KARABAĞ’DA İRAN’IN ERMENİSTAN’A YARDIMI MI, AZERBAYCAN’IN İRAN’A VEFASIZLIĞI MI?


Türkiye Cumhurbaşkanı Özal’ın “Azerbaycanlılar, Anadolu’daki Türk halklarından daha çok İran’daki Azerilere yakındır. Onlar Şii, biz sünniyiz söylemine karşı, Ebulfeyz Elçibeyin: " Ben iki elimle Karabağ’ı Ermenistan’a vermeye razıyım ama Karabağ’ın İran'ın yardımıyla kurtulmasını razı değilim" diyen zekâ özürlü faşizanlığın dışa vurumu bir söylem sarf edebilmişti.

Tesnim Haber Ajansı - Türkiye Cumhurbaşkanı Özal’ın  “Azerbaycanlılar, Anadolu’daki Türk halklarından daha çok İran’daki Azerilere yakındır. Onlar Şii, biz sünniyiz söylemine karşı,  Ebulfeyz Elçibeyin: " Ben iki elimle Karabağ’ı Ermenistan’a vermeye razıyım ama Karabağ’ın İran'ın yardımıyla kurtulmasını razı değilim" diyen zekâ özürlü faşizanlığın dışa vurumu bir söylem sarf edebilmişti. Etnik kimlik üzerinden Türkiye’yi okuyan ve yardım umanların anlamak istemediği Türk sayılmanız için sünni de olma şartı olduğudur. Sünniliğini Selçukludan osmanlıya ve Türkiye’ye resmi devlet dini haline getiren devlet aklı bugünde bölgesel sorunlara hep bu açıdan bakar. Dağlık Karabağ üzerinden İran’da, Türkmenler üzerinden Suriye ve Irak’ta zaman zaman etnik kartı kullanan Türkiye’nin reel dış politikasını doğru okumak lazım.

-Azerbaycan tarihinde üzüntü verici hadiseler biride 1990 yılının Ocak ayında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) ordusunun Ermeniler ve Rusların can güvenliğinin tehlikede olduğu gerekçesiyle Baküye müdahale etmiş Resmi açıklamalara göre, Bakü’deki katliamlar sonucunda 133 kişi ölmüş, 611 kişi yaralanmış, 841 kişi gözaltına alınmış ve 5 kişi kaybolmuştur.

20 Ocak Bakü Katliamı olarak bilinen olaya Türkiye Cumhurbaşkanı Bakışı Özal ABD’den yapmıştı. Dönemin Türkiye Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın Azerbaycan’da yaşananları kast ederek “Azerbaycanlılar, Anadolu’daki Türk halklarından daha çok İran’daki Azerilere yakındır. Onlar Şii, biz sünni’yiz” sözleriyle Mezhep üzerinden bir değerlendirmeler yapmıştı.

-Mart 2016 ayı ortalarında Irak Türkmen IŞİD’in Tuzhurmatu’da Türkmenlere karşı hardal gazı kullandı. Türkmen Milliyetçi Halk Partisi Sözcüsü Ercan Ketene,” IŞİD’in Tuzhurmatu’da Türkmenlere karşı hardal gazı kullandığını ancak Türkiye’den hiç ses çıkmadığını açıklayan Ketene, “Türkmenler İran’dan yardım istedi. İran anında 8 doktor gönderdi. Saldırıdan 2 bin 100 kişi etkilendi” diye konuştu. Ketene şöyle devam etti: ”50 binden fazla Telaferli, Kerküklü Türkmen zor şartlarda yaşıyor. Şu anda Irak’tan gelmek isteyen Türkmenlere vize zorluğu çıkarılmaya başlandı. Vize için dokuzuncu aya randevu veriliyor” açıklamasını yapmıştı.

Suriye’de Alevi Türkmenler katledilirken İslamcı çeteleri “muhalif” diye destekleyen Türkiye siyasetinin son dönemdeki bayır bucak propagandasıyla Türkmenlere bakışındaki bin yıllık mezhepçi yaklaşımın resmi politika olarak devam ettiğini göstermişti.

Aynı tavrı CHP milletvekili Deniz Baykal “Halep sünni şehridir Alevi Esad’a bırakılamaz” diyerek dolaylı da olsa ülkesindeki teröristlerin işgalindeki bir bölgeyi temizlemeye çalışan Suriye yönetimine karşı tekfiri teröre destek anlamına gelen açıklamaları mezhebi refleksle yapmıştı.

Azerbaycan-Ermenistan arasında İşgal altındaki Dağlık Karabağ’da süregelen şiddetlenen çatışmalarla öne çıkarılan etnik söylemlerin reel politikaya yansımasına bakalım.

TÜRKÇÜLERİN, AZERİ MİLLİYETÇİLERİN Dağlık Karabağ üzerinden İRAN “ERMENİSTANI DESTEKLEDİ, ERMENİSTANA YARDIM ETTİ” İDDİALARI ASLI NEDİR?

Karabağ' savaşının patlak vermesi ile birlikte ilk yardıma koşan ülkeydi İran. Azerbaycan Ordusunu koordine eden İranlı komutanlar, Afgan Gönüllü Şii Savaşçıları ertesi sabah Karabağ’a sevk etti. Birçok köy Gönüllü Şii Afganlar savaşçılar sayesinde geri alınmıştı.

İlk çadır kenti İran, Seyit Ruhullah Humeyni imdat yardım cemiyeti kurdu, 2 sene boyunca göçmenleri yemek ve elektrikle teçhiz etti.

Azerbaycan yönetimi Türkiye ve batıyla dolaylı yoldan israille anlaşıp petrol anlaşmasına imza atana kadar.  Esas alıcısı İsrail olan ve israilin enerji güvenliğinin temini için batılı şirketlerle Bakü- Ceyhan boru hattı bu anlaşması bu anlaşmanın eseriydi.

ANLAŞMAYI İMZALAMSAYDI ALTERNATİFİ VAR MIYDI AZERBAYCANIN?

İran Dağlık Karabağın işgalden kurtarılmasından Azeri petrolünün birlikte petrol çıkarıp İran üzerinden dünyaya pazarlanmasına birlikte çalışma ve yardım teklifi sunmuştu.

Petrol akışı için Azerbaycan yönetiminin Rusya, İran ve Türkiye önünde üç yol vardı. Azerbaycan yönetimi en pahalıya ve zor olanı, batınında baskısıyla Türkiye üzerinden; Bakü-Ceyhan Hattını tercih etti.

Azerbaycan yönetiminin İran’ın tüm yardım ve önerilerini yok sayan tercihine İran’ın cevabı Karabağ’dan komutanlarını ve Şii Afgan Savaşçıları ülkeden geri çekmek ve ateşkes imzalamak oldu. Ve reel politika gereği Ermenistan’la ilişkiler kurdu.

İRAN’IN ERMENİSTANLA KOMŞULUK, TİCARİ SİYASİ İLİŞKİSİ DIŞINDA SİLAH YA DA AZERBAYCAN ALEYHİNE BİR DESTEĞİ OLDU MU?

İran Ermenistan reel politika gereği iki komşu devlet arasında olması gereken düzey bir ilişki kurduğunda ateşkes süreciydi ve savaş bitmişti zaten.

Azerbaycan’ın bağımsızlığı ve Dağlık Karabağ olayları sonrası yaşanan politik gelişmelerden çıkan sonuç etnik kimlik üzerinden batı yakası destekli algı operasyonlarıyla o dönemde Ermenistan’a yardım eden politikaları İran’ın, değil milliyetçi ve muhafazakârlar üzerinden Türkiye izlemişti. Ve İran’ın Karabağ’da Ermenistan’a yardımı değil Azerbaycan yönetiminin milliyetçi/faşizan tavrı, İran’ın yardımlarına karşı vefasızlığı söz konusudur.

Tıpkı “Arap Baharı” denilen süreçle birlikte Suriye’ye vefasızlık ve ihanet sergileyen Filistinli Hamasın yaptığı gibi.

Atakan Yıldırım

7 Sabah