BÖLÜNMÜŞ HAMAS, İRAN İLE İLİŞKİLERİNİ ONARMAK İSTİYOR


Fakat Suriye ve İran ile köprüleri atmak grup içinde oybirliğiyle alınmış bir karar değildi. Aksine, askeri kanat içersindeki pek çok üye İran desteği ve teknolojisini geçmişte olduğu gibi almayı sürdürdüler. İsrail 2014 Mart'ında Gazze'ye İran silahlarını taşıyan bir kargo gemisini durdurdu.

Tesnim Haber Ajansı - Üst düzey bir Hamas delegasyonu 1979 İslam Devrimi yıldönümü kutlamalarına katılmak için geçen hafta Tahran'ı ziyaret etti. Bu ziyaret Hamas-İran ilişkilerinin gergin olduğu bir döneme rast geldi. Örgüt uzun bir dönem Tahran'ın cömert finansal, askeri ve politik desteğini almış olmakla birlikte o dönemde Şam'da üslenmiş Hamas önderliğinin İran destekli Suriye rejimi karşıtı Sünni ayaklanmacıları aleni bir şekilde desteklediği 2012 tarihinde ilişkiler gerilmeye başladı. Son Tahran ziyareti Hamas'ın siyasi liderliğinin İslam Cumhuriyeti'nin cömertliğinden tekrar yararlanmak için ciddi çaba gösterdiğinin işareti.

Delegasyon içinde Hamas'ın uluslararası ilişkiler sorumlusu Üsame Hamdan, siyasi büro üyesi Muhammed Nasr ve Hamas'ın İran temsilcisi Halid el-Kaddumi yer alıyordu.

Bu kişiler İran'ın en yüksek milli güvenlik organı olan ve doğrudan Rehber Ali Hamaney tarafından yönetilen Yüksek Milli Güvenlik Şurası Sekreteri Ali Şemkhani ile görüştüler. Kaddumi'ye göre İranlılar, Devrim sonrasındaki İsrail karşıtı ve Filistinli radikal gruplara arka çıkma politikasıyla uyumlu bir şekilde Filistinlilere verdikleri güçlü desteği sürdürme sözü verdiler.

Hamdan İran medyasına bu ziyaretin asıl amacının Suriye çatışması hakkında bir anlayışa varmak olduğunu ve Hamas'ın bugün ülkede siyasi bir uzlaşmayı desteklediğini kaydetti. Bu durum grubun daha önceki rejim karşıtı retoriğinden -ki bu da Suriye rejimine yapılan on yılı aşkın süreli desteğin ardından keskin bir dönüştü-  dramatik bir geri adım anlamına geliyor. Hamas siyasi önderliği 1999 yılında yasadışı faaliyetler suçlamasıyla Ürdün'den kovulduğunda ilk önce Şam'da bir üs kurmuştu. Suriye Hamas'a üs teklif eden çok az ülkeden biriydi ve orada rejim ve de İranlı destekçileri örgüte hem silah hem de para sağlamıştı.

Bununla birlikte 2011 yılında Suriye çatışması patlak verdiğinde Hamas kendisini bir çıkmazda buldu: Şii patronlarıyla aynı tarafta olmayı sürdürmenin bedeli Sünni Arap dünyasındaki desteğini yitirmek olabilirdi.

Hamas en sonunda 2012'nin başlarında muhalefete olan desteğini açıkça ilan etti. O dönemde Hamas'ın Gazze'deki başbakanı olan İsmail Heniyye Kahire'deki Ezher Üniversitesi'nde kalabalıklara yaptığı konuşmada örgütünün "özgürlük, demokrasi ve reform için mücadele eden Suriye'nin kahraman halkını selamladığını" deklare etti.

Fakat Suriye ve İran ile köprüleri atmak grup içinde oybirliğiyle alınmış bir karar değildi. Aksine, askeri kanat içersindeki pek çok üye İran desteği ve teknolojisini geçmişte olduğu gibi almayı sürdürdüler. İsrail 2014 Mart'ında  Gazze'ye İran silahlarını taşıyan bir kargo gemisini durdurdu.

Aynı yılın Ağustos ayında İran'ın İslam Devrimi Muhafızları Ordusu Hamas'ın askeri kanadına en gelişmiş roketleri sağladığını ve bunların İsrail ile yapılan 50 günlük yaz savaşında kullanıldığını söyledi. Hamas'ın askeri kanadının İran ekseni için tercih edilir oluşu -politik kanat Tahran'ın bölgesel rakibi Suudi Arabistan ile flört ederken bile -  Hamas'ın iki kampla ilişkilerindeki temel çatlak noktası olageldi.


Geçen haftaki ziyaret bu nedenle Hamas'ın yeniden birleşmiş bir cephe görüntüsü sunmak istediği -İran ile müttefik olup yarım ağızla Suriye'de diplomasiye destek vermek (ve böylece rejim karşıtı Sünni muhalefeti tatmin etmek)- fikrini uyandırıyor.

Hamdan görüşmeleri "mükemmel" olarak tanımlayarak İranlı yetkililerin "Kudüs İntifadası"nı tam olarak desteklediklerini söyledi. Aynı zamanda da bir Hamas web sitesi İran'ın Batı Şeria ve Kudüs'te sakinleri şiddet eylemlerine katıldığı için İsrail tarafından yıkılan evlerin tekrar yapımını finanse etmeye hazır olduğunu yazdı.

Bu İran'ın Batı Şeria'da güvenlik problemi yaratmaya dönük ilk girişimi değil. 2014'ten bu yana İranlı yetkililer bölgede bir ayaklanma çağrısında bulunuyorlar. Hizbullah ve Gazze'deki Sabirin gibi İran vekil güçleri de Batı Şeria'da yakın dönemde hücreler kurdular. Tahran İsrail karşısında yeni bir cephe açmaya kararlı gözüküyor, böylece Lübnan, Gazze ve Batı Şeria'daki vekilleri aracılığıyla İsrail'e doğrudan tehdit doğurmuş olacak.

Tahran'daki zirve İran-Hamas ilişkilerinin hayati bir evresine rast geldi.

Hamas parçalı bir gruptur, siyasi kanadı askeri kanadıyla ve Gazze'de üslenmiş önderlik Katar'da üslenen yüksek dış kademesiyle anlaşmazlık içinde. Hamas'ın siyasi liderleri İran ile aralarındaki soğukluktan açıkça şikayet ederek Riyad'dan Doha ve Ankara'ya kadar farklı yerlerden çok değişik biçimlerde yardım almıştılar.

Fakat bu haftaki zirve örgütün İran İslam Cumhuriyeti'nden daha bağlı ve cömert bir patron bulamayacağını artık anladığını gösteriyor.

Grant Rumley;  Amir Toumaj / Jerusalem Post

Çeviri: Medya Şafak