ABD’nin Fars Körfezi'ndeki Ulaşılmaz Hayalleri!


ABD’nin Fars Körfezi'ndeki Ulaşılmaz Hayalleri!

İran, ticari gemilerin deniz yollarından zararsız geçişine yönelik uluslararası düzenlemeleri uygulamakla yükümlüdür.

Tesnim Haber Ajansı- Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, cuma günü yaptığı açıklamada; “Bugün Savunma Bakanlığı, Fars Körfezi'ndeki savunma durumumuzu güçlendirmek için bir dizi önlemi uygulamaya başlayacak.” dedi.

İran'ın son iki yılda uluslararası sularda seyreden ticari gemileri tehdit ettiğini iddia eden Kirby, ülkesinin Hürmüz Boğazı ve Babül Mendep dahil Ortadoğu sularında seyrüsefer özgürlüğünün tehlikeye atılmasına izin vermeyeceğini ileri sürdü.

Bahreyn’de konuşlu Amerikan Donanması'na bağlı 5. Filo, ise Hürmüz Boğazı'ndaki devriyeleri artırmak istediğini bildirdi.

ABD Deniz Kuvvetleri Merkez Komutanlığı'ndan (NAVCENT) yapılan yazılı açıklamada, şunlar ileri sürüldü:
İran'ın son zamanlarda yasa dışı şekilde ticari gemilere el koyması sonrasında ABD 5. Filosu, bölgedeki müttefikleri ve ortaklarıyla birlikte gemi ve uçak devriyelerinin artırılmasını sağlamak için çalışıyor.”

ABD Deniz Kuvvetleri Merkez Komutanı, 5. Filo ve Birleşik Deniz Görevleri Komutanı Tümamiral Brad Cooper, “İran'ın haksız, sorumsuz ve yasa dışı şekilde ticari gemilere el koyması ve tacizleri durmalıdır. ABD 5. Filosu ve ortaklarımız, bu kritik sularda seyir haklarını koruma konusunda kararlıdır." iddiasında bulundu.

Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Kuveyt Dışişleri Bakanı Salem Abdullah Al-Jaber Al-Sabah ile Washington’da yaptığı görüşmede, İran'ın ticari gemilere tacizinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve bölgenin güvenlik ile istikrarını bozduğunu iddia etti.

İran’a karşı kara propaganda devam ederken Batı medyasında İran'a ait uyuşturucu madde taşıyan bir geminin ABD tarafından ele geçirildiği iddia edildi.

Amerika, Hollywood senaryosuna dayanan İranofobi projesinin farklı bölümlerini hayata geçirmeye çalışıyor. Fakat uluslararası hukuka göre İran İslam Cumhuriyeti, kendi karasularında güvenliğini ve çıkarlarını meşru bir şekilde savunma hakkına sahiptir ve bu bölgelerin "serbest sular” olarak tanımlanmasında ısrar edilmesi uluslararası denizcilik yasalarına aykırıdır.

Uluslararası hukuka göre Fars Körfezi ve Umman Denizi'nin önemli bir kısmına sahip olan İran, ticari gemilerin deniz yollarından zararsız geçişine yönelik uluslararası düzenlemeleri uygulamakla yükümlüdür. Uluslararası denizcilik kanunlarına göre, yabancı gemilerin zararsız geçiş yapması, sahildar ülkelerin yasalarına uyması ve çevre ilkelerine bağlı kalması gerekmektedir.

Bununla birlikte savaş gemileri ve denizaltılar da zararsız geçiş konusunda uluslararası hukuka uymakla yükümlüdür.
Güçlü ve sorumlu bir donanmaya sahip İran, tüm bu uluslararası yükümlülüklerini yerine getirirken diğer ülkeleri de bu ilkelere uymaya davet eder ve herhangi bir ülkeye ait gemi tarafından yapılan ihlallerle yüzleşmekle yükümlüdür.
Batılılar İran’ın yabancı gemilere el koyduğunu iddia ediyor. Ancak deliller bu gemilerin uluslararası yasaları çiğnerken diğer gemilerin güvenli geçişini tehlikeye attığını ve uluslararası düzenlemelere uymadığını gösteriyor.

Diğer yandan, uluslararası hukuka göre ABD ve İngiltere gibi ülkelerin bu bölgede hiçbir hakkı yoktur ve Fars Körfezi'ndeki varlıkları sadece yıkım ve güvensizlik yaratmıştır. Amerika aynı zamanda İran'ı bölge ve dünya güvenliğini ihlal eden bir ülke olarak tanıtmaya çalışıyor.

ABD’nin Batı Asya'daki varlığı hem kara ve havada hem de denizde de kriz yaratmaktadır, bu nedenle bölgeden çekilmesi bölgede barış ve istikrarlı güvenlik için bir zemin hazırlayabilir ve böylece bölgedeki deniz ticaret yollarında gemilerin zararsız geçişi sağlanacaktır.

ABD, bölgede İran'a karşı ittifak kurma iddiasında bulunurken, bölgede yaşanan gelişmeler, bölge ülkelerinin İran İslam Cumhuriyeti'ne olan güveninin derinliğini ve herkesin ABD'nin tek taraflılığından uzaklaşma çabasını gösteriyor.
İran-Suudi Arabistan arasında diplomatik ilişkilerin yeniden tesis edilmesi, İran'ın BAE ve Irak ile güvenlik anlaşmaları imzalaması, İran-Umman askeri-güvenlik anlaşmaları ve Arapların İran’ın stratejik müttefiki olan Suriye'nin Arap Birliği'ne dönüş kararı, ABD’nin İran karşıtı girişiminin işe yaramayacağının açık bir kanıtıdır.

İran'ın sahada terörizme ve uluslararası açık denizlerde korsanlara karşı başarılı mücadelesi ve Hürmüz Boğazı'ndan güvenli bir geçiş sağlamadaki önemli rolü, bölge ülkelerine güven sağlamada etkili olmuştur. Bunlar bölgenin yabancı güçlere ihtiyacı olmadığını gösteriyor.

Dolayısıyla Amerikalıların İran karşıtı asılsız iddiaları, aynı tutumların tekrarı olarak değerlendirilebilir. Zira ABD, dünya çapında zayıflanan gücünü örtbas etmeye çalışırken ABD askerlerinin bölgeden tamamen çekilmesine dair talepler de yoğunlaşmıştır.

En Çok Okunan Analiz/Makale Haberler
En Önemli Analiz/Makale Haberler
En Çok Okunan Haberler