler küçük bir farkla diğer Arap ülkelerine atfedilebilir. Genel olarak, bu veriler Arap ülkelerinde yaşayan halkların devlet yöneticilerinin İsrail ile normalleşme girişimine katılmadığını göstermektedir.

2022 Dünya Kupası ve Filistin Davası

Katar, 2022 Dünya Kupası'nın ev sahibi seçildiği ilk andan itibaren Arap kimliğini Dünya Kupası'na aşılamaya çalıştı. Turnuvanın bilet satış sitesinden "İsrail" ismini kaldırıp yerine işgal altındaki Filistin topraklarını kullanan Katar, ilk kez bir Arap ülkesinde düzenlenecek Dünya Kupası'nda Filistin davasını desteklemede kararlı olduğunu dolaylı olarak gösterdi.

Filistinlilerin en büyük destekçilerinden biri olan Katar yönetimi, Dünya Kupası sırasında Filistin davasına yönelik farkındalığı artırmak ve Siyonist İsrail’in işlediği cinayetleri ifşa etmek için ortam hazırlamakla kalmadı aynı zamanda çeşitli noktalarda Katar bayrağının yanında Filistin bayrağını da dalgalandırarak Arap kimliğini tazeledi. Bunun için futbolseverler Dünya Kupası açılış töreninde işgal altındaki Mescid-i Aksa ve Filistin’e büyük destek verdi.
Katar’ın Filistin konusundaki çabaları, 2022 Dünya Kupası'nı İsrail’le normalleşme için bir fırsata çevirmeye çalışan Siyonist-Amerikan planlarını tersine çevirdi.

Katarlı kurumlar veya şahısların Siyonist Rejim’le normalleşmesine karşı çıkan Normalleşmeye Karşı Katar Gençleri Hareketi, 5 Nisan 2022'de "Spor siyasetten üstün değil, normalleşmeye direnme sahasıdır" sloganıyla işgalci rejime karşı kampanya başlattı.

Sonuç

Dünyanın diğer birçok yerinde olduğu gibi Arap dünyasında da siyasi gelişmeler ve ulusal kimlikle bağlantısı olan futbol, kolektif hayali yakalamanın da bir yöntemidir. Arap taraftarlar hem bağımsızlık mücadelesi hem de Arap Baharı eylemleri sırasında futbolun üstün gücünün farkına varmıştı. Ancak Katar'da düzenlenen 2022 Dünya Kupası, Arap taraftarları iki farklı yönden etkiledi. Birincisi, milliyetçilik ve vatanseverliğin ötesinde Fars Körfezi’ne kıyısı olan ülkelerin Arap kimliğini güçlendirdi ve ikincisi, Filistin davasını gündeme getirerek, Tel Aviv’le normalleşme sürecini izleyen Arap ülkeleri yöneticileri ile Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) planlayıcılarını zor durumda bıraktı.

Siyonistlerin Doha'ya gelmesiyle birlikte yaşanan tartışmalar, Araplar ile Siyonistler arasındaki derin anlaşmazlığı ve aynı zamanda Arap ülkelerinin yöneticileri ile halkları arasındaki uçurumu göstermiş oldu. Siyonistlerin Katar’daki yaşadıkları ABD'nin baskısı veya FIFA'nın talimatıyla sağlanan normalleşmenin Arap dünyasının despot devlet liderleriyle sınırlı olduğunu gözler önüne serdi. Siyonist muhabirlerin İslam kentlerinin sokaklarında protesto edilmesi normalleşme hikayesinin farklı seyrettiğini gösteriyor.