HER ÜLKEDEN ve HER MİLLETTEN İNSANLAR HAREMLERİ KANLARIYLA SAVUNUYORLAR

Haber Numarası: 1079625 Bölüm: Görüş/Röportaj
حسن Rahimp

İslam İnkılabı Kültür Konseyi üyesi Hasan Rahimpur: Mukaddes haremi savunan şehitler her millet ve ülkeden bu topraklara gelerek tevhit ve adaletin karşılığı olan ücretlerini kanları ile vermektedirler.

Tesnim Haber Ajansı- Hasan Rahimpur, Çarşamba akşamı Ehli Beyt(a.s), gençlik ve muhtaçlara destek hareketi konferansında, gençlere ve inkılabın geleceğine vurgu yaparak şunları söyledi: Ahir zamanda dünya adaleti güzel söz ve konuşma ile olmayacaktır. Hiç  zulüm ve sitem sofrası kan dökmeden açılabilir mi?

Rahimpur, İmam Humeyni’nin(r.a) bu konudaki sözlerine işaret ederek şunları söyledi: İmam Humeyni’nin (r.a) buyurduğu gibi, eğer adalet kan dökmeden ve savaşmadan olabilseydi, Peygamber-i Ekrem (s.a.a) zamanında olurdu. Öyle ki O'nun döneminde Peygamber-i Ekrem (s.a.a)'e 80 savaş dayatıldı ve böylece Allah Resulü (s.a.a) adaleti ve tevhidi Hicaz Çöllerinde yayabildi.  Adalet barışçıl bir şekilde olmayacaktır, çünkü zalimler bunun karşısında direnmekte ve kendi izzetlerini başkalarının zilletine tercih etmektedirler. Hak cephesi hiç bir zaman çatışma isteyen taraf olmayacaktır, hak cephesini  her zaman bu çatışmalara mecbur olmaktadır ancak küfür karşısında durmak gerekir.

Hasan Rahimpur, haremin savunucularının sadece bir binanın ya da bir sınırın koruyucusu olmadığına işaret ederek şöyle devam etti: Bu konu bunlardan çok daha derin ve çok daha önemlidir. Harem semboldür, bir kültür sembolü, temel taş olan güçlü bir kültür. Şehit olan haremin koruyucuları adaletin ve tevhidin yayılması için gerekli maliyeti ödemek için her milletten, her ülkeden ve her sınırdan şehit olmuşlardır.

Rahimpur, İmam-ı Zaman (a.f) insanlıkla olan dilini, konuşma ve muhabbet dili olarak tanımlayıp şunları söyledi: Bu dil bir taraftan da caniler ve zalimlerle mücadele dilidir. Gerçekte bu dili iki açıdan açıklayabiliriz; birincisi tüm insanlıkla güzel ve muhabbetli bir dil, diğeri dünyadaki zalimlere karşı ereg ve alak dilidir.  Ereg, çaba ve telaş anlamındadır ve alak ise dökülecek olan kan anlamı taşımaktadır. 

Rehimpur daha sonra şöyle devam etti: Dünyadaki müstekbirlerin ve güç sahiplerinin sonlarını incelemek gerekir ve onların gözdağına ve çekiciliklerine dikkat etmek gerekir çünkü tarih şunu göstermiştir; onlar nasıl bir sonla karşılaştılar ve tarihin çöplüğüne karıştılar.  Şehit, âlemin hakikatini anlamıştır. O; salih amelin, iman ve inancın yalancı üniversite ilminden ve diplomasından daha değerli olduğunu bilmektedir.

    Tüm Haberler