Suudilerin Desteği İle Amerika'nın Hizbullah'a Karşı Yaptığı Sıcak Savaş Şiddetlendi‏

Beyrut’un kalbinde siyasi patlama sesleri duyulduğu zaman herkes paniğe kapıldı. Özellikle de Amerika’nın Hizbullah aleyhine başlattığı sıcak savaşın daha yolun başında olduğu bugünlerde. Suudi Arabistan’ın Lübnan Büyükelçisi Ali Avaz Asiri de, bu savaşın hedeflerine ulaşabilmesi için gerekli tüm şartları sağlamakla görevlendirilmiştir.

حزب الله آمریکا

Tenim Haber Ajansı - Lübnan merkezli Es-Sefir gazetesi konuya ilişkin olarak yayımladığı haberde şu ifadelere yer verdi: “Lübnan bankası ve diaspora patlaması kesinlikle fitne tohumu ekme hedefi taşımaktaydı ve asıl hedef hem Lübnan ve hem de onun bir kısmı özellikle de Hizbullah’tı.

Beyrut’ta Cumartesi günü meydana gelen patlamadaki hedef Hizbullah ve Lübnan bankaları arasındaki açık siyasi çekişmeden, özellikle de direnişe mali olarak zarar vermek açısından abartılı Amerikan muamele hukuku konusundaki çekişmeden olumsuz fayda sağlamaktır. 

Lübnan’ın Beyrut patlamasına vermiş olduğu cevap büyük oranda milli sorumluluklar dahilinde yapılmış olup olumlu sonuçlara sahiptir. Ve sonuç; plan yapanların, onların destekçilerinin, bazı siyasetçilerin, ekonomistlerin ve gazetecilerin beklediğinin aksine olmuştur. Amerika’nın sıcak savaşına dikkat edecek olursak, bir sonraki aşamada bu savaşta yeni mevsimlerin ortaya çıkmasını ve Lübnan bankalarının daha çok çıkmaza sürüklenmesini beklemeliyiz.”

Karasız Suudiler

Suudilerin Lübnan’ın içişlerine yönelik müdahaleleri ve iç müttefiklerine yaptıkları baskıların, Lübnan İçişleri Bakanı ve Âli Suud’a yakın bir müttefik olan Nihat El-Meşnuk tarafından ortaya çıkarılmasının ardından, Suudi Rejim yetkilileri tıpkı yaralı bir yılan gibi sabırsız ve huzursuz oldu.

Bu siyasi rezilliğin üzerini örtmek için 8 yıldır Beyrut’ta bulunan Arabistan’ın Lübnan Büyükelçisi Ali Avaz Asiri; Meclis Başkanı Nebih Berri, Başbakan Tamam Selam, Ehli Sünnet Başmüftüsü Şeyh Abdullatif Derian gibi Lübnanlı üst düzey yetkilileri hatta eski başbakanlar Necib Migati ve Fevat El-Senyura gibi bazı Lübnanlı müttefikler ile görüşme yapmakla görevlendirilmiştir.

Arabistan’ın Lübnan Büyükelçisi Ali Avaz Asiri, bu rezilliğin etkilerini ortadan kaldırmak için bir şekilde Suudi müttefiklerini razı edebilmek amacıyla Lübnan’ın çeşitli il ve ilçelerinde düzenlenen iftarlara katılmak bahanesiyle Beyrut’tan çıkmak zorunda kaldı.

Âli Suud’un Lübnan’daki bu başarısızlığı ile eş zamanlı olarak, kendisi ve partisi siyasi iflasa uğramış olan Mustakbel Partisi Lideri Sait El-Hariri, her akşam tekfirci ve Siyonist terörizme karşı direniş ekseni iftar ziyafetlerine saldırı yapmaktadır ve Beyrut patlaması da onun için Hizbullah aleyhinde suçlamalarını artırması yolunda uygun bir fırsattı.

Beyrut patlamasının ardından meydana gelen olaylar

Henüz Beyrut patlaması ile ilgili araştırmalar sona ermemişken Hizbullah’a suçlama yöneltenlerin ve buna karşın, bu patlamanın Hizbullah’a ve Lübnan’a zarar vermek amacı taşıyan siyasi bir patlama olduğuna inananların açıklamaları devam etmektedir.

Bu çerçevede dün Lübnan Başkanlık Sarayında; Başbakan Tamam Selam, Maliye Bakanı Ali Hasan Halil, Merkez Bankası Başkanı Riyaz Sellame ve Lübnan Bankalar Birliği Başkanı Cuzef Tarbiye’nin katılımıyla bir oturum yapılarak, Amerikan Ceza Kanunu’nun Hizbullah ve Beyrut patlaması hakkındaki uygulama süreci değerlendirildi.

Sellame ve Tarbiye, Lübnan Bankası ve El-Muhcer patlamalarının ardından bankacılar birliği ve merkez bankasında yapılan olağanüstü toplantının sonucunu Selam ve Ali Hasan Halil’e ilettiler.

Toplantıda; Lübnan ekonomisi ve bankacılığının korunmasının gerekliliğine ve şu anki hassas konuların çözümünde akılcı ve sakince yapılacak görüşmelerin gerekliliğine inanılması konuları vurgulandı.

Lübnan Başbakanı da konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada; bakanlıklar ve emniyet yetkilileri ile Beyrut patlamasının aydınlatılması için görüştüğünü ve en kısa zamanda patlamanın sorumlularının adalete teslim edilmesini ümit ettiğini belirtti.

Toplantıda ayrıca, tüm taraflardan bu akılcı ve bilgece yapılan plandan faydalanmaları istendi.

Lübnan El-Ahbar gazetesi bilgi kaynaklarından naklederek şunları yazdı:

‘Bu başbakanlık oturumunda, Terabiye bankacılar konusunu tarafları suçlamadan açıklama yaptı. Selam da CNN’deki konuşmasında, Lübnan bankasında Hizbullah üyesi 100 kişinin hesaplarının iptal edildiğini açıkladı. Selam konuya ilişkin olarak şu açıklamalarda bulundu: Ben Hizbullah’ı kanunsuz bir grup olmakla suçlamadım. Ben bu gruplardan birisi kanunsuz iş yapıyor dedim.’

El-Ahbar ayrıca şunları yazdı: Hizbullah’a yakın kaynaklar şu an Lübnan Merkez Bankası Başkanı’na performans raporu sunmaktadır. Çünkü Merkez Bankası uygulamalarında karmaşalar mevcuttur.

Kameralar

Kameralar; emniyetin çekilen videoları izleyerek Lübnan El-Ahbar gazetesi yakınlarında meydana gelen Lübnan bankası ve diaspora patlamalarının faillerini bulmaları beklenen güçlerden biriydi.

Beyrut Komitesi 2014 yılı Başkanı Bilal Hamit, 2015 yılında 35 milyon dolar değerinde bin kamera satın alındığını ve Beyrut’un çeşitli bölgelerine takıldığını ve kameraların kontrol merkezinin ise içişleri bakanlığında olduğunu açıklamıştı.

Ancak Lübnan El-Ahbar gazetesi şunları yazdı: “Bugün bazı medyalar emniyet kaynaklarından naklederek, kameralar tarafından kaydedilen kayıtların iyi olmadığı ve dolayısıyla patlamada parmağı olan kişilerin teşhis edilmesinin mümkün olmadığını açıkladılar.

Kameraların satın alınması, takılması ve Lübnan emniyet güçlerine bunun eğitimi  için yapılan yüklü harcamaların ardından, Lübnan yargı ve emniyet cihazları bu cihazlardan kayıt alamamaktadır. Patlama alanı, ülkede önemli hükumet merkezlerine birkaç metre uzaklıktadır ve bu bölgede Lübnan ve ticaret merkezlerinde bulunan kameralara ilaveten onlarca kamera vardır ve bu kameralar gece görüşüne de sahiptir.

Öte yandan bu patlama Beyrut’un ortasında terörist saldırısı yapılma ihtimali uyarısından bir gün sonra meydana gelmiştir. Ancak burada emniyet, istihbarat ve askerinin önlem alması beklenirdi.”

İlgili Haberler
En Önemli Dünya Haberler
En Çok Okunan Haberler