İsraile ab-ı hayat

Haber Numarası: 972820 Bölüm: Ekonomi
پرچم ترکیه اسرائیل

Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin normalleşmesi sürecinin yaşandığı halide ve 2 başkendin yetkililerinin yeşil ışık göstermesi ile Milli Gazete aylar önce manşetten duyurduğu Türkiyenin İsrail su sorunun çözülmesinde rol alacağı endişelerinde haklı olduğuna dair yeni bilgiler yayınladı.

Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin normalleşmesi sürecinin yaşandığı halide ve 2 başkendin yetkililerinin yeşil ışık göstermesi ile Milli Gazete aylar önce manşetten duyurduğu Türkiyenin İsrail su sorunun çözülmesinde rol alacağı endişelerinde haklı olduğuna dair yeni bilgiler yayınladı.
Milli Gazete konuyu “İsraile ab-ı hayat” başlığı altında günün manşeti yaparak şöyle yazıyor:


Millî Gazete’nin “İsrail’e Su Endişesi” ve “Gaz, Su, İsrail” manşetleriyle ülke gündemine taşıdığı Türkiye’nin en önemli su kaynaklarının İsrail’e aktarılmasını öngören projenin ilk ayağını Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş duyurdu. Türkeş, ‘KKTC Su Temin Projesi‘ kapsamında, Rum tarafına ve İsrail’e su temini yapabileceklerini söyledi. Türkeş’in bu açıklamaları, “Türkiye’nin su kaynakları Akdeniz’den İsrail’e pompalanacak” diyen Millî Gazete’yi bir kez daha haklı çıkarırken, Rum Kesimi’nde ve özellikle İsrail tarafında hiç şüphe yok ki memnuniyetle karşılandı.
Su işi Tuğrul Türkeş’e ihale edilmiş
İsrail’e “su” vermek kadar bu meseleyi kamuoyuna maletme girişimi de son derece önemliydi. Ortaya çıkan tabloda öyle anlaşılıyorki  ihale  Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş’e kalmış.
Yıllardır çoluk çocuk demeden Müslüman
kardeşlerimizi şehit eden;  her fırsatta bombalayan, her fırsatta öldüren, her fırsatta zulmeden… Mescid-i Aksa’mızı esaret altında tutan işgalci İsrail’e hangi gerekçeyle olursa olsun bir damla suyumuzu dahi veremezsiniz!

Manavgat’tan İsrail’e su gitmeye devam ederken, şimdi de Anamur’un suyu İsrail’e pompalanacak. KKTC’yi bahane ederek kuraklıkla boğuşan İsrail’in imdadına yetişen Türkiye için bir adım ötesi Fırat ve Dicle… Avrupa Birliği kararıyla İsrail’in kontrolüne verilmesi yıllardır gündemde olan Fırat ve Dicle nehirleri, yetkililerin ferasetten yoksun bu tutumlarının devam etmesi durumunda sırada bekliyor.

Kasım 2014’te Tel-Aviv’de düzenlenen ABD’li ve İsrailli üst düzey yetkililerinin de katıldığı toplantıda konuşan KKTC’li Bakan Özdil Nami, şu sözleri söylemişti: “Bu hususta atılan olumlu adımlar, Türkiye’den Kuzey Kıbrıs’a içme ve tarım suyu ile elektrik taşıması hedeflenen denizaltı su temin projesinden ortak yararlanma gibi diğer alanlarda işbirliğine yol açabilir.”

ANAMUR SUYU’NUN DA ÖNÜ AÇILIYOR
Geçtiğimiz aylarda hayata geçirilen KKTC’ye Su Temin Projesi’nin Türkiye ile KKTC arasındaki anlaşmaya göre başka ülkelere de satabilecek olması hemen akıllara İsrail’i getirmişti. Tehlikeli adımları atmaya devam eden Türkiye, İsrail ile su ortaklığını fiiliyata döküyor. Akdeniz’den KKTC’ye ulaşan Anamur suyunun İsrail’e ve Rum kesimine verilmesinin önü bizzat devlet erkânı tarafından açılıyor.
Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, KKTC’ye deniz altından boru hattı döşenerek KKTC’ye götürülen Anamur suyunun Kıbrıs Rum Kesimi’ne ve isterse İsrail’e de verilebileceğini ifade etti. Kıbrıs’tan sorumlu Başbakan Yardımcısı olan Tuğrul Türkeş, Ankara’da düzenlenen 8. Büyükelçiler konferansı kapsamında büyükelçilere hitabında, “KKTC Su Temin Projesi” kapsamında adanın kuzeyine götürülen Anamur suyu ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında ailesinin Kıbrıs kökenli olduğunu ve Kıbrıslı bir akrabasının KKTC’ye götürülen su için “Sanki bize getirdiniz. İsrail’e vereceksiniz de onun için” ifadelerini kullandığını belirten Türkeş, “Şimdi oradan inşallah sonra Kıbrıs Rum tarafına da veririz. İsrail’in de ihtiyacı var, oraya da veririz; verilmeli de. Ama öncelik sana geldi ve sen bundan istifade edeceksin. Bundan da mutlu olmayı bilmen lazım” ifadelerini kullandı.


SİYONİSTLERLE MASAYA OTURMANIN FATURASI KABARIYOR
Akdeniz’in altına döşenen boru hattıyla Türkiye’den KKTC’ye su taşıyan 1.6 milyar liralık projenin açılışı geçen ekim ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun katılımıyla gerçekleşmişti. Mavi Marmara saldırısı ve İsrail ilişkileri ile alakalı Siyonistlerle masaya oturan ve gelinen süreçte masadan eli boş kalkması kuvvetle muhtemele olan Türkiye, İsrail gazının Avrupa’ya taşınması hususunda da üs olmayı kabul etmiş durumda. İkili anlaşmaların bu doğrultuda düzenlenmesi durumunda, İsrail’den Avrupa’ya taşınması planlanan gaz Türkiye üzerinden geçecek.


FIRAT VE DİCLE SIRADA
Türkiye, Akdeniz Havzası ve Ortadoğu’da su sıkıntısı çeken ülkelerin ihtiyacını karşılamak amacıyla Manavgat nehri üzerinde 1997 yılında bir arıtma ve dolum tesisi kurdu. Arıtma tesisi yılda 90 milyon m3 arıtılmış, 90 milyon m3 ham su olmak üzere toplam 180 milyon m3 su kapasitesine sahip. İsrail’e Manavgat tesisinden su satışını öngören bir anlaşma 4 Mart 2004 tarihinde imzalandı. Anlaşma uyarınca, Manavgat Nehrinden yılda 50 milyon m3 arıtılmış suyun 20 yıl süre ile İsrail’e satışı ve suyun İsrail’e deniz yoluyla tankerlerle taşınması öngörülmüştü. Şu an halen Manavgat’tan İsrail’e su gitmeye devam ederken, şimdi de Anamur’un suyu İsrail’e pompalanacak. KKTC’yi bahane ederek kuraklıkla boğuşan İsrail’in imdadına yetişen Türkiye için bir adım ötesi Fırat ve Dicle… Avrupa Birliği kararıyla İsrail’in kontrolüne verilmesi yıllardır gündemde olan Fırat ve Dicle nehirleri, yetkililerin ferasetten yoksun bu tutumlarının devam etmesi durumunda sırada bekliyor.


İLK İTİRAF 2014’TE GELMİŞTİ
Kasım 2014’te Tel-Aviv’de düzenlenen ABD’li ve İsrailli üst düzey yetkililerin yanı sıra dev petrol şirketlerinin CEO’larının yer aldığı toplantı da konuşan KKTC’li Bakan Özdil Nami Türkiye’den gelen suyun İsrail’e de satılabileceğini şu sözlerle itiraf etmişti: “Bu hususta atılan olumlu adımlar, Türkiye’den Kuzey Kıbrıs’a içme ve tarım suyu ile elektrik taşıması hedeflenen denizaltı su temin projesinden ortak yararlanma gibi diğer alanlarda işbirliğine yol açabilir.”


###
Haziran 2015 de Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu tarafından doğrulanan Türkiye-İsrail ilişkilerinin normalleşmesi için Türkiye Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ve İsrail Dışişleri Direktörü Dore'un Gold'un Roma'da görüştüğü iddiası, 2015 son günlerinde Ankara ve Tel Aviv yetkililerinin yakında olan bir anlaşma haberi ile sonuçlanmıştır.
20 Aralıkta İsrail ile Türkiye arasındaki ilişkilerin normalleşmesi sürecine değinen Ömer Çelik, “İsrail ile kesin bir anlaşma yok. Bir taslak üzerinde çalışılıyor. Kuşkusuz İsrail Devleti ve halkı Türkiye’nin dostudur. Bizim şimdiye kadarki eleştirilerimiz İsrail hükümetinin aşırı davranışlarına, meşru görmediğimiz davranışlarınadır” demişti.
10 gün sonar İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun özel temsilcisi ve Dışişleri Bakanlığı Genel Direktörü Dore Gold, ikili ilişkilerin normalleştirilmesine yönelik Türkiye ile İsrail arasında yapılan görüşmelerin ‘yoğun' bir şekilde sürdüğünü söylemişti. Londra merkezli Suudi Elaph internet haber sitesine mülakat veren Gold, ihtilafların giderilmesi hususunda ilerleme kaydedildiğini ifade etmiştir. Jerusalem Post ve Yedioth Ahronoth gibi İsrail gazetelerinin aktardığına göre Gold mülakatta, “Yoğun müzakereler var. Mutabakat sağlanan konular var. Bazı konularda ise hâlâ ihtilaf var. Ancak işler doğru yönde ilerliyor. Anlaşma yakın. Ancak nihai anlaşma için bir tarih belirlemiş değiliz. Bölgesel durum bize önemli konularda anlaşmaktan başka bir seçenek bırakmıyor, ekiplerimiz bu temelde çalışıyor.” demişti. Türkiye ile müzakereleri yürüten isim olan Gold, iki ülkenin özellikle güvenlik ve ekonomi açısından bölgedeki menfaatlerinin çakıştığını, dolayısıyla müzakerelerin sürüncemede kalmayacağına inandığını kaydetmişti.

    Tüm Haberler